Türkiye’nin uzun yıllar önemli bir sosyal ve ekonomik avantajı olarak görülen genç nüfus yapısı değişiyor. TÜİK’in 2025 verilerine göre ülkede hem yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki payı yükseliyor hem de doğurganlık oranındaki gerileme devam ediyor.

2025 itibarıyla Türkiye’de 65 yaş ve üzerindeki nüfus 9 milyon 583 bin 59 kişiye ulaştı. Yaşlı nüfusun toplam nüfus içindeki oranı ise yüzde 11,1 oldu.

Her 9 Kişiden Yaklaşık Biri 65 Yaşın Üzerinde

Türkiye’de 65 yaş ve üzerindeki nüfusun oranı 2020’de yüzde 9,5 seviyesindeyken, 2023’te ilk kez yüzde 10 sınırını geçti. Oran 2024’te yüzde 10,6’ya, 2025’te ise yüzde 11,1’e yükseldi.

Antalya'da motosikletli kişinin otomobili ateşe verdiği anlar güvenlik kamerasında
Antalya'da motosikletli kişinin otomobili ateşe verdiği anlar güvenlik kamerasında
İçeriği Görüntüle

Böylece Türkiye’de yaklaşık her 9 kişiden biri 65 yaş ve üzerinde bulunuyor. Yaşlı nüfusun sayısı son beş yıllık dönemde yüzde 20’nin üzerinde arttı.

Doğurganlık Hızı 1,42’ye Düştü

Nüfus yapısındaki değişimin diğer önemli göstergesi ise doğurganlık oranları oldu.

Türkiye’de toplam doğurganlık hızı 2001 yılında kadın başına 2,38 çocuk seviyesindeyken, 2024’te 1,48’e, 2025 yılında ise 1,42’ye kadar geriledi.

Bu oran, nüfusun kendisini yenileme düzeyi olarak kabul edilen 2,10’un oldukça altında bulunuyor.

2025 yılında Türkiye’de canlı doğan bebek sayısı 895 bin 374 olarak kaydedilirken, doğurganlık hızının 1,50’nin altında bulunduğu il sayısı 59’a çıktı.

2040’ta Her 6 Kişiden Biri Yaşlı Olabilir

TÜİK’in ana nüfus projeksiyonuna göre Türkiye’de 65 yaş ve üzerindeki nüfusun payının önümüzdeki yıllarda daha da yükselmesi bekleniyor.

Projeksiyonda yaşlı nüfus oranının 2030’da yüzde 13,5, 2040’ta yüzde 17,9, 2060’ta yüzde 27, 2080’de yüzde 33,4 ve 2100 yılında yüzde 33,6 seviyesine çıkabileceği öngörülüyor.

Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda 2040 yılında yaklaşık her 6 kişiden biri, 2060’ta ise her dört kişiden birinden fazlası 65 yaş ve üzerinde olacak.

Demografik Fırsat Penceresi Daralıyor

Demografik dönüşüm açısından önemli göstergelerden biri de “demografik fırsat penceresi” olarak tanımlanıyor.

TÜİK’in kullandığı tanıma göre 15 yaş altı nüfusun toplam nüfusun yüzde 30’undan, 65 yaş ve üzerindeki nüfusun ise yüzde 15’inden düşük olduğu dönem demografik fırsat penceresi olarak değerlendiriliyor.

Mevcut projeksiyonlar, 65 yaş ve üzerindeki nüfusun payının 2030’ların ilk yarısında yüzde 15 sınırını aşabileceğine işaret ediyor.

Çalışma Çağındaki Nüfusun Payı Azalabilir

2024 yılında Türkiye’de 15-64 yaş grubunun toplam nüfus içindeki payı yüzde 68,4 seviyesindeydi. Aynı dönemde 0-14 yaş grubunun oranı yüzde 20,9’a geriledi.

Ana senaryoya göre çalışma çağındaki nüfusun payının 2050’de yüzde 61,9’a, 2075’te yüzde 55,9’a ve 2100’de yüzde 54,6’ya düşmesi bekleniyor.

Bu değişim, gelecekte iş gücü piyasası, emeklilik sistemi, sağlık hizmetleri ve yaşlı bakım hizmetleri açısından yeni ihtiyaçların ortaya çıkabileceğini gösteriyor.

Türkiye Avrupa’dan Hâlâ Daha Genç

Türkiye’nin yaşlı nüfus oranı 2024 yılında yüzde 10,6 ile dünya ortalamasının bir miktar üzerine çıkmış olsa da Avrupa Birliği ülkelerinin büyük bölümünden daha genç bir nüfus yapısına sahip.

Ancak doğurganlığın düşük seviyelerde kalması ve yaşam süresinin uzaması, Türkiye’de yaşlanma eğiliminin önümüzdeki yıllarda da devam edebileceğine işaret ediyor.

Veriler, Türkiye’de nüfus meselesinin artık yalnızca nüfusun büyüklüğü üzerinden değil; yaş dağılımı, çalışan nüfus, sosyal güvenlik, sağlık ve bakım hizmetleri açısından da değerlendirilmesi gereken bir döneme girildiğini ortaya koyuyor.

Muhabir: Resul Özdil