Osmaniye'nin ticaret tarihine damga vuran, kuşaktan kuşağa aktarılan ve halk arasında "Çolak Şaban" adıyla tanınan tarihî dükkân, kentin yaşayan hafızası olmayı sürdürüyor. Balkan göçmeni bir ailenin çocuğu olan merhum Şaban Dartar tarafından 1930 yılında kurulan iş yeri, bugün üçüncü kuşak aile üyelerinin yönetiminde faaliyetlerine devam ediyor.

Osmaniye'nin en eski ve en çok tanınan iş yerlerinden biri olan Çolak Şaban, yalnızca bir dükkân olarak değil, kentin ticari ve sosyal yaşamına tanıklık eden önemli bir mekân olarak hatırlanıyor.

Aktariye, hırdavat, baharat, kırtasiye ve günlük yaşamda ihtiyaç duyulan pek çok ürünün satıldığı bu tarihî iş yeri, yıllarca Osmaniyelilerin alışveriş için ilk başvurduğu adreslerden biri oldu.

Osmaniye'nin geçmişine ilişkin araştırmaları ve paylaşımlarıyla tanınan Gültekin Yılmaz'ın "Cebelibereket" başlığı altında aktardığı hatıralar, Çolak Şaban dükkânının kent kültüründeki yerini yeniden gündeme taşıdı.

Osmaniye'de 1930 Yılında Başlayan Ticaret Hikâyesi

Çolak Şaban dükkânının hikâyesi, Balkan göçmeni bir ailenin çocuğu olan Şaban Dartar'ın 1930 yılında kendi adını taşıyan iş yerini açmasıyla başladı.

Sol elindeki engel nedeniyle çevresinde "Çolak Şaban" lakabıyla tanınan Dartar, zamanla Osmaniye esnafının unutulmaz isimlerinden biri haline geldi.

Kentin gelişimine, ticaret hayatının değişimine ve farklı kuşakların alışveriş alışkanlıklarına tanıklık eden dükkân, kurulduğu yerde faaliyet göstermeyi sürdürdü.

Aradan geçen uzun yıllar boyunca Osmaniye'de yeni iş yerleri açıldı, ticaret alanları genişledi ve farklı ürünlerin satıldığı mağazalar çoğaldı.

Ancak Çolak Şaban adı, Osmaniyelilerin hafızasındaki yerini korudu.

"Çolak Şaban'a Sordun mu?" Sözü Dilden Dile Dolaştı

Osmaniye'de geçmiş yıllarda bir ürün arayan ve başka dükkânlarda bulamayan vatandaşlara söylenen sözlerden biri, "Çolak Şaban'a sordun mu?" olurdu.

Bu söz, dükkânın ne kadar geniş bir ürün çeşitliliğine sahip olduğunun halk arasındaki en bilinen göstergelerinden biri olarak aktarılıyor.

Çünkü Çolak Şaban'da yalnızca baharat veya hırdavat malzemeleri değil, günlük yaşamın farklı alanlarında ihtiyaç duyulan çok sayıda ürün bulunurdu.

Gültekin Yılmaz'ın aktardığı anılarda, Osmaniyeliler arasında sıkça kullanılan bir başka söz de dikkat çekiyor:

"Onda yoksa, bir yerde bulamazsın."

Bu ifade, Çolak Şaban dükkânının yıllar içinde kazandığı ünü anlatıyor.

Bir ürünü bulmakta zorlanan vatandaşların son çare olarak Çolak Şaban'a gitmesi, iş yerinin kentte ne kadar tanındığını ortaya koyuyor.

Baharattan Hırdavata Her Şeyin Bulunduğu Dükkân

Çolak Şaban dükkânını Osmaniye'deki diğer iş yerlerinden ayıran özelliklerin başında ürün çeşitliliği geliyordu.

Aktariye ürünleri, baharatlar, hırdavat malzemeleri ve kırtasiye ürünleri, dükkânın bilinen satış kalemleri arasında bulunuyordu.

Günlük yaşamda ihtiyaç duyulan farklı ürünlerin aynı iş yerinden temin edilebilmesi, Çolak Şaban'ın ününü artıran unsurlardan biri oldu.

Özellikle geçmişte bugünkü kadar büyük mağazaların ve alışveriş merkezlerinin bulunmadığı dönemlerde, farklı ihtiyaçların tek bir dükkândan karşılanabilmesi vatandaşlara kolaylık sağlıyordu.

Çolak Şaban adı da Osmaniye'de bu özelliğiyle hafızalara kazındı.

Osmaniye'de Adres Tariflerinin Bile Parçası Oldu

Bir iş yerinin bir şehrin hafızasına yerleştiğinin önemli göstergelerinden biri, adının adres tariflerinde kullanılmaya başlanmasıdır.

Çolak Şaban dükkânı da Osmaniye'de bu özelliğiyle tanınan noktalardan biri oldu.

Gültekin Yılmaz'ın aktardığı bilgilere göre iş yeri, Osmaniye ve çevresinde geniş bir kesim tarafından bilindiğinden adres tariflerinde sıkça anılıyordu.

Vatandaşlar, gidecekleri yeri anlatırken Çolak Şaban dükkânını bir referans noktası olarak kullanıyordu.

Bu durum, dükkânın yalnızca alışveriş yapılan bir mekân olmadığını, Osmaniye'nin günlük yaşamında da önemli bir yer edindiğini gösteriyor.

Şaban Dartar'dan Oğlu Kemal Dartar'a Uzanan Miras

Çolak Şaban dükkânının hikâyesi, aynı zamanda üç kuşağa uzanan bir aile işletmesinin hikâyesi.

Kurucu Şaban Dartar'ın ardından iş yerinin yönetimini oğlu Kemal Dartar devraldı.

Kemal Dartar döneminde de dükkân, geleneksel ticaret anlayışını sürdürerek Osmaniyelilere hizmet vermeye devam etti.

Gültekin Yılmaz'ın aktardığına göre iş yeri bugün Şaban Dartar'ın torunları tarafından işletiliyor.

Böylece aile büyüğünün başlattığı ticaret geleneği, nesiller boyunca korunarak günümüze taşınmış oldu.

"Ehliyeti Çolak Şaban'dan mı Aldın?" Sözü Nereden Geliyor?

Çolak Şaban adı, Osmaniye'de yalnızca alışverişle ilgili sözlerde değil, günlük konuşmalarda kullanılan esprili ifadelerde de kendine yer buldu.

Bunlardan biri de araba kullanmakta zorlanan kişilere söylenen şu söz:

"Ehliyeti Çolak Şaban'dan mı aldın?"

İlk duyulduğunda bir sürücülük eleştirisi gibi görünen bu sözün arkasında, Çolak Şaban dükkânının ürün çeşitliliğine gönderme yapan yerel bir espri bulunuyor.

Gültekin Yılmaz'ın anlatımına göre söz, "Çolak Şaban'da yok yok, her şey bulunur" anlayışından doğan mizahi ifadelerden biri olarak kullanılıyordu.

Dükkânın ünü öylesine yayılmıştı ki, sürücü belgesinin bile oradan alınabileceği düşüncesi şakaya dönüştürülmüştü.

Bu ifade, Osmaniye'nin geçmiş dönem konuşma kültürünün dikkat çekici örneklerinden biri olarak hafızalarda yaşamaya devam ediyor.

Çıraklara Yapılan Meşhur "Davul Tozu" Şakası

Çolak Şaban'ın geçmişine ilişkin paylaşılan en renkli hatıralardan biri de çevre dükkânlarda çalışan çıraklarla ilgili.

Mustafa Kemal Çelikkıran'ın aktardığı anıya göre, eski yıllarda çevredeki iş yerlerinde çalışmaya yeni başlayan çıraklar, ustaları tarafından Çolak Şaban'a gönderilirdi.

Ancak çıraklardan istenen ürün gerçekte bulunmayan, tamamen şaka amacıyla uydurulmuş bir şeydi.

"Davul tozu, minare gölgesi var mı?"

Çıraklar, ustalarının istediği bu malzemeleri almak için Çolak Şaban'ın dükkânına giderdi.

Şaban Dartar ise kendisine yöneltilen bu sorunun arkasındaki şakayı bilirdi.

Mustafa Kemal Çelikkıran, o günlerden kalan hatırayı şu sözlerle anlatıyor:

"Çevre dükkânlarda yeni işe başlayan çırakları Çolak Şaban'a yollayıp 'Davul tozu minare gölgesi var mı?' diye sordurmak o yıllarda modaydı. Aslında bir şekilde Çolak Şaban'ı da kızdırmak için yapılırdı. Şaban Emmi çırağa şöyle bir bakar: 'Ustan gelsin, ona vereyim' derdi."

Bu anı, Osmaniye'nin eski esnaf kültüründe mizahın, çıraklık ilişkilerinin ve komşu dükkânlar arasındaki samimiyetin nasıl yaşandığını gösteren örneklerden biri.

Eski Osmaniye'nin Esnaf Kültürü

Çolak Şaban dükkânının hikâyesi, Osmaniye'nin geçmişteki ticaret hayatına ilişkin önemli ayrıntılar taşıyor.

Eski dönemlerde esnaf ile müşteri arasındaki ilişki yalnızca alışverişle sınırlı kalmıyordu.

Dükkânlar aynı zamanda insanların sohbet ettiği, birbirinden haber aldığı ve günlük yaşamın gelişmelerini paylaştığı mekânlar arasında bulunuyordu.

Esnafın müşterisini tanıması, ihtiyaç duyulan ürünün nerede bulunacağını bilmesi ve uzun yıllara dayanan güven ilişkileri, geleneksel çarşı kültürünün temel özellikleri arasında yer alıyordu.

Çolak Şaban'ın hikâyesi de Osmaniye'de bu kültürün nasıl yaşandığını gösteriyor.

Osmaniye'nin Değişen Ticaretine Tanıklık Etti

1930 yılında başlayan ticaret yolculuğu boyunca Osmaniye önemli değişimler geçirdi.

Kent büyüdü, yeni mahalleler oluştu, ticaret alanları genişledi ve alışveriş alışkanlıkları değişti.

Bir zamanlar belirli dükkânlarda bulunan ürünler, artık çok sayıda farklı satış noktasından temin edilebilir hale geldi.

Buna rağmen Çolak Şaban dükkânı, kuşaklar boyunca taşınan adı ve müşterilerin hafızasında bıraktığı izlerle varlığını sürdürdü.

Gültekin Yılmaz'ın paylaşımında, aynı işi yapan işletmelerin çoğalmasına rağmen Çolak Şaban dükkânına ilginin devam ettiği ifade ediliyor.

Üç Kuşağın Yaşattığı Osmaniye Mirası

Şaban Dartar'ın kurduğu, oğlu Kemal Dartar'ın devam ettirdiği ve bugün torunlarının işlettiği Çolak Şaban dükkânı, Osmaniye'de aile işletmeciliğinin uzun soluklu örneklerinden biri olarak dikkat çekiyor.

Bu tür işletmeler, bir şehrin yalnızca ekonomik geçmişini değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel hafızasını da yaşatıyor.

Eski dükkân isimleri, esnaflar arasında yaşanan olaylar, müşterilerin hatıraları ve yıllar boyunca kullanılan sözler, kent tarihinin yazılı olmayan parçalarını oluşturuyor.

Çolak Şaban da Osmaniye'de bu tür anılarla hatırlanan isimlerin başında geliyor.

Çolak Şaban Osmaniye'nin Yaşayan Hatıralarından Biri

Bugün Çolak Şaban adı, Osmaniye'de yalnızca bir iş yerini değil, geçmişten bugüne aktarılan bir esnaf hikâyesini temsil ediyor.

"Çolak Şaban'a sordun mu?", "Onda yoksa hiçbir yerde bulamazsın" ve "Ehliyeti Çolak Şaban'dan mı aldın?" gibi sözler, bir dükkânın şehir hayatında nasıl kültürel bir simgeye dönüşebildiğini gösteriyor.

Merhum Şaban Dartar'ın başlattığı ticaret geleneği, Kemal Dartar ve ailenin sonraki kuşakları tarafından yaşatılıyor.

Gültekin Yılmaz'ın Cebelibereket başlığıyla paylaştığı bu hatıralar ise Osmaniye'nin eski çarşı kültürünü, unutulmaya yüz tutmuş esnaf şakalarını ve kentin geçmişine ait insan hikâyelerini yeniden hatırlatıyor.

Osmaniye'de nice kuşağın yolunun düştüğü Çolak Şaban dükkânı, yalnızca ürünlerin satıldığı bir iş yeri değil, şehrin hafızasında yer etmiş bir esnaf mirası olarak varlığını sürdürüyor.

Muhabir: Resul Özdil