Osmaniye'de miras kalan ev, arsa, tarla ve arazilerin kardeşler arasında paylaşılması konusunda pek çok kişinin bilmediği önemli bir hukuki ayrıntı gündeme geldi. Türk Medeni Kanunu'na göre mirasçılar arasında yapılan paylaşma sözleşmelerinin geçerli olması için her durumda notere gitmek gerekmiyor. Mirasçıların yazılı olarak hazırlayıp imzaladıkları paylaşma sözleşmeleri belirli şartlarla hukuken geçerli olabiliyor. Ancak uzmanlık gerektiren önemli bir ayrıntı bulunuyor: Yazılı anlaşmanın geçerli olması, taşınmazın tapusunun otomatik olarak devredildiği anlamına gelmiyor. İşte Osmaniye'de miras paylaşımı yapacak vatandaşların bilmesi gereken hukuki ayrıntılar.
Osmaniye merkez başta olmak üzere Kadirli, Düziçi, Bahçe, Hasanbeyli, Sumbas ve Toprakkale ilçelerinde miras kalan taşınmazların paylaşılması, ailelerin karşılaştığı önemli hukuki konular arasında yer alıyor.
Özellikle anne ve babadan kalan ev, tarla, bağ, bahçe ve arsaların kardeşler arasında nasıl bölüşüleceği konusunda zaman zaman anlaşmazlıklar yaşanabiliyor.
Mirasçılar arasında uzlaşma sağlandığında ise paylaşımın mutlaka noter huzurunda yapılıp yapılmayacağı merak ediliyor.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 676 ve 677. maddeleri, mirasın paylaşılması ve miras payının devri konusunda önemli hükümler içeriyor.
Bu düzenlemeler, mirasçılar arasındaki yazılı anlaşmalar ile üçüncü kişilere yapılan miras payı devirlerinin birbirinden farklı hukuki işlemler olduğunu ortaya koyuyor.
Miras Paylaşımında Notere Gitmek Zorunlu mu?
Miras paylaşımında en fazla merak edilen soruların başında, kardeşler arasında yapılan anlaşmaların noter onayı olmadan geçerli olup olmadığı geliyor.
Türk Medeni Kanunu'nun 676. maddesine göre mirasçılar arasında yapılan paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekilde yapılmasına bağlı.
Bu hüküm, mirasçıların kendi aralarında hazırladıkları ve usulüne uygun biçimde imzaladıkları yazılı paylaşma sözleşmelerinin noter düzenlemesi bulunmasa da geçerli olabileceğini gösteriyor.
Örneğin babalarından miras kalan iki evin hangi kardeşe bırakılacağı konusunda anlaşan mirasçılar, paylaşımın şartlarını yazılı bir sözleşmeyle belirleyebiliyor.
Ancak bunun geçerli bir miras paylaşma sözleşmesi olabilmesi için mirasçıların haklarının, sözleşmenin taraflarının ve paylaşımın kapsamının hukuka uygun biçimde düzenlenmesi gerekiyor.
Ayrıca yazılı paylaşma sözleşmesinin geçerli olması ile taşınmazın tapuda yeni malik adına tescil edilmesi birbirinden farklı süreçler olarak değerlendiriliyor.
Bu nedenle noter onayının her durumda zorunlu olmadığı bilgisi, tapu işlemlerine gerek kalmadığı şeklinde yorumlanmamalı.
Türk Medeni Kanunu'nun 676. Maddesi Ne Diyor?
Miras paylaşımının hukuki temelini oluşturan düzenlemelerden biri Türk Medeni Kanunu'nun 676. maddesinde bulunuyor.
Bu maddeye göre mirasçılar, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerinde paylaşma sözleşmesi yapabiliyor.
Paylaşma sözleşmesiyle mirasçılar, elbirliği mülkiyetinin miras payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülmesini de kararlaştırabiliyor.
Kanunun en önemli hükümlerinden biri ise paylaşma sözleşmesinin geçerliliğini yazılı şekle bağlaması.
Buna göre mirasçılar arasında geçerli bir yazılı paylaşma sözleşmesi oluşturulması için her durumda noter huzurunda imza atılması gerekmiyor.
Ancak sözleşmede yer alan taşınmazların tapu kayıtlarının değiştirilmesi için Tapu Sicili Tüzüğü'nde öngörülen başvuru ve tescil şartlarının yerine getirilmesi gerekiyor.
İmzalanan Her Sözleşmeyle Tapu Devredilir mi?
Miras paylaşımında vatandaşların dikkat etmesi gereken en önemli noktalardan biri de yazılı anlaşmayla tapu devrinin aynı işlem olmaması.
Örneğin Osmaniye'de üç kardeşe miras kalan bir evin bir kardeşe bırakılması, diğer kardeşlerin ise farklı taşınmazları alması konusunda anlaşma sağlanabilir.
Kardeşler bu anlaşmayı yazılı hâle getirip imzalayabilir.
Ancak hazırlanan sözleşme, taşınmazın tapu kaydını kendiliğinden değiştirmez.
Taşınmazın hangi mirasçının adına tescil edileceği, tapu müdürlüğünde yapılacak işlemlerle belirlenir.
Bu aşamada mirasçılık belgesi, paylaşma sözleşmesi, tarafların başvuruları ve taşınmazın hukuki durumu önem taşır.
Tapu Sicili Tüzüğü'nün 20. maddesine göre, mirasçılar arasında adi yazılı şekilde yapılan paylaşma sözleşmesinde imzalar noter tarafından onaylanmamışsa tüm mirasçıların tescil isteminde bulunması gerekiyor.
İmzaların bir kısmının noter tarafından onaylandığı durumlarda ise imzaları onaylanmamış mirasçıların istemleri aranıyor.
Tescil yetkisi içeren ve noterde düzenlenen sözleşmelerde ise farklı bir başvuru usulü uygulanabiliyor.
Dolayısıyla mirasçıların kendi aralarında hazırladıkları bir belge, bazı durumlarda geçerli olsa bile tapuda ayrıca işlem yapılması zorunluluğunu ortadan kaldırmıyor.
Osmaniye'de Kardeşler Kendi Aralarında Mirası Paylaşabilir mi?
Osmaniye'de ailesinden taşınmaz miras kalan vatandaşların merak ettiği konulardan biri de kardeşlerin kendi aralarında anlaşarak paylaşım yapıp yapamayacağı.
Türk Medeni Kanunu, kanuni sınırlamalar ve mirasçıların hakları saklı kalmak kaydıyla mirasçıların paylaşımın nasıl yapılacağını kararlaştırmasına olanak tanıyor.
Örneğin yalnızca üç kardeşin mirasçı olduğu ve başka bir hak sahibinin bulunmadığı bir durumda, miras kalan taşınmazların paylaşımı konusunda ortak karar alınabilir.
Bir kardeş evin, diğer kardeş tarlanın, üçüncü kardeş ise başka bir taşınmazın kendisine bırakılmasını kabul edebilir.
Ancak mirasçıların sahip olduğu yasal hakların, taşınmazların değerlerinin ve varsa denkleştirme bedellerinin dikkate alınması gerekiyor.
Taşınmazların değerleri arasında fark bulunması hâlinde taraflar, bu farkın nasıl karşılanacağı konusunda da anlaşma sağlayabilir.
Hazırlanacak sözleşmenin hangi taşınmazı kapsadığı, kime hangi malın bırakıldığı ve varsa parasal yükümlülüklerin neler olduğu açıkça belirtilmeli.
Böylece ileride ortaya çıkabilecek uyuşmazlıkların önlenmesine katkı sağlanabilir.
Miras Payını Başkasına Devretmek İsteyenler Dikkat!
Miras paylaşımında noter zorunluluğuyla ilgili bir diğer önemli düzenleme Türk Medeni Kanunu'nun 677. maddesinde bulunuyor.
Bu madde, miras payının devrine ilişkin sözleşmelerde farklı kurallar öngörüyor.
Mirasçılar arasında miras payının devri konusunda yapılan sözleşmelerin geçerliliği yazılı şekle bağlı.
Ancak mirasçılardan birinin mirasçı olmayan üçüncü bir kişiyle yaptığı miras payı devri sözleşmesinin geçerli olabilmesi için noterlikçe düzenlenmesi gerekiyor.
Bu nedenle mirasın kardeşler arasında paylaşılmasıyla miras payının mirasçı olmayan bir kişiye devredilmesi aynı hukuki işlem olarak değerlendirilmemeli.
Örneğin iki kardeş arasında miras payı devrine yönelik anlaşmayla mirasçılardan birinin payını aile dışındaki bir kişiye devretmek için yaptığı sözleşme farklı şekil şartlarına tabi olabiliyor.
Kanuna göre üçüncü kişiyle yapılan miras payı devri sözleşmesi, bu kişiye doğrudan mirasın paylaşılmasına katılma yetkisi vermiyor.
Üçüncü kişi, paylaşma sonunda payını devreden mirasçıya düşen değerin kendisine verilmesini talep edebiliyor.
Bu ayrım, Osmaniye'de miras kalan taşınmazlarla ilgili işlem yapacak vatandaşların özellikle dikkat etmesi gereken konular arasında bulunuyor.
Hisseli Tapularda Miras Paylaşımı Nasıl Yapılıyor?
Miras kalan bir evin, arsanın veya tarlanın birden fazla kişiye ait olması durumunda mülkiyetin türü büyük önem taşıyor.
Bir kişinin vefatıyla birden fazla mirasçının bulunması hâlinde, mirasın paylaşılmasına kadar miras ortaklığı oluşuyor.
Bu dönemde mirasçılar, kural olarak terekeye elbirliği mülkiyeti şeklinde sahip oluyor.
Elbirliği mülkiyeti ile paylı mülkiyet ise aynı anlama gelmiyor.
Elbirliği mülkiyetinde mirasçılar, tereke üzerinde birlikte hak sahibi olurken paylı mülkiyette kişilerin belirli oranlarda payları bulunuyor.
Mirasçılar arasında paylaşım sağlanması, elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi veya taşınmazların belirli mirasçılara bırakılması gibi işlemler, ilgili hukuki şartlara göre gerçekleştirilebiliyor.
Bu nedenle hisseli taşınmazlarla ilgili işlem yapmadan önce tapu kaydındaki mülkiyet türünün kontrol edilmesi gerekiyor.
Tarla ve Arazilerde Miras Paylaşımına Özel Kurallar Var
Osmaniye'de miras paylaşımı denildiğinde tarla, bağ, bahçe ve diğer tarım arazileri önemli bir yer tutuyor.
Özellikle Kadirli, Düziçi, Sumbas, Bahçe ve Toprakkale gibi ilçelerde tarımsal nitelikteki taşınmazların miras yoluyla paylaşılması konusunda farklı hukuki düzenlemeler uygulanabiliyor.
Tarım arazilerinin miras yoluyla devri ve bölünmesine ilişkin işlemler, 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu kapsamında değerlendiriliyor.
Bu düzenlemeler, tarım arazilerinin ekonomik bütünlüğünün korunmasını ve belirli şartlar dışında parçalanmasının önlenmesini amaçlıyor.
Dolayısıyla mirasçılar arasında yapılan yazılı bir anlaşma, her tarım arazisinin istenildiği şekilde bölünebileceği anlamına gelmiyor.
Örneğin miras kalan bir tarlanın kardeşler arasında ayrı parsellere bölünmesi isteniyorsa, arazinin hukuki niteliği ve ilgili mevzuatın izin verdiği bölünme şartları dikkate alınıyor.
Bu aşamada tapu ve kadastro işlemlerinin yanı sıra ilgili tarım ve orman müdürlüğünün değerlendirmesi de gerekebiliyor.
Osmaniye'de tarla ve arazi mirasıyla ilgili işlem yapacak vatandaşların, taşınmazın bölünebilirliğini önceden araştırmaları önem taşıyor.
Miras Kalan Ev Tek Bir Kardeşin Üzerine Yapılabilir mi?
Mirasçılar arasında sıkça karşılaşılan durumlardan biri de aileden kalan evin kardeşlerden yalnızca birinin adına geçirilmek istenmesi.
Bütün hak sahiplerinin hukuka uygun şekilde anlaşması durumunda miras kalan bir taşınmazın belirli bir mirasçıya bırakılması mümkün olabiliyor.
Ancak burada taşınmazın değerinin, diğer mirasçıların haklarının ve sözleşmenin içeriğinin dikkate alınması gerekiyor.
Örneğin Osmaniye merkezde bulunan bir evin üç kardeşten birine bırakılması kararlaştırıldığında, diğer mirasçıların haklarının nasıl karşılanacağı da paylaşım kapsamında belirlenebilir.
Taraflar, mirasın diğer taşınmazlarla denkleştirilmesini veya uygun bir parasal bedel ödenmesini kararlaştırabilir.
Bu tür sözleşmelerde belirsiz ifadeler kullanılması, ilerleyen dönemde anlaşmazlıklara neden olabilir.
Bu nedenle taşınmazın açık adresi, ada ve parsel bilgileri, tapu kaydı ve tarafların üzerinde anlaştığı paylaşım koşullarının sözleşmede açıkça yer alması önem taşıyor.
Mirasçılardan Biri Paylaşımı Kabul Etmezse Ne Olur?
Miras paylaşımında bütün mirasçıların aynı görüşte olması her zaman mümkün olmayabiliyor.
Bir kardeş taşınmazın satılmasını isterken diğer kardeş aileden kalan evin korunmasını isteyebilir.
Benzer şekilde tarla veya arsanın nasıl bölüşüleceği konusunda da görüş ayrılıkları yaşanabilir.
Türk Medeni Kanunu'nun 642. maddesi, mirasçılara belirli şartlarla mirasın paylaşılmasını isteme hakkı tanıyor.
Kanuna göre mirasçılardan her biri, sözleşme veya kanun gereğince ortaklığın sürdürülmesi zorunlu olmadıkça mirasın paylaşılmasını talep edebilir.
Mirasçılar kendi aralarında anlaşamadığında uyuşmazlığın niteliğine göre mahkemeye başvurulması mümkün.
Mahkeme, yasal şartlara göre taşınmazların aynen paylaştırılmasını veya bunun mümkün olmaması durumunda satış yoluyla paylaştırılmasını değerlendirebilir.
Ancak her uyuşmazlığın aynı dava türüyle çözüleceği düşünülmemeli.
Mirasın paylaşılması, ortaklığın giderilmesi ve tapu tesciline ilişkin uyuşmazlıklar somut olayın hukuki niteliğine göre farklı değerlendirmeler gerektirebilir.
Veraset İlamı Olmadan Miras Paylaşımı Yapılabilir mi?
Miras işlemleri sırasında sıkça karşılaşılan belgelerden biri mirasçılık belgesi, diğer adıyla veraset ilamıdır.
Mirasçılık belgesi, vefat eden kişinin mirasçılarının kimler olduğunu ve miras paylarını gösteren hukuki belgedir.
Bu belge, şartların uygun olması hâlinde noterliklerden veya sulh hukuk mahkemelerinden alınabiliyor.
Mirasçılık belgesi ile miras paylaşma sözleşmesi aynı belge değil.
Mirasçılık belgesi mirasçıların hak sahipliğini gösterirken paylaşma sözleşmesi, terekeye dahil malların mirasçılar arasında nasıl paylaştırılacağını belirliyor.
Tapu işlemleri bakımından mirasçılık belgesi önemli bir işlev görüyor.
Bu nedenle Osmaniye'de miras kalan ev veya arsanın tapuda intikalini yaptırmak isteyen vatandaşların, öncelikle mirasçılık durumlarını ve gerekli belgeleri kontrol etmeleri gerekiyor.
Miras Kalan Taşınmazların Tapu İntikali Nasıl Yapılır?
Miras bırakan kişinin vefatıyla birlikte mirasçılar kanun gereğince miras üzerinde hak sahibi oluyor.
Ancak tapu sicilinde taşınmazın hâlen vefat eden kişi adına kayıtlı olması durumunda miras yoluyla intikal işleminin yapılması gerekiyor.
Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü tarafından sunulan Web Tapu hizmeti üzerinden mirasın intikali için başvuru yapılabiliyor.
Başvuru sürecinde mirasçılık belgesi, kimlik bilgileri ve işlemin niteliğine göre gerekli diğer belgeler değerlendiriliyor.
İntikal işlemi ile mirasçılar arasında taşınmazın tamamen paylaştırılması ise farklı işlemler olabiliyor.
Örneğin bir evin mirasçılara intikali yapıldıktan sonra kardeşler arasında kimin adına bırakılacağı konusunda ayrıca paylaşma işlemi gerekebilir.
Bu nedenle tapu başvurusu öncesinde yapılacak işlemin yalnızca miras intikali mi, yoksa mirasın taksimi veya miras payının devri mi olduğunun belirlenmesi önem taşıyor.
Miras Paylaşımında Noter Onayının Avantajı Var mı?
Mirasçılar arasında yapılan paylaşma sözleşmesinin geçerliliği için her durumda noter şartı bulunmasa da noter aracılığıyla işlem yapılması bazı durumlarda kolaylık sağlayabiliyor.
Özellikle mirasçı sayısının fazla olduğu veya tarafların farklı şehirlerde yaşadığı durumlarda, sözleşmenin noterlikte düzenlenmesi ve tescil isteme yetkilerinin açıkça belirtilmesi tapu işlemlerinin yürütülmesini kolaylaştırabilir.
Tapu Sicili Tüzüğü'nde tescil yetkisini içeren noterlikçe düzenlenmiş miras taksim sözleşmelerine ilişkin özel hükümler bulunuyor.
Buna karşılık tarafların kendi aralarında hazırladıkları ve imzaladıkları adi yazılı paylaşma sözleşmelerinde, tapuda tescil için ilgili mirasçıların istemleri gerekebiliyor.
Bu nedenle miras paylaşımı konusunda noter zorunluluğunun bulunmadığı durumlarda bile noterlik işleminin sağlayabileceği kolaylıklar göz önünde bulundurulabilir.
Ancak hangi yöntemin uygun olduğu, mirasın kapsamına ve gerçekleştirilecek tapu işlemine göre değişebiliyor.
Miras Paylaşımında Sözleşme Hazırlarken Nelere Dikkat Edilmeli?
Osmaniye'de miras kalan taşınmazları paylaşmak isteyen vatandaşların, hazırlayacakları sözleşmede bazı önemli konuları açık biçimde düzenlemeleri gerekiyor.
-
Miras bırakan kişinin ve mirasçıların kimlik bilgileri doğru yazılmalı.
-
Paylaşıma konu olan ev, arsa veya tarlanın tapu bilgileri açıkça belirtilmeli.
-
Hangi taşınmazın hangi mirasçıya bırakılacağı ayrıntılı olarak düzenlenmeli.
-
Varsa denkleştirme bedelleri ve ödeme koşulları sözleşmede yer almalı.
-
Bütün hak sahiplerinin durumu ve gerekli imzalar kontrol edilmeli.
-
Sözleşmenin tapuda nasıl uygulanacağı önceden araştırılmalı.
-
Taşınmaz üzerinde ipotek, haciz veya başka bir kısıtlama bulunup bulunmadığı incelenmeli.
-
Tarım arazilerinde bölünme ve devir sınırlamaları dikkate alınmalı.
Özellikle mirasçılardan birinin küçük yaşta olması, vesayet altında bulunması veya temsil edilmesi gereken bir durumda olması hâlinde ek hukuki işlemler ve izinler gündeme gelebiliyor.
Bu nedenle miras paylaşma sözleşmesinin internetten alınan herhangi bir örnek üzerinden, kişisel ve hukuki koşullar değerlendirilmeden hazırlanması ciddi sorunlara neden olabilir.
Miras Paylaşımında En Sık Yapılan Hatalar Neler?
Miras kalan taşınmazların paylaşılmasında karşılaşılan sorunların önemli bir bölümü, işlemlerin eksik veya yanlış anlaşılmasından kaynaklanabiliyor.
Örneğin kardeşlerden birinin yalnızca sözlü olarak miras payından vazgeçtiğini söylemesi, her durumda geçerli bir paylaşma veya devir işlemi oluşturmaz.
Benzer şekilde mirasçılar arasında yazılı bir sözleşme hazırlanması da taşınmazın tapu kaydının kendiliğinden değişmesini sağlamaz.
Bir diğer önemli hata ise miras paylaşma sözleşmesiyle miras payının üçüncü kişiye devrinin aynı hukuki kurallara tabi olduğunun düşünülmesi.
Mirasçılar arasında yazılı şeklin yeterli olduğu bazı işlemlerde, mirasçı olmayan üçüncü kişilerle yapılan sözleşmeler için noterlikçe düzenleme zorunluluğu bulunabiliyor.
Tarım arazilerinde ise kanuni bölünme sınırlamalarının göz ardı edilmesi, paylaşım işlemlerinin tamamlanmasını engelleyebiliyor.
Bu nedenle miras paylaşımında sözleşmenin geçerliliği, tarafların hakları ve tapu tescil işlemleri birlikte değerlendirilmesi gereken konular arasında yer alıyor.
Osmaniye'de Mirasçılar Hangi Kurumlara Başvurabilir?
Osmaniye'de miras kalan taşınmazların paylaşılması konusunda işlem yapmak isteyen vatandaşlar, başvurunun niteliğine göre farklı kurumlarla görüşebiliyor.
Mirasçılık belgesinin alınması için şartların uygun olması durumunda noterliklere veya sulh hukuk mahkemesine başvurulabiliyor.
Tapu intikali, miras taksimi ve tescil işlemleri için tapu müdürlükleri aracılığıyla işlem gerçekleştirilebiliyor.
Web Tapu sistemi üzerinden de uygun tapu işlemleri için başvuru yapılabiliyor.
Tarım arazilerinin bölünmesi veya devrinin özel değerlendirme gerektirdiği durumlarda ilgili tarım ve orman müdürlüklerinin görüşüne ihtiyaç duyulabiliyor.
Mirasçılar arasında uyuşmazlık bulunması veya sözleşmenin hukuki geçerliliği konusunda tereddüt yaşanması hâlinde ise bir hukuk uzmanından destek alınması önem taşıyor.
Notersiz Miras Paylaşımı Her Durumda Geçerli mi?
Türk Medeni Kanunu'nun 676. maddesi uyarınca mirasçılar arasındaki paylaşma sözleşmesinin geçerliliği yazılı şekle bağlı olsa da bu düzenleme bütün miras işlemlerinin notersiz yapılabileceği anlamına gelmiyor.
Mirasın paylaşılması, miras payının devredilmesi, taşınmazın satılması ve tapu sicilinde tescil edilmesi farklı hukuki şartlara tabi olabiliyor.
Özellikle mirasçı olmayan üçüncü kişilerle yapılan miras payı devri sözleşmelerinde noterlikçe düzenleme şartı bulunuyor.
Ayrıca mirasın açılmasından önce yapılan sözleşmeler, küçük veya kısıtlı kişilerin hakları ve tarımsal taşınmazlara ilişkin sınırlamalar gibi özel durumlar da değerlendirilmek zorunda.
Dolayısıyla noter zorunluluğunun bulunmadığı işlemlerle noterlikçe düzenleme yapılması gereken işlemlerin birbirine karıştırılmaması gerekiyor.
Osmaniye'de Miras Paylaşacaklara Önemli Uyarı
Osmaniye'de anne, baba veya diğer yakınlarından ev, arsa, tarla ve arazi miras kalan vatandaşların, paylaşım öncesinde taşınmazların hukuki durumunu ayrıntılı biçimde incelemeleri önem taşıyor.
Mirasçıların kendi aralarında anlaşması, bazı durumlarda mahkemeye başvurmadan paylaşım yapılmasına olanak sağlayabiliyor.
Ancak yapılan anlaşmanın hukuken geçerli olması, diğer hak sahiplerinin korunması ve tapu sicilindeki işlemlerin doğru tamamlanması gerekiyor.
Türk Medeni Kanunu'nun 676 ve 677. maddeleri, mirasın paylaşılmasında yazılı sözleşmelerin önemini ortaya koyarken tapu mevzuatı da taşınmazların kimin adına tescil edileceğine ilişkin ayrı kurallar getiriyor.
En önemli ayrıntı ise şu: Mirasçılar arasında yapılan yazılı paylaşma sözleşmesi noter onayı olmadan geçerli olabilir. Ancak bu sözleşme tek başına tapu devrini otomatik olarak gerçekleştirmez.
Osmaniye'de miras paylaşımı yapacak vatandaşların, işlemlere başlamadan önce sözleşmenin içeriğini, tapu kayıtlarını ve uygulanacak hukuki şartları kontrol etmeleri, ileride yaşanabilecek hak kayıplarının ve aile içi uyuşmazlıkların önlenmesi açısından büyük önem taşıyor.




