Osmaniye’nin geçmişine ışık tutan nostaljik bir paylaşım, kentin eski esnaf kültürünü yeniden gündeme taşıdı. Ali Şahin, 1970-1980 yılları arasında bugünkü belediye binasının bulunduğu alandaki Tenekeciler Çarşısı’nda faaliyet gösteren demirci ve tornacı atölyesini anlattı. Şahin'in yıllar önce kullanılan altı kilogramlık balyozu hâlâ hatıra olarak sakladığını belirtmesi, paylaşımın en dikkat çekici ayrıntısı oldu.
Osmaniye'nin eski çarşı kültürü, ustaları ve unutulmaya yüz tutmuş meslekleri, geçmişten gelen hatıralarla yeniden hatırlanıyor. Kentin eski esnaflarından Ali Şahin'in sosyal medya üzerinden yaptığı paylaşım, yaklaşık yarım asır öncesinin Osmaniye'sine uzanan bir hatırayı gün yüzüne çıkardı.
Şahin, 1970'li yıllardan 1980'li yıllara uzanan dönemde Tenekeciler Çarşısı içerisinde bulunan demirci ve tornacı atölyesindeki çalışma arkadaşlarını ve o günlerin unutulmaz hatıralarını anlattı.
Osmaniye'nin Eski Tenekeciler Çarşısı Yeniden Gündemde
Bugün Osmaniye Belediye hizmet binasının bulunduğu alan, geçmişte kentin zanaatkârlarının faaliyet gösterdiği Tenekeciler Çarşısı ile anılıyordu.
Demircilerin, tenekecilerin ve farklı mesleklerden ustaların emek verdiği bu çarşı, Osmaniye'nin eski ticaret ve üretim hayatının hatırlanan noktalarından biriydi.
Ali Şahin'in paylaşımı da bu tarihi çarşıdaki bir demirci ve tornacı atölyesine odaklandı.
Şahin, aradan geçen yıllara rağmen atölyede birlikte çalıştığı isimleri ve çalışma hayatından kalan bir eşyayı unutmadığını ifade etti.
Usta Ali Şahin, Kalfa Şükrü Ergün ve Çırak Mustafa
Ali Şahin, eski atölyedeki çalışma düzenini ve mesai arkadaşlarını isimleriyle hatırlattı.
Paylaşımına göre atölyenin ustası Ali Şahin'di. Kalfa olarak Şükrü Ergün görev yaparken Mustafa isimli bir çırak da atölyede çalışıyordu.
Ağır balyozu kullanan isim ise Şahin'in kayınbiraderi, merhum Süleyman Güloğlu'ydu.
O dönemde demircilik ve tornacılık gibi meslekler, el becerisinin yanı sıra tecrübe, dikkat ve fiziksel güç gerektiriyordu.
Usta, kalfa ve çırak arasındaki ilişki yalnızca günlük çalışma düzenini değil, mesleki bilgi ve deneyimin yeni kuşaklara aktarılmasını da sağlıyordu.
Ali Şahin'in yıllar sonra mesai arkadaşlarını hatırlaması, eski esnaf kültürünün insani yönünü de gözler önüne serdi.
Altı Kiloluk Balyozu Hâlâ Saklıyor
Paylaşımın en dikkat çekici ayrıntılarından biri, atölyede kullanılan altı kilogram ağırlığındaki balyoz oldu.
Ali Şahin, kayınbiraderi Süleyman Güloğlu'nun kullandığı balyozu aradan geçen uzun yıllara rağmen saklamaya devam ettiğini belirtti.
Şahin, bu hatırasını şu sözlerle anlattı:
"Balyoz vuran; kayın biraderim rahmetli Süleyman Güloğlu. Altı kiloluk balyoz. O balyozu hâlâ hatıra olarak saklıyorum."
Bir zamanlar demirci atölyesinde kullanılan ağır balyoz, bugün Şahin için geçmişten kalan önemli bir hatıra niteliği taşıyor.
Bu eşya, yalnızca eski bir çalışma aracı değil; yıllar önce aynı atölyede omuz omuza emek veren insanların da hatırasını yaşatıyor.
Şahin: Ne Tatlı Günlerdi O Günler
Ali Şahin, Osmaniye'nin eski Tenekeciler Çarşısı'na ilişkin duygularını kısa ancak anlamlı ifadelerle paylaştı.
Şahin'in açıklamasında şu sözler yer aldı:
"Hey gidi günler... 1970-80 yılları arası, şimdiki belediyenin olduğu yerde, Tenekeciler Çarşısı içinde demirci ve tornacı atölyesi.
Usta; Ali Şahin.
Balyoz vuran; kayın biraderim rahmetli Süleyman Güloğlu.
Altı kiloluk balyoz. O balyozu hâlâ hatıra olarak saklıyorum.
Kalfa; Şükrü Ergün. Çırak; Mustafa.
Ne tatlı günlerdi o günler..."
Şahin'in sözleri, Osmaniye'nin değişen şehir yapısı içerisinde geçmişten kalan esnaf hatıralarının önemini bir kez daha ortaya koydu.
Tenekeciler Çarşısı Bir Dönemin Emek Merkeziydi
Osmaniye'nin geçmişinde küçük esnaf ve zanaatkârların önemli bir yeri bulunuyordu.
Teknolojik imkânların bugünkü kadar gelişmediği dönemlerde demircilik, tornacılık, tenekecilik ve benzeri meslekler, günlük hayatın ihtiyaçlarının karşılanmasında önemli görevler üstleniyordu.
Atölyelerde kullanılan çekiçler, balyozlar, örsler ve torna tezgâhları, dönemin üretim kültürünün temel araçları arasında yer alıyordu.
Meslekler çoğu zaman ustaların yanında yetişen kalfalar ve çıraklar aracılığıyla gelecek kuşaklara aktarılıyordu.
Ali Şahin'in anlattığı atölye de Osmaniye'nin eski üretim ve zanaat hayatından günümüze ulaşan kişisel hatıralardan biri olarak dikkat çekiyor.
Eski Çarşının Yerinde Bugün Belediye Binası Var
Osmaniye'de zaman içerisinde yaşanan şehirleşme ve yeni yapılaşma, eski ticaret alanlarının da değişmesine neden oldu.
Tenekeciler Çarşısı olarak bilinen alandaki eski iş yerleri, belediye hizmet binası projesi kapsamında yerini yeni yapılaşmaya bıraktı.
Bugün belediye hizmetlerinin yürütüldüğü alanda bir zamanlar demirci ve tornacı atölyelerinin bulunması, kentin geçmişi ile bugünü arasındaki değişimi gösteriyor.
Ali Şahin'in hatırası, Osmaniye'nin yakın tarihinin yalnızca binalardan ve caddelerden ibaret olmadığını; buralarda çalışan ustaların, kalfaların ve çırakların da kent hafızasında önemli bir yere sahip olduğunu hatırlatıyor.
Osmaniye'nin Unutulmayan Ustaları
Eski Osmaniye'de birçok meslek, ustadan çırağa aktarılan bilgi ve deneyimle varlığını sürdürdü.
Sanayi ve üretim teknolojilerindeki gelişmelerle birlikte bu mesleklerin bir kısmı değişirken, bazıları da eski yaygınlığını kaybetti.
Geçmişte atölyelerde kullanılan araçlar, eski fotoğraflar ve ustaların anlattığı hatıralar, yerel tarihin korunmasında önemli kaynaklar arasında bulunuyor.
Usta Ali Şahin'in yıllardır sakladığı altı kilogramlık balyoz da bu tür kişisel hatıraların dikkat çekici örneklerinden biri.
Bir Balyoz, Bir Atölye ve Yarım Asırlık Hatıra
Osmaniye'de yıllar önce Tenekeciler Çarşısı'nda çalışan Ali Şahin'in paylaşımı, kentin değişen yüzünün ardında kalan insan hikâyelerinden birini yeniden gündeme getirdi.
Usta Ali Şahin, merhum Süleyman Güloğlu, kalfa Şükrü Ergün ve çırak Mustafa'nın isimleri, eski bir demirci ve tornacı atölyesinin hatırasında yeniden buluştu.
Bugün o günlerden geriye Ali Şahin'in anlattığı anılar ve özenle sakladığı altı kilogramlık balyoz kaldı.
Şahin'in "Ne tatlı günlerdi o günler" sözleri, Osmaniye'nin geçmişini hatırlayanların duygularına tercüman olan nostaljik bir mesaj olarak öne çıktı.



