Osmaniye’nin doğal zenginliklerine ilişkin önemli bir bilimsel kayıt ortaya konuldu. “Işgın Zümrütü” veya “Minik Zümrüt” olarak bilinen Callophrys mystaphia türü kelebek, Osmaniye’nin Yarpuz Yaylası Bezelek Dazı bölgesinde gerçekleştirilen arazi çalışmaları sırasında tespit edildi.
Erol Atay, Zeynel Cebeci ve Mehmet Çelik tarafından hazırlanan bilimsel çalışma, 2022 yılında Eurasian Journal of Biological and Chemical Sciences dergisinde yayımlandı. Araştırmada, Minik Zümrüt’ün Osmaniye ve Adana illeri için yeni bir fauna kaydı olduğu bilim dünyasına duyuruldu.
Bu gelişme, dünyada veya Türkiye’de daha önce bilinmeyen yeni bir kelebek türünün keşfedildiği anlamına gelmiyor. Çalışmanın önemi, daha önce Türkiye’nin farklı bölgelerinde varlığı bilinen türün Osmaniye ve Adana sınırlarında ilk kez bilimsel olarak kayıt altına alınmasından kaynaklanıyor.
ARAZİ ÇALIŞMALARI 2021 YILINDA YAPILDI
Araştırmanın saha çalışmaları, 2021 yılının nisan ve eylül ayları arasında Adana’nın Saimbeyli ilçesi ile Osmaniye’nin Yarpuz Yaylası Bezelek Dazı bölgesinde gerçekleştirildi.
Araştırmacılar, gündüz saat 08.00 ile 18.00 arasında bölgedeki kelebekleri gözlemledi ve fotoğrafladı. Bilimsel inceleme amacıyla alınan örnekler laboratuvar ortamında değerlendirilerek müze materyali hâline getirildi.
İncelenen örneklerin Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Biyoloji Bölümü Zooloji Laboratuvarında muhafaza edildiği bildirildi.
Çalışmanın araştırma ekibinde Hatay Mustafa Kemal Üniversitesinden Erol Atay, Çukurova Üniversitesinden Zeynel Cebeci ve Osmaniye merkezli AdaMerOs Kelebek Türkiye Kelebek Gözlem Topluluğundan Mehmet Çelik yer aldı.
Osmaniye’den bir doğa gözlemcisinin bilimsel çalışmaya katkı sunması, yerel gözlem faaliyetlerinin biyolojik çeşitliliğin belirlenmesindeki önemini de gösterdi.
YARPUZ YAYLASI’NIN DOĞAL ZENGİNLİĞİNE YENİ KAYIT
Yarpuz Yaylası; yüksekliği, bitki örtüsü, su kaynakları ve farklı yaşam alanlarıyla Osmaniye’nin öne çıkan doğal bölgeleri arasında bulunuyor. Bezelek Dazı çevresindeki yüksek kesimler ise çok sayıda bitki ve hayvan türü için elverişli yaşam ortamı sunuyor.
Minik Zümrüt’ün bölgede kayıt altına alınması, Yarpuz Yaylası’nın yalnızca turizm ve yaylacılık açısından değil, bilimsel araştırmalar ve doğa koruma çalışmaları açısından da değer taşıdığını ortaya koydu.
Bilimsel makalede, kelebeklerin zirveye yakın bölgelerde, larvalarının beslendiği ışgın bitkisinin bulunduğu alanlarda görülebildiği belirtildi. Çalışmadaki yaşam alanı görselinde Osmaniye Yarpuz Yaylası Bezelek Dazı için 1.250 ile 1.750 metre arasındaki yükseltilere yer verildi.
KANATLARININ ALTI ZÜMRÜT YEŞİLİ
Minik Zümrüt, küçük yapılı ve dikkat çekici renklere sahip bir kelebek türü olarak tanımlanıyor. Bilimsel incelemeye göre kelebeğin kanat açıklığı 28 ile 31 milimetre arasında değişiyor.
Ön kanadının uzunluğu yaklaşık 12, arka kanadının uzunluğu ise yaklaşık 10 milimetre olarak ölçüldü. Anten topuzları siyah olan kelebeğin anten uçlarında sarı renkli pullar bulunuyor.
Başının üst bölümü sarı, göz çevresi ve yanakları ise yeşil pullarla kaplı. Erkek ve dişi bireylerin kanat renkleri birbirine benzer özellik taşıyor.
Kelebeğin kanatlarının üst kısmı tamamen kahverengi görünürken, kanat altları zümrüt yeşili rengiyle dikkat çekiyor. Kanatların kenarındaki ince saçaklar sarımsı renkte olurken, kanat altlarında küçük beyaz lekelerden oluşan benek dizileri bulunuyor.
Türün “Işgın Zümrütü” ve “Minik Zümrüt” isimleriyle anılmasında, kanat altlarındaki belirgin zümrüt yeşili rengin etkili olduğu değerlendiriliyor.
YAŞAMI IŞGIN BİTKİSİNE BAĞLI
Minik Zümrüt’ün yaşamını sürdürebilmesi, büyük ölçüde ışgın bitkisinin varlığına bağlı bulunuyor. Bilimsel adı Rheum ribes olan ışgın, kelebeğin yumurtalarını bıraktığı ve larvalarının beslendiği temel konukçu bitki olarak biliniyor.
Dişi kelebekler yumurtalarını ışgın bitkisinin üzerine bırakıyor. Yumurtadan çıkan tırtıllar gelişimlerini bu bitki üzerinde sürdürüyor. Araştırmada aktarılan bilgilere göre tırtılların laboratuvar ortamındaki gelişimi yaklaşık 25 gün sürerken, pupa evresi yaklaşık 11 ay devam edebiliyor.
Yılda yalnızca bir nesil veren türün yetişkin bireyleri ağırlıklı olarak mayıs ve haziran aylarında uçuyor. Bu durum, türün gözlemlenebileceği zaman aralığını oldukça sınırlandırıyor.
Işgın bitkisinin zarar görmesi veya bulunduğu alanlardan kaybolması, kelebeğin yumurta bırakabileceği ve larvalarının beslenebileceği ortamın da ortadan kalkması anlamına geliyor.
TÜRKİYE’NİN EN NADİR KELEBEKLERİ ARASINDA
Callophrys mystaphia, ilk kez 1913 yılında Türkiye’nin doğusunda, Iğdır’daki Aras Nehri Vadisi çevresinde kaydedildi.
Bilimsel kaynaklarda türün Türkiye’de Adıyaman, Hakkâri, Kars, Kahramanmaraş, Siirt, Tunceli ve Van illerinde görüldüğü aktarılıyor. Türkiye dışında ise Güneybatı İran’daki Dena Koruma Alanı, türün bilinen yaşam bölgeleri arasında bulunuyor.
Minik Zümrüt’ün küçük, yerel, birbirinden kopuk ve izole alt popülasyonlar hâlinde yaşadığı belirtiliyor. Besin bitkisinin bulunduğu sınırlı alanlara bağlı olması, türü çevresel değişikliklere karşı daha hassas hâle getiriyor.
Araştırmada yararlanılan koruma kaynaklarında türün “Tehlikede” kategorisinde ve endemiğe yakın olarak değerlendirildiği aktarıldı. Türün az sayıdaki yaşam alanında bulunması nedeniyle Türkiye’nin en nadir kelebeklerinden biri olabileceği ifade edildi.
OSMANİYE’DEKİ TÜR SAYISI 90’A YÜKSELDİ
Araştırmada kullanılan 2018 tarihli kelebek çeşitliliği listesine göre Türkiye’de altı familyaya bağlı toplam 412 kelebek türü bulunuyordu.
Aynı listede Osmaniye’nin 89, Adana’nın ise 185 kelebek türüne ev sahipliği yaptığı belirtiliyordu. Minik Zümrüt’ün iki ilde de ilk kez kaydedilmesiyle, makaledeki hesaplamaya göre Osmaniye’nin bilinen kelebek türü sayısı 90’a, Adana’nın tür sayısı ise 186’ya yükseldi.
Osmaniye için verilen 90 türün 6’sı Hesperiidae, 29’u Lycaenidae, 16’sı Nymphalidae, 20’si Satyridae, 4’ü Papilionidae ve 14’ü Pieridae familyasında yer alıyor. Minik Zümrüt de Lycaenidae familyasının üyeleri arasında bulunuyor.
Bu rakamlar, çalışmanın dayandığı 2018 tarihli liste ve 2022 yılında yayımlanan makaledeki değerlendirmeyi yansıtıyor. İlerleyen yıllarda yapılacak yeni gözlemlerle Osmaniye’deki bilinen kelebek çeşitliliğinin değişebileceği belirtiliyor.
AŞIRI IŞGIN TOPLANMASI BÜYÜK TEHDİT
Araştırmacılar, türün geleceği açısından en önemli konulardan birinin ışgın bitkisinin korunması olduğuna dikkat çekti.
Işgın bitkisinin bazı bölgelerde sebze olarak tüketilmek amacıyla aşırı miktarda toplanması, bitki popülasyonunun azalmasına neden olabiliyor. Bitkinin toplanması sırasında üzerinde bulunan kelebek yumurtaları ve tırtıllar da yaşam alanının dışına çıkarılabiliyor veya yok olabiliyor.
Bu durum, ışgın bitkisindeki azalmanın doğrudan Minik Zümrüt nüfusuna yansımasına yol açıyor. Kelebeğin başka bitkiler üzerinde yaşamını devam ettirme imkânının sınırlı olması, tehlikeyi daha da artırıyor.
Bilimsel çalışmada, türün neslinin devamı için ışgın bitkisinin aşırı toplanmaması gerektiği özellikle vurgulandı.
HAYVAN OTLATMA VE YENİ YOLLARA DİKKAT ÇEKİLDİ
Minik Zümrüt’ün yaşam alanlarında yoğun hayvan otlatılması da ışgın bitkilerine ve çevredeki doğal bitki örtüsüne zarar verebiliyor.
Araştırmacılar, kelebeğin konukçu bitkisinin bulunduğu arazilerde hayvan otlatma faaliyetlerinin azaltılması gerektiğini belirtti. Kontrolsüz otlatmanın bitkilerin gelişimini engelleyebileceği ve kelebek larvalarının beslenme alanlarını daraltabileceği ifade edildi.
Yeni yolların açılması, yol çalışmaları sırasında bitki örtüsünün zarar görmesi ve erozyon oluşması da türün yaşam alanlarını tehdit eden unsurlar arasında gösterildi.
Özellikle yüksek rakımlı ve hassas doğal alanlarda yapılacak plansız çalışmaların, küçük ve izole popülasyonlar hâlinde yaşayan türler üzerinde kalıcı etkiler bırakabileceğine dikkat çekildi.
YAŞAM ALANININ KORUNMASI ZORUNLU
Bilimsel makalenin sonuç bölümünde, Minik Zümrüt’ün neslinin devamı için yaşadığı alanların korunmasının zorunlu olduğu vurgulandı.
Yarpuz Yaylası Bezelek Dazı’nda yapılacak doğa koruma çalışmalarında yalnızca yetişkin kelebeklerin değil, kelebeğin bütün yaşam döngüsünü sürdürdüğü ışgın bitkilerinin de dikkate alınması gerekiyor.
Işgınların bulunduğu alanların belirlenmesi, bu bölgelerde kontrolsüz bitki toplamanın önlenmesi, otlatmanın düzenlenmesi ve yol çalışmalarının doğal yaşama etkisinin değerlendirilmesi öneriliyor.
Kelebeklerin uçuş dönemlerinde düzenli gözlem yapılması da türün Osmaniye’deki yayılış alanının ve popülasyon durumunun belirlenmesine katkı sağlayabilir.
OSMANİYE İÇİN ÖNEMLİ BİR BİLİMSEL DEĞER
Minik Zümrüt’ün Osmaniye’de kayıt altına alınması, kentin biyolojik çeşitliliğinin henüz tam anlamıyla ortaya çıkarılmadığını gösteriyor.
Yarpuz Yaylası, Zorkun, Amanoslar ve Düldül Dağı çevresindeki doğal alanlarda gerçekleştirilecek bilimsel çalışmaların, Osmaniye’nin bitki ve hayvan çeşitliliğine ilişkin yeni veriler ortaya koyabileceği değerlendiriliyor.
Üniversiteler, yerel doğa gözlemcileri, kamu kurumları ve gönüllü topluluklar arasında kurulacak iş birliği, hem yeni tür kayıtlarının belirlenmesine hem de hassas yaşam alanlarının korunmasına katkı sunabilir.
Yarpuz Yaylası’nda kanatlarının altındaki zümrüt yeşili renklerle görüntülenen bu küçük kelebek, Osmaniye’nin doğasında korunmayı bekleyen büyük bir biyolojik zenginliğe işaret ediyor.
Kaynak: Erol Atay, Zeynel Cebeci ve Mehmet Çelik, “Türkiye’nin Adana ve Osmaniye İllerinde Callophrys mystaphia Miller, 1913’ün İlk Kaydı”, Eurasian Journal of Biological and Chemical Sciences, 5(2), 85-87, 2022.




