Osmaniye’nin Kadirli ilçesinde, Türk edebiyatının usta isimlerinden Yaşar Kemal, vefatının 11. yılında düzenlenen programla anıldı. “İnce Memed”, “Ağrıdağı Efsanesi”, “Yılanı Öldürseler” ve “Yer Demir Gök Bakır” gibi eserleriyle Türk ve dünya edebiyatında önemli bir yer edinen yazarın hatırası, memleketi Çukurova’da gerçekleştirilen etkinlikle yaşatıldı.
Kadirli Belediye Devlet Bahçeli Kültür Merkezi’nde düzenlenen anma programı, saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Programa katılanlar, Yaşar Kemal’in edebiyat dünyasına kazandırdığı eserleri, Çukurova’nın kültürünü ve insan hikâyelerini anlatan anlatımını bir kez daha hatırladı.
Mustafa Mert Olcar’dan Yaşar Kemal Vurgusu
Programın açılış konuşmasını yapan Kadirli Belediye Başkanı Mustafa Mert Olcar, etkinliğin Çukurova Uluslararası Yaşar Kemal Kültür ve Sanat Günleri kapsamında düzenlendiğini belirtti. Olcar, büyük yazarı rahmetle andıklarını ifade ederek Kadirli’den Osmaniye’ye, Hemite’den Aslantaş’a uzanan dört günlük kültür ve sanat yolculuğunda Yaşar Kemal’in eserlerinin izinden yürüdüklerini söyledi.
Yaşar Kemal’in eserlerinin yalnızca edebiyat açısından değil, Çukurova’nın tarihini, doğasını, insanını ve toplumsal yaşamını anlamak bakımından da önemli bir miras olduğunu vurgulayan Olcar, yazarın kitaplarında haksızlığa karşı duruşun, emeğin, umudun ve insan onurunun güçlü biçimde işlendiğine dikkat çekti.
Çukurova’nın Hikâyeleri Dünya Edebiyatına Taşındı
Konuşmasında Yaşar Kemal’in eserlerinden örnekler veren Belediye Başkanı Mustafa Mert Olcar, “İnce Memed”de haksızlığa karşı başkaldırının, “Sarı Sıcak”ta toprağın ve emeğin, “Yer Demir Gök Bakır”da insanın umudunun, “Ağrıdağı Efsanesi”nde ise sevdanın ve geleneklerin izlerinin görüldüğünü ifade etti.
Olcar, usta yazarın Toroslar’ın rüzgârını, Anavarza’nın gölgesini ve Çukurova insanının yaşadıklarını eserlerine taşıdığını belirterek Yaşar Kemal’in doğup büyüdüğü topraklardan aldığı ağıtları, efsaneleri ve insan hikâyelerini dünya edebiyatına kazandırdığını dile getirdi. Yazarın eserleriyle Çukurova’nın kültürel zenginliğini uluslararası alanda tanıttığını kaydeden Olcar, bu mirasın gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine işaret etti.
Dört Günlük Kültür ve Sanat Programı Düzenlendi
Çukurova Uluslararası Yaşar Kemal Kültür ve Sanat Günleri kapsamında farklı etkinliklerin gerçekleştirildiğini belirten Olcar, programın panellerden tiyatro gösterilerine, belgesel sunumlarından konserlere kadar geniş bir içeriğe sahip olduğunu söyledi.
Kadirli’den başlayarak Osmaniye, Hemite ve Aslantaş’a uzanan etkinliklerle Yaşar Kemal’in edebî mirasının farklı yönlerinin ele alınması amaçlandı. Programın, yazarın eserlerini yeniden gündeme getirmenin yanı sıra bölgenin kültürel değerlerini ve edebiyatla kurduğu bağı öne çıkarması hedeflendi.
Olcar, Yaşar Kemal’i rahmetle andığını belirterek programa katılan konuklara teşekkür etti.
Gazeteciler ve Yazarlar Yaşar Kemal’i Unutmayacaklarını Söyledi
Anma programında Kadirli Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Muzaffer Yüksel Kaya ile Osmaniye Şairler ve Yazarlar Derneği (OŞYAD) Başkanı Mustafa Bardak da söz aldı. Kaya ve Bardak, Yaşar Kemal’in Türk edebiyatına bıraktığı eserlerin ve kültürel mirasının yaşatılması gerektiğini belirterek usta yazarı unutmayacaklarını ve unutturmayacaklarını dile getirdi.
Yaşar Kemal’in eserlerinin, Çukurova’nın insanını, doğasını, geleneklerini ve toplumsal yaşamını anlatması bakımından önemli bir değer taşıdığına dikkat çekilen programda, yazarın edebiyat dünyasındaki yeri ve kuşaklar üzerindeki etkisi bir kez daha hatırlatıldı.
Program Tiyatro Gösterisiyle Sona Erdi
Anma etkinliği, Yeni Kuşak Köy Enstitüleri Derneği Düziçi Şubesi Halk Tiyatrosu ekibinin sahnelediği “Kim Bilir” adlı tiyatro gösterisiyle sona erdi. Köy yaşamını konu alan oyun, programın katılımcılarına kültür ve sanat dolu anlar yaşattı.
Kadirli’de gerçekleştirilen anma programı, Yaşar Kemal’in eserleriyle yaşattığı edebî mirasın hatırlanmasına ve Çukurova’nın kültürel değerlerinin gelecek kuşaklara aktarılmasına katkı sundu. Usta yazar, geride bıraktığı eserlerle Türk edebiyatındaki yerini korumayı sürdürüyor.




