“Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla üç ay tutuklu kalan komedyen Deniz Göktaş, tahliyesinin ardından ilk kez konuştu. The New York Times'a röportaj veren Göktaş, yaşadığı sürece rağmen gösterisinden pişmanlık duymadığını belirterek ifade özgürlüğüne dikkat çekti.

Komedyen Deniz Göktaş, tahliye edilmesinin ardından verdiği ilk röportajda tutukluluk sürecini, sahnedeki mizah anlayışını ve ifade özgürlüğüne ilişkin düşüncelerini anlattı.

Deniz Göktaş

“Cumhurbaşkanına hakaret” suçlamasıyla üç ay tutuklu kalan Göktaş, yargılama sonucunda 19 ay hapis cezasına çarptırıldığını ve temyiz sürecini beklediğini belirtti. Sanatçı, The New York Times'a verdiği röportajda yaşadıklarının kendisini komedi yapmaktan vazgeçirmediğini ifade etti.

“Korkmak Zorunda Değilsiniz”

Tutukluluk sürecinin ardından vermek istediği mesajı anlatan Göktaş, insanların düşüncelerini ifade ederken cezalandırılma veya kamuoyu tepkisiyle karşılaşma korkusu yaşayabildiğini söyledi.

Komedi yapan diğer sanatçılara örnek olmak istediğini belirten Göktaş, özgürce konuşmanın önemini vurguladı. Üç ay cezaevinde kalmanın zor bir deneyim olduğunu dile getiren komedyen, bir sanatçının savunduğu ilkeler uğruna bu süreci aşabileceğini göstermek istediğini kaydetti.

“Hücremdeki İlk Günüm Hayatımın En İyi Uykusunu Uyudum”

Göktaş, geçmişte daha tanınır hale geldikçe mesleğinde otosansür uygulamaya başladığını anlattı. Gösterilerine gelen öğrencilerin ve emeklilerin günlük yaşamlarında kendisinden daha cesur davrandığını düşündüğünü belirten sanatçı, bu durumun kendisini rahatsız ettiğini ifade etti.

Komedyen, sonuçları ne olursa olsun komik bulduğu konuları sahneye taşımaya yeniden karar verdiğini söyledi. Tutukluluğunun ilk gününe ilişkin değerlendirmesinde ise dikkat çeken ifadeler kullandı:

“Biraz romantik olabilir ama hücremdeki ilk günümde hayatımın en iyi uykusunu uyudum.”

“Hoşgörü Son Yıllarda Önemli Ölçüde Azaldı”

Gösterilerini Türkiye'nin farklı şehirlerinde yıllarca sahnelediğini belirten Göktaş, kendisine yönelik müdahalenin neden bu dönemde gerçekleştiği sorusunu da yanıtladı.

Canlı izleyici karşısında yapılan gösteriler ile sosyal medyada yayılan kısa videolar arasında fark bulunduğunu dile getiren komedyen, geçmişte de ifade özgürlüğünün sınırlı olduğunu ancak hoşgörünün son yıllarda daha da azaldığını düşündüğünü söyledi.

Göktaş, siyasi liderlerin şakalara karşı bu kadar hassas davranmasının, mizahın toplumsal etkisini gösterdiğini savundu.

Cezaevinde Yeni Gösterisi İçin Malzeme Yazdı

Tutukluluk sürecinde dahi sahne gösterisinden pişmanlık duymadığını belirten Deniz Göktaş, cezaevinde geçirdiği dönemde yeni gösterisinde kullanmayı umduğu yaklaşık 20 dakikalık malzeme yazdığını da açıkladı.

Uluslararası sahnelerde de gösteriler yapan ve “Ölü Deniz” adlı stand-up gösterisi milyonlarca izlenmeye ulaşan Göktaş'ın açıklamaları, ifade özgürlüğü ve mizahın toplumsal rolü tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

Muhabir: Ezgisu Şimşek