DOLAR 18,8267 0.01%
EURO 20,4713 0.12%
ALTIN 1.170,700,26
BITCOIN 4341721,42%
Osmaniye
16°

AÇIK

06:48

İMSAK'A KALAN SÜRE

0

BEĞENDİM

ABONE OL

Gazeteci Ersin Şimşek’in hazırlayıp sunduğu Nasıl Oldu bölümünün bu haftaki konuğu ilçenin sevilen iş adamlarından Erkan İyi bayşanslı giriş oldu. İyi Grup Otomotiv’de gerçekleşen yayında Erkan iyi bugünlere nasıl geldiğini, hangi sektörde faaliyet gösterdiklerini ve gündeme dair samimi açıklamalarda bulundu.

-Erkan İyi Kimdir?

Öncelikle Erkan İyi sıradan bir vatandaştır. Düziçi’nde doğdum büyüdüm. Çocukluğum Üzümlü Mahallesi’nde geçti. 2002 yılında liseyi bitirdikten sonra 2003 yılında askere gittim. Askerden geldikten sonra 2010 yılına kadar çeşitli firmalarda çalıştım.
2010 yılından 2018 yılına kadar Düziçi’nde büyük firmaların taşeronluğunu yaptım. Kalıp, demir işleri yaptım.

2018 yılında Ahmet Kıraç’la ortaklık yaparak, Özkıraç İnşaatı kurduk. Beraber binalar yapmaya başladık ve ardından Beton Santrali, Galeri, Lokanta, Market’i kurduk.

iyi Beton santrali kurmadan önce oto korkuluk, bariyer işi, turizm işi, taşeronluk yapıyorduk. Beton santralini alana kadar fazla tanınırlığımız yoktu.
Fakat beton santralini aldıktan sonra Düziçi’nde insanların gözünde önünde gözükmeye başladık. Yani aslında birden olan bir şey değil bunlar yani. Geriden gelen birikimle olan bir şey bunların hepsi. Şu anda da galeri işi yapıyoruz. Restoran işimiz var biliyorsunuz. Market var. Oto korkuluk işine devam ediyoruz. Turizmde devam ediyoruz. Bunun yanı inşaatlarımızda da hız kesmeden devam ediyoruz.

Erkan iyi
Erkan iyi

-Beton santrali önceden bildiğiniz bir iş miydi?

Benim beton santralini alma gibi bir niyetim yoktu. Ben inşaat yapıyordum. İnşaatımı da DAB beton diye bir arkadaşımızdan beton alıyordum. Betonu da daire karşılığında daire vermişti. Ben kendisine 700 bin lira destek çıktım.
Destek çıkınca adamın durumu daha kötüye gidince bu sefer bana vermek istedi. 4 milyon 500 bin lira istediği beton santralini 5 milyon 500 bin liraya aldım. Bir milyon lira da fazlasını aldım. O zaman aldığımda üç tane mikserimiz bir tane pompamız vardı. Onlar da Renault’ydu zaten. Hurdaydı.
Biz işe girdiğimizde 5 milyon 500 bin lira büyük paraydı. Devülasyon oldu. O zamanda büyük ciddi bir para. Elimizde para kalmadı. Üç tane mikserle bir tane pompa var. Ne yapacağız? Ne edeceğiz? Bizim işimiz inşaat. Biz inşaattan ve hayvandan anlarız. Kurbanlık getireceğiz o sene. Ayağımız falan berbat. Ben ayağımı da yukarıya kadar çemredim çamur ya.
Yeni Düziçi Devlet Hastanesinin yapımını üstlenen firma sahibi gelmiş dediler. Ahmet Bey’e dedim ki abi dedim yürü gidelim üzerimizi değiştirelim. Hastanenin patronu gelmiş dedim. Ahmet Bey’de dedi ki Erkan rızkı veren Allah dedi. Yürü gel böyle gel gidelim dedi.

Adamla tanıştık, birkaç soru sordu. Ben iyi beton santraline yeni girdiğim için anlamıyorum. Senin beton santrali saatte kaç metreküp beton üretiyor dedi. Vallahi abi dedim bana dedim inşaat de, hayvan de. Ben bunlardan anlarım. Ama beton santralin betonun B’sinden anlamam. Benim adamlar bana diyor ki saatte 130 metre küp beton çıkartır. Ben de aynısını sana söyleyeyim dedim. Bir iki soru daha sordu. Sonra dedi ki ya bu benim hoşuma gitti bu çocuk dedi ya. Getirin sözleşmeyi dedi. Yapıyoruz sözleşmeyi. Betonu sizden alacağız dedi.
Niyetin düzgün olursa kazanırsın. Niyetin de bozuk olursa ileri gidemezsin abi. Bizim niyetimiz o adama yardımcı olmaktı. Allah niyetimizi bildiği için bizim önümüze farklı rızık kapıları açtı.

-Santrali aldığınız dünden bugüne ne değişti?

Şu anda 3 tane pompamız, 11 tane mikserimiz var. Mikserlerimizin hepsi Mercedes ve Ford’a çevirdik. Yani Renaultları, eskileri, hurdaları gönderdik.

Ben inşaattan geldiğim için, inşaatçıların aslında bütün müteahhitlerin ve inşaat firmasının halinden anlarım. Hani önceden biliyorsunuz Düziçi’nde, Dab Beton da dahil, 3 aylık çeki falan kabul ettiremiyorduk. Daire veremiyorduk. Onların halini anladığım için işin içine girdikten sonra ben arkadaşlarımızla müteahhit arkadaşlarımızdan uzun vadeli 5 aylık, 6 aylık çek aldım, daire aldım, araba aldım. Ne istiyorsa onlara yardımcı olabilecek, onları rahatlatabilecek her şeyi yaptım. En azından yaptığıma inanıyorum.

-Geçtiğimiz günlerde üzücü bir hadise yaşandı. Bir inşaat firması yetkilisine şuan ulaşılamıyor. Bu sebepten dolayı mağduriyet var. Bu piyasayı etkiledi mi?

Allah yardımcısı olsun. Düziçi’nde bazı arkadaşlarımıza bazı dostlarımıza zarar verdi. Ama şöyle söyleyeyim, bana zararı olmadı.

-Güven ortamı sarsıldı mı?

Güven ortamı sarsıldı. Müteahhit arkadaşlarımıza söylüyorum. Temelden daire almak artık zayıflayacak. Çünkü bir tane firma bitti. İnsanlar düşünecek ben temelden para verirsem nasıl olur diye.

-Erkan İyi neden bu kadar hızlı büyüdü, 4-5 ortağınız olduğu söyleniyor. Bunlara açıklık getirmek ister misiniz?

Çok şeyler konuşuluyor benim bir tane ortağım var oda Ahmet Kıraç. İkinci, üçüncü bir ortağım yok. Biz Düziçi’nde kaçmak için yatırım yapmak istemiyoruz. Biz şu anda Düziçi’nde ciddi anlamda yatırım yapıyoruz. Bugün iyi beton santrali, market, restoran, galeri bunların hepsi yatırım.
Şu anda yanımda 400 taneye yakın adam çalışıyor.
Arkamızdan konuşuyorlar. Mesela ben duyuyorum kulağıma geliyor ama önemsemiyorum. Yani şimdi benim batmam kimsenin yararına değil, bunu neden söylüyor? Bilmiyorum.

Seç Marketin ikinci şubesini açacağız
Bugün bizim iyi beton santralinin değeri 50 trilyon. Mesela örnek veriyorum, bugün restoran, market galeri, bunların hepsi yalan, biz bu şirketlerden istihdam sağlıyoruz.

400 kişiye istihdam sağlıyorsunuz ve ilçede bu sayı oldukça fazla. Siyaset gibi düşünceniz var mı?

Siyasetle hiçbir ilişkim yok. Siyasete girmeyi düşünmüyorum. Siyasetçi arkadaşlara da başarılar diliyorum.
400 kişi olur, 500 kişi olur. Ben burada arkadaşlarıma sadece şunu söylerim, inşalara faydalı olacaksın. iyi Beton santrali 50 trilyon ben bu parayı güneş enerji paneline kursam aylık 1 milyon 200 bin lira kazanırım. Akarı yok, kokarı yok. Ama biz öyle düşünmüyoruz. Nasıl insanlara faydalı olabiliriz onu düşünüyoruz. 400 kişi eve ekmek götürdüğü zaman biz mutlu oluyoruz. İnsanlar çalıştıkça mutlu.

-Sporcuya desteklerimiz biliyor bugüne kadar kimlere destek verdiniz?

Tek tek isim vermeyelim ama voleybol, kickbox, futbol gibi büyük ölçüde destek verdiğimiz insanlar oldu. Vermeye devam edeceğiz. Çünkü spor kulübünün ve sporcunun en büyük desteği sponsordur. Yani sponsor olmazsa kendi imkanlarıyla bir yere gidemez. Sürekli cebinden verirse yarıda bırakılar.
Düziçi Masterler ve veteranlar kulübüne forma sponsoru olduk. Orada arkadaşlarımız var, abilerimiz var, güzel insanlar var. Hatta futbol için beni de çağırdılar. Normalde oynarım ama şimdi iş yoğunluğundan dolayı vakit ayıramıyoruz.

-İlçeye kazandırmak istediğiniz bir projeniz var mı?

Şuanda 2 tane bina yapacağız. Üzümlüdeki projemiz Düziçi standartlarının dışında bir proje.

Çocuk tenis kortu, basketbol sahası, voleybol sahası, yürüyüş yolu, bisiklet yolu, güneş enerji sistemi. Aslında benim hayalimde olan proje onu da Allah nasip ederse inşallah 1 buçuk aya kadar başlatacağız.

Toplamda 4 dönümün üzerinde 2 tane blok oluşturacağız. 70 tane daire içerisinde kuaför, market spor salonu olan bir site yapacağız.
Güvenlikli, dışarsına 1,5 mere yüksekliğinde perde üzerine tel örgü, çatıya güneş paneli yerleştirip ortak kullanım alanlarına çevre aydınlatması yapacağız.

-Piyasadaki evlerle arasındaki fiyat farkı tahminen ne olacak?

Şuanda inşaat maliyeti yükseldi. Bugün üç artı bire normal piyasada 1 milyon 200 bin lira diyorsa, biz 1 milyon 600 bin civarında olacak
Benim çocuğum var mesela ama ben apartmandan aşağı inmesine razı değilim. Niye razı değilim? Bir sürü araba geçiyor. Bir sürü insan geçiyor. Sıkıntı. Ama güvenlikli bir site yaptığımda oyun parkı, çocuk parkı yaptığımda insanlar evlerinde oturduğu sürece, yattığı sürece, uyuduğu sürece çocukları istediği kadar aşağıda oynasın. Hiçbir sıkıntı olmayacak. Bunun için 300-400 bin lira ben şahsi olarak veririm. Tabii insanlar şu anda bütçesi farklı. Ben orayı bitirip öyle satmayı düşünüyorum. Planım öyle.
Sen dürüst çalışırsan, doğru duvarı yıkılmaz. Ben köylü çocuğuyum. Önceden köyden gelirken el kaldırırdık arabalara. Lüks bir araba geçtiğinde el kaldırmazdık. Ya almaz diye bir de lüks diye yani şimdi üzerimiz başımız kirli olurdu. Allah’a binlerce şükürler olsun. Ben kimseyi el kaldırmasa dahi yolda bırakmadım. Hiç kimseyi çıktığım hiç kimseyi yolda bırakmadım. Sözümde bir yanlışım olmadı. Kime söz verdiysem onu yerine getirdim. Onun için kurban olduğum Allah da beni de arada yolda bırakmıyor.

-Bugünleri hiç hayal ettiniz mi?

Hayal etmedim. Önceden şöyle düşünüyordum. Hani bir emekli olsam rahat olur, yerimde dururum diyordum Kontrolsüz bir şekilde büyüdük. Şimdi bunları tabii ki hayal etmiyorduk. Nereden hayal edecek abi? Bugün en kötü ihtimal bir arabamız, bir emekli maaşımız olsa yeter hesabı yapıyorduk. Muhtemelen arkadaşlarımızın bizim önceki 25-29 yaşlarındaki insanların hayali de budur yani. Bir evi, bir arabası, bir de emekli maaşı olsun yeter. Kimin ne zaman çıkacağını, kimin ne zaman batacağını, kimin nasıl gideceğini ona ancak Allah bilir. Ama sen doğru çalışırsan ben şuna inanıyorum. Doğru duvar yıkılmaz. İfadelerini kullandı. Röportaj: Ersin Şimşek

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r