<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Sabır Gazetesi | Osmaniye ve Türkiye Haberleri</title>
    <link>https://www.sabirgazetesi.com</link>
    <description>Akdeniz ve Türkiye'den taze haberler! Öne çıkan gelişmeler, güncel olaylar ve özgün içeriklerle</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sabirgazetesi.com/rss/mus" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Sabır Gazetesi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 02 Aug 2026 02:06:37 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/rss/mus"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Yer yer kar örtüsünün bulunduğu Kurtik Dağı binlerce küçükbaş hayvanı ağırlıyor]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/yer-yer-kar-ortusunun-bulundugu-kurtik-dagi-binlerce-kucukbas-hayvani-agirliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/yer-yer-kar-ortusunun-bulundugu-kurtik-dagi-binlerce-kucukbas-hayvani-agirliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Zengin bitki örtüsü ve su kaynaklarına sahip yaylalarda konaklayan göçerler, günde iki kez sağdıkları koyunlarından yoğurt, tereyağı ve peynir elde ediyor - Göçerlerden İbrahim Geçit: - 'Serin hava ve temiz su sayesinde hayvanlar daha sağlıklı oluyor, sıcak havanın neden olduğu hastalıklar daha az görülüyor. Karın üzerinde hayvanları otlatmak hem hayvanlar hem de bizim için oldukça verimli oluyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MUŞ (AA) - SABRİ YILDIRIM - Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki sıcak illerde hayvancılık yapan göçerler, yaz döneminde binlerce hayvanla Muş'ta yer yer kar bulunan Kurtik Dağı yaylalarında konaklıyor.</p>

<p>Yazın kavurucu sıcakların etkili olduğu Batman, Mardin ve Siirt gibi illerdeki göçerler, ilkbaharda Muş'un 2 bin 645 rakımlı Kurtik Dağı eteklerindeki yaylalara çadırlarını kuruyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Yüksek rakımlı, zengin bitki örtüsüne ve su kaynaklarına sahip yaylalarda yaz boyunca konaklayan göçerler, hayvanlardan elde ettikleri sütle yaptıkları yoğurt, tereyağı ve peyniri satarak kış hazırlığı yapıyor.</p>

<p>Kışın yağan karın hala kısmen bulunduğu serin yaylada doğayla iç içe vakit geçiren göçerler, hayvanlarının bakımını yapıyor. Sonbaharda havaların soğumaya başlamasıyla ise memleketlerine dönmek için günlerce sürecek yolculuğa çıkıyorlar.</p>

<p>'Bu yıl kar çok fazla yağdığı için geç eridi'</p>

<p>Mardin'in Nusaybin ilçesinden gelen göçerlerden Davut Geçit, AA muhabirine, yaz ortasında sürüdeki hayvanları kar örtüsü üzerinde bir süre bekleterek serinlemelerini sağladıklarını söyledi.</p>

<p>Bu yöntemle hayvanların sıcak havadan daha az etkilendiğini belirten Geçit, şunları kaydetti:</p>

<p>'Hayvanlarımızı otlatırken bir süre karın üzerinde bekletiyoruz. Temmuz ayında olmamıza rağmen yaylada hala büyük kar kütleleri var. Bu yıl kar çok fazla yağdığı için geç eridi. Kar örtüsü üzerinde serinleyen koyunların otlama isteği artıyor. Daha fazla ot tükettikleri için süt verimleri yükseliyor. Hayvanlarımızı günde iki kez sağıyoruz. Elde ettiğimiz sütten peynir üretip satıyoruz.'</p>

<p>Hayvanları günde iki kez karın bulunduğu alana getirdiklerini ifade eden besici İbrahim Geçit ise 'Bu yıl karın bol olması sayesinde hayvanlar daha rahat besleniyor. Hayvanlar daha çok ot yediği için süt verimleri artıyor. Serin hava ve temiz su sayesinde hayvanlar daha sağlıklı oluyor, sıcak havanın neden olduğu hastalıklar daha az görülüyor. Karın üzerinde hayvanları otlatmak hem hayvanlar hem de bizim için oldukça verimli oluyor.' diye konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Muş</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/yer-yer-kar-ortusunun-bulundugu-kurtik-dagi-binlerce-kucukbas-hayvani-agirliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Jul 2026 11:22:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/07/yer-yer-kar-ortusunun-bulundugu-kurtik-dagi-binlerce-kucukbas-hayvani-agirliyor.jpg" type="image/jpeg" length="54102"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Malazgirt'teki kazılarda çıkarılan iskeletler bilim insanlarının merceğinde]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/malazgirtteki-kazilarda-cikarilan-iskeletler-bilim-insanlarinin-merceginde</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/malazgirtteki-kazilarda-cikarilan-iskeletler-bilim-insanlarinin-merceginde" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Kazı alanı sorumlusu Uzman Arkeolog Muhammed Dolmuş: - 'İskelete ulaşıldıktan ve tüm aşamalar belgelenip gerekli görüntüler alındıktan sonra, kalıntılar detaylı inceleme yapılmak üzere Hacettepe Üniversitesi ve Muş Alparslan Üniversitesi'ndeki laboratuvarlara gönderiliyor' - Proje Koordinatörü Dr. Mehmet Sait Sütcü: - 'Ulaştığımız iskelet iyice temizleniyor, alan içindeki konumu belirleniyor, dijital kayıtları alınıyor, fotoğrafları çekiliyor ve her türlü belgeleme yapılıyor]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MUŞ (AA) - İBRAHİM YALDIZ - Muş'un Malazgirt ilçesinde 'Selçuklu Şehitliği' olduğu değerlendirilen alanda yapılan kazı çalışmalarıyla tespit edilen mezarlardan çıkarılan iskeletler, antropolojik inceleme ve antik DNA analizleri için laboratuvarlara taşınarak bilim insanları tarafından inceleniyor.</p><p>Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünün desteğiyle, Ahlat Müze Müdürlüğü ile Muş Alparslan Üniversitesinin ortaklığında 2020 yılında başlatılan 'Malazgirt Savaş Alanının Tespiti, Tarihi ve Arkeolojik Yüzey Araştırma Projesi' devam ediyor.</p><p>Proje kapsamında arkeolog, antropolog, sanat tarihçisi ve tarihçilerden oluşan uzman ekip, ilçeye 7,5 kilometre uzaklıktaki Afşin Mahallesi'nde 'Selçuklu Şehitliği' olduğu değerlendirilen alanda kazı çalışması yapıyor.</p><p>Bu yıl yüzey araştırmaları sırasında tespit edilen 18 mezarın bulunduğu bölgede çalışan kazı ekibi, mezarların çevre taşları ile baş ve ayak şahidelerini belgeliyor.</p><p>Daha sonra 80-110 santimetre derinlikte bulunan bazalt mezar kapak taşlarına ulaşan görevliler, ana kaya oyularak oluşturulan sanduka mezarları gün yüzüne çıkarılıyor.</p><p>Titiz bir çalışmayla mezarlardan alınarak Hacettepe Üniversitesi İnsan Davranışsal Ekolojisi ve Arkeometri Laboratuvarına gönderilen kemikler üzerinde Prof. Dr. Ali Metin Büyükkarakaya tarafından ölüm sebebi, yaş, cinsiyet ve hastalık gibi araştırmalar yapılıyor.</p><p>Daha sonra Muş Alparslan Üniversitesi Selçuklu ve Malazgirt Uygulama ve Araştırma Merkezi'ndeki Antropoloji Laboratuvarı'na getirilen iskeletlerde antik DNA çalışmaları gerçekleştiriliyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Burada çok özverili bir çalışma gerçekleştiriliyor'</p><p>Kazı alanı sorumlusu Uzman Arkeolog Muhammed Dolmuş, AA muhabirine, söz konusu alanda yaptıkları detaylı yüzey araştırmaları neticesinde tespit ettikleri mezarlardan aldıkları karbon örneklerinin analiz sonuçlarının Malazgirt Savaşı'nın yaşandığı dönemi işaret ettiğini söyledi.</p><p>Bu bulgular üzerine çalışma alanını genişlettiklerini anlatan Dolmuş, '2022, 2023 ve 2024 yıllarında gerçekleştirilen çalışmalarda 52 mezarla karşılaştık. Söz konusu mezarların tamamında İslami gömü geleneklerine uygun biçimde defin yapılmış. Yüzde 40'lık bölümü genç-yetişkin erkek bireylerden oluşuyor. 2026 yılı çalışmalarımıza haziranda başladık. Bu kapsamda 10'a 10 metrelik bir alanda kazı çalışmalarını sürdürüyoruz. Şimdiye kadar 18 yetişkin bireye ait mezarla karşılaştık.' dedi.</p><p>En üst seviyede mezarların çevre taşları ile ayak ve baş şahidelerinin bulunduğunu belirten Dolmuş, şu bilgileri verdi:</p><p>'Burada çok özverili bir çalışma gerçekleştiriliyor. Arkeolog arkadaşlarımızın yanı sıra antropologlar ve tarihçilerimizle multidisipliner bir çalışma yürütüyoruz. Derinleşme çalışmalarında 80-110 santimetre derinlikteki mezarların kapak taşlarına ulaşıyoruz. Bu kapak taşlarının sayıları değişkenlik gösterebiliyor. Yetişkin bireylerde 4 ile 7 arasında kapak taşı bulunuyor. Bunlar genellikle bölgede sıklıkla karşılaşılan bazalt taşlardan oluşuyor. Kapak taşlarını kaldırdığımızda ise ana kayayı oluşturan ve kaliş olarak adlandırdığımız yapının yaklaşık 40 santimetre derinliğinde oyulmasıyla oluşturulan defin alanını görüyoruz. Özellikle antropolog arkadaşlarımız, insan iskelet kalıntılarına ulaşabilmek amacıyla kapak taşlarının kaldırılmasının ardından tüm aşamaları kayıt altına alarak detaylı kazı çalışmaları yürütüyor. İskelete ulaşıldıktan ve tüm aşamalar belgelenip gerekli görüntüler alındıktan sonra, kalıntılar detaylı inceleme yapılmak üzere Hacettepe Üniversitesi ve Muş Alparslan Üniversitesi'ndeki laboratuvarlara gönderiliyor.'</p><p>- 'Elde edilen her buluntunun kayıtlarını alıyoruz'</p><p>Proje Koordinatörü Dr. Mehmet Sait Sütcü ise çalışmalarda ortaya çıkarılan iskeletlerin radyokarbon analizlerinin 11 ve 12. yüzyılları sonucunu verdiğini vurguladı.</p><p>Bu yıl tespit ettikleri 18 mezarın kapak taşlarına ulaşarak açmaya başladıklarını dile getiren Sütcü, 'Buradan elde ettiğimiz iskeletler önce Muş Alparslan Üniversitesi laboratuvarında temizlenerek hazırlanacak. Daha sonra Hacettepe Üniversitesinden Prof. Dr. Ali Metin Büyükkarakaya hocamızın kontrolü için oraya gönderilecek. Oradaki çalışmalar tamamlandıktan sonra Muş Alparslan Üniversitesi'nde kurulan Antik DNA Laboratuvarı'na getirilerek buradaki testler tamamlanacak. Burada dördüncü yılda yaklaşık 100 mezar açmayı hedefliyoruz. Elde edilecek sonuçlara göre bu alanın Malazgirt Savaşı ile nasıl bir bağ kurduğunu bilimsel olarak ortaya koymuş olacağız.' diye konuştu.</p><p>Mezarlarda çok hassas bir çalışmanın yürütüldüğünü anlatan Sütcü, şunları kaydetti:</p><p>'Kapak taşlarına ulaştığımız andan itibaren sadece ince aletler ve küçük fırçalar kullanıyoruz. Bunları adım adım, santim santim kazıyoruz. Elde edilen her buluntunun kayıtlarını alıyoruz. Ulaştığımız iskelet iyice temizleniyor, alan içindeki konumu belirleniyor, dijital kayıtları alınıyor, fotoğrafları çekiliyor ve her türlü belgeleme yapılıyor. Ardından laboratuvar işlemleri için buradan alınıp götürülecek. İşlemler bittikten sonra da bu mezarlar, her biri kendi mezar numarasına göre belirtildiği yere yeniden defnedilecek.'</p><p>Antropolog Mevhibe Elvan Öztürk de 'İskeletleri arazide çok ince işçilikle ve titizlikle çalışarak açıyoruz. Bunun asıl sebebi, kemiklerde savaşa dair bir patolojik bulgu varsa buna zarar vermemek. Kemikleri ayrı ayrı poşetlere koyup laboratuvarımıza getiriyoruz. Laboratuvarda kemikler yıkanıyor, anatomik pozisyonda diziliyor. Kurutulduktan sonra ise ön rapor çıkarılıyor. Bu ön raporda iskeletin yaşı, cinsiyeti ve özellikle kafatasında ya da genel olarak tüm kemiklerde savaşa dair herhangi bir patolojik bulgu olup olmadığı inceleniyor ve raporlanıyor.' dedi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Muş</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/malazgirtteki-kazilarda-cikarilan-iskeletler-bilim-insanlarinin-merceginde</guid>
      <pubDate>Fri, 03 Jul 2026 11:19:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/07/malazgirtteki-kazilarda-cikarilan-iskeletler-bilim-insanlarinin-merceginde.jpg" type="image/jpeg" length="56471"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Muş'ta yağışlar geçen yıla göre yüzde 200 arttı]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/musta-yagislar-gecen-yila-gore-yuzde-200-artti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/musta-yagislar-gecen-yila-gore-yuzde-200-artti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Muş Alparslan Üniversitesi Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Dölek: - '2025'te kış sezonunda 100 milimetre civarında olan yağış, bu yıl 300 milimetre civarına çıkarak kış sezonunun aşırı yağışlı bir döneme karşılık geldiği, bu da ürün ve rekolte anlamında Muş için bir artışı ifade edeceğini belirtmek mümkün']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MUŞ (AA) - İBRAHİM YALDIZ - Tarım ve hayvancılıkla öne çıkan, geniş mera ve çayır alanlarına sahip Muş'ta, geçen yılın aynı dönemine göre yağış yüzde 200 arttı.</p><p>Bölgede etkili olan, hayatı ve ulaşımı zorlaştıran yoğun yağışlar, baraj, gölet, akarsu ve yeraltı su kaynakları için 'can suyu' oldu.</p><p>Uzun ve çetin geçen kış boyunca yoğun kar alan Muş'ta ilkbaharda da etkili olan yağışlar, toprak nemini artırıp kuraklık riskini azalttı.</p><p>Geçen yıl yağış yetersizliği nedeniyle tarım sezonunun kurak geçtiği kentte, bu yıl aynı döneme göre yağış miktarında yüzde 200 artış kaydedildi.</p><p>Bol yağışlar, ekilebilen tarım alanı bakımından önemli konumda olan Muş Ovası'nda çiftçilik yapan vatandaşları ve geçen yıl yeterli su ve otlak bulamadıkları için erkenden yerleşim yerleri yakınına inmek zorunda kalan besicileri de sevindirdi.</p><p>- 'Bunu bir fırsat penceresi olarak görmek lazım'</p><p>Muş Alparslan Üniversitesi Afet Yönetimi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Dr. Öğr. Üyesi İskender Dölek, AA muhabirine, yoğun yağışların tarımla uğraşanlar için sevindirici ve verimli bir dönemi işaret ettiğini söyledi.</p><p>Yağışların fırsata dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Dölek, '2025'te kış sezonunda 100 milimetre civarında olan yağış, bu yıl 300 milimetre civarına çıkarak kış sezonunun aşırı yağışlı bir döneme karşılık geldiği, bu da ürün ve rekolte anlamında Muş için bir artışı ifade edeceğini belirtmek mümkün. Bunu bir fırsat penceresi olarak görmek lazım.' dedi.</p><p>Birkaç yıldır yaşanan kuraklığın aşırı yağışlı bir döneme doğru evirildiğini belirten Dölek, şunları kaydetti:</p><p>'Bu durum, suyun sürdürülebilir kullanımı açısından bir fırsat penceresi sunmaktadır. Yeraltı suyu bilinçli ve kontrollü kullanılmalı, vahşi sulama yöntemleri terk edilerek modern basınçlı sulama sistemlerine geçilmelidir. Ayrıca, su ihtiyacı gözetilerek bölgelerin ürün desenleri yeniden planlanmalıdır. Yüzde 300'e varan yağış artışı, barajlarda ve akarsuların debisinin yükselmesine, bölgesel olarak bazı yerlerde su baskınları ve taşkınlara neden oldu. Geçen yıllarda ciddi anlamda meteorolojik kuraklık yaşadığımız ama son dönemde düşen yağışlarla birlikte son 20 yılın en yüksek yağış değerlerinin kaydedildiği ve bu yılın da değerlere veya olasılıklara bakıldığında aşırı yağışlı bir yıl olarak kayıtlara geçeceğini öngörebiliriz.'</p><p>- Yağışlar tarım ve hayvancılıkla uğraşan vatandaşları sevindirdi</p><p>Tarım ve Orman İl Müdürü Necattin Gönç ise kentte tarımsal üretim açısından çok güçlü bir üretim altyapısının olduğunu ifade etti.</p><p>İlin tarımsal üretimde ciddi bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Gönç, 'Muş'ta arazi dağılımımızın yüzde 50'sini çayır ve mera alanları oluşturmakta. Dolayısıyla hem tarımsal üretim hem de hayvancılık açısından çok ciddi artı ve avantajları da beraberinde getirmekte. İlimizde özellikle son dönemlerde yoğun yağışların etkili olduğunu söyleyebiliriz. Yağışların tarımsal üretim açısından ciddi anlamda olumlu etkileri söz konusu. Bu yağışlar özellikle toprak nemini artırarak kuraklık riskini azaltıyor, bitkilerin ekim ve çıkış dönemlerinde gelişimini destekliyor. Ayrıca, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarımızı beslemesi, rezerv miktarlarımızı artırması, sulama ihtiyacını azaltması ve bitkinin fenolojik gelişimini doğrudan olumlu anlamda etkilemesi gibi çok ciddi artıları da beraberinde getirmekte.' diye konuştu.</p><p>Gönç, 'İlimizde mevcut yağışların bitkisel ve tarımsal üretimi olumlu anlamda etkilediğini söyleyebiliriz. Yoğun yağışların özellikle üreticilerimiz tarafından doğru kültürel işlemlerle desteklenmesi durumunda çok verimli bir hasat döneminin de habercisi olarak değerlendirmemiz mümkün.' ifadelerini kullandı.</p><p>- 'Her yer yemyeşil oldu'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Çiftçi Ramazan Köç de 'Hayvanlarımızı meraya çıkardık. Bu yıl yağışın fazla olması nedeniyle geçen yıla göre otlar daha erken yeşerdi ve daha güzel oldu. Mutluyuz.' dedi.</p><p>Muş Ovası'nda 50 yıldır hayvancılık yapan Bilal Yalçın, 'Bu yıl geçen yıla göre daha yağışlı geçiyor. Her yer yemyeşil oldu. Bereketli bir yıl bekliyoruz.' şeklinde konuştu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Genel, Muş</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/musta-yagislar-gecen-yila-gore-yuzde-200-artti</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 12:00:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/musta-yagislar-gecen-yila-gore-yuzde-200-artti.jpg" type="image/jpeg" length="78626"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
