<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/" xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/" xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/" version="2.0">
  <channel>
    <title>Sabır Gazetesi | Osmaniye ve Türkiye Haberleri</title>
    <link>https://www.sabirgazetesi.com</link>
    <description>Akdeniz ve Türkiye'den taze haberler! Öne çıkan gelişmeler, güncel olaylar ve özgün içeriklerle</description>
    <atom:link xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom" href="https://www.sabirgazetesi.com/rss/bilim" type="application/rss+xml"/>
    <language>tr-TR</language>
    <copyright>Sabır Gazetesi</copyright>
    <category>News</category>
    <lastBuildDate>Sun, 03 May 2026 04:27:02 +0300</lastBuildDate>
    <ttl>1</ttl>
    <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/rss/bilim"/>
    <atom:link rel="hub" href="https://pubsubhubbub.appspot.com/"/>
    <item>
      <title><![CDATA[Depremzede öğrenciler, geri dönüşüm malzemeleriyle insansız kara aracı geliştirdi]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/depremzede-ogrenciler-geri-donusum-malzemeleriyle-insansiz-kara-araci-gelistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/depremzede-ogrenciler-geri-donusum-malzemeleriyle-insansiz-kara-araci-gelistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Hataylı lise öğrencilerinin konteyner sacı, bisiklet zinciri ve oyuncak araba parçaları kullanarak tasarladığı mayın tarama ve imha aracı, Hataybot Robot Yarışması'nda ilk 5'e girdi]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>HATAY (AA) - MEHMET BAYRAK - Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023'teki depremlerden etkilenen Hatay'ın Reyhanlı ilçesinde yaşayan 4 lise öğrencisi, geri dönüşüm malzemeleriyle insansız kara aracı prototipi yaptı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Reyhanlı Taipei Dostluk Anadolu Lisesi 12. sınıf öğrencisi 4 arkadaş, geri dönüşüm malzemeleriyle insansız kara aracı tasarladı.</p><p>Okul dışı zamanlarında bir araya gelen öğrenciler, yaklaşık 3 ay süren çalışma sonunda 'ŞAHUBERR.MG1' adını verdikleri insansız kara aracının prototipini geliştirdi.</p><p>Öğrencilerin konteyner sacı, bisiklet zinciri, araba aküsünün yanı sıra oyuncak araba parçaları kullanarak tasarladığı araç, komut sistemiyle hareket ediyor, bulunduğu yerden anlık görüntü aktarımı sağlıyor.</p><p>Üzerinde mayın tarama ve imha sistemi de bulunan insansız kara aracıyla Hataybot Robot Yarışması'nda ilk 5'e girmeye hak kazanan öğrenciler, katılacakları TEKNOFEST 2026'da da başarılı olmak istiyor.</p><p>- Öğrenciler projelerini geliştirmek için çalışıyor</p><p>Öğrencilerden Mehmet Ali Gençer, AA muhabirine, projeyi operasyonlarda görev alan asker ve polislere destek olmak için yaptıklarını söyledi.</p><p>Prototipini tasarladıkları insansız kara aracı sayesinde arazideki mayınların risk alınmadan temizlenebileceğini belirten Gençer, araca geçici olarak ekledikleri ateşleme sistemini kalıcı hale getirmek için çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.</p><p>Öğrencilerden Muhammet Mustafa Şanverdi de amaçlarının operasyon bölgelerindeki mayınların tespitini yaparak, imha etmek olduğunu dile getirdi.</p><p>Tankın üretiminde geri dönüşüm malzemeleri kullandıklarını anlatan Şanverdi, şöyle konuştu:</p><p>'Deprem bölgesinde olduğumuz için konteyner saclarını kullanarak tankın dış kaportasını yaptık. Bisiklet dişlileri ve zincirini kullandık, akülü araba aküsü kullanarak motor gücünü sağladık. Eski oyuncaklarımızın lazerlerini kullanarak da lazerli tespit etme yeri yaptık.'</p><p>Şanverdi, ateşleme sistemini geliştirerek, kamera sistemini de daha iyi hale getirmeye çalıştıkları araçlarıyla katılacakları TEKNOFEST 2026'dan dereceyle dönmek istediklerini belirtti.</p><p>Kimya öğretmeni Döne Şahin ise alanı olmamasına rağmen öğrencilerine destek olmaya çalıştığını ifade etti.</p><p>Öğrencilerinin tasarlama sürecindeki heyecanlarına ortak olduğunu anlatan Şahin, şunları kaydetti:</p><p>'Öğrencilerime okulu aksatmadıkları sürece destek olmak istedim. Önceliğimiz her zaman okul ve dersleri oldu. Birbirlerinin evinde kalarak, hepsi bir arada, bazen gecenin geç saatlerine kadar çalışarak cihazı tamamladılar, el ele verdiler başardılar. Bu çocukların donanım ve yazılım dersleri yok, meslek lisesi öğrencisi değiller, Anadolu lisesi öğrencilerinden böyle bir proje çıkması çok güzel bir şey.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Hatay, Teknoloji, Bilim</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/depremzede-ogrenciler-geri-donusum-malzemeleriyle-insansiz-kara-araci-gelistirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 12:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/05/depremzede-ogrenciler-geri-donusum-malzemeleriyle-insansiz-kara-araci-gelistirdi.jpg" type="image/jpeg" length="55094"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[LG yeni Hyper Mini LED teknolojili oyun monitörünü piyasaya sürecek]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/lg-yeni-hyper-mini-led-teknolojili-oyun-monitorunu-piyasaya-surecek</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/lg-yeni-hyper-mini-led-teknolojili-oyun-monitorunu-piyasaya-surecek" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- LG Medya Eğlence Çözümleri Şirketi Ekran İş Birimi Başkanı Lee Choong-hwoan: - 'UltraGear evo, her ayrıntının net bir şekilde görülmesini sağlayan gelişmiş ışık kontrolü özelliğiyle oyuncuların ekrandaki aksiyona tamamen dalmasını sağlıyor']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - LG Electronics (LG), Hyper Mini LED teknolojisiyle donatılan yeni UltraGear evo GM9 5K oyun monitörünü ağustos ayından itibaren satışa sunacak.</p>

<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, Tüketici Elektroniği Fuarı (CES) 2026'da tanıtılan 27GM950B model cihaz, LG'nin yeni nesil ekran teknolojisini gelişmiş oyun özellikleriyle birleştirerek yüksek performanslı ürünler sunma vizyonunu yansıtıyor.</p>

<p>Yeni UltraGear evo modeli, hassas ve dinamik görseller sunan 5K oyun monitörlerine yönelik artan talebi karşılıyor. 5K çözünürlük (5.120 x 2.880), şirketin Hyper Mini LED teknolojisiyle bir araya gelerek daha fazla netlik, derinlik ve gerçekçilik sunuyor, oyun deneyimini daha sürükleyici hale getiriyor.</p>

<p>LG'nin Hyper Mini LED teknolojisi, hassas ışık kontrolü sağlamak üzere çok sayıda yerel karartma bölgesi içeren gelişmiş bir mimariye sahip bulunuyor. Bu sayede ultra yüksek parlaklık ve gelişmiş anti-blooming performansı sağlanıyor.</p>

<p>Hyper Mini LED teknolojisiyle donatılmış UltraGear evo GM9, VESA DisplayHDR 1000 sertifikasına ve 1,250 nitlik maksimum parlaklığa sahip. Yeni oyun monitörü, daha net ve dinamik görüntüler için ayrıntıları ve kontrastı artırarak, oyuncuların oyunun yoğun anlarında bile kritik unsurları net bir şekilde görmesini sağlıyor. İster grafik açısından zorlu bir AAA oyunu ister aksiyon dolu bir nişancı oyunu olsun, söz konusu teknoloji deneyimi bir üst seviyeye taşıyor. Cihazın güçlü parlaklığı, patlama sahnelerinden derin siyahların içinden net vurguların ortaya çıktığı gece gökyüzüne kadar önemli anlarda öne çıkıyor.</p>

<p>LG'nin UltraGear evo 5K Hyper Mini LED oyun monitörü, panel ile LED arka ışığı arasındaki boşluğu minimuma indirecek şekilde tasarlandı. Bu sayede ışık sızıntısı azaltılıp, güçlü bir anti-blooming performansı elde edilirken, yüksek çözünürlüklü Mini LED ekranlarda zaman zaman görülebilen görsel bozulmalar ortadan kaldırılıyor.</p>

<p>Söz konusu teknolojiye sahip 27GM950B, halo etkisini minimuma indirgeme özelliğini doğrulayan TÜV Rheinland Anti Blooming sertifikasını aldı. Monitör, doğru siyahlar ve canlı kontrast ile net ve keskin görüntüler sunuyor.</p>

<p>- Daha yüksek kontrast hassasiyeti sağlıyor</p>

<p>Cihaz, geleneksel Mini LED monitörlerden 1,5 kat daha fazla 2 bin 304 yerel karartma bölgesi içeriyor, bu sayede ışığı daha hassas bir şekilde yönetebiliyor ve daha yüksek kontrast hassasiyeti ile parlaklık elde edebiliyor.</p>

<p>Oyun monitörü, cihaz üzerinde bulunan yapay zeka çözümüyle oyun deneyimini geliştiriyor. 5K AI Upscaling özelliğine sahip ürün, kullanıcıların mevcut oyun kurulumlarını yükseltmesine veya GPU performansını zorlamasına gerek kalmadan ekran içeriğini akıllı bir şekilde 5K çözünürlüğe yükseltiyor. Bu özellik, ek gecikme olmadan daha ince ayrıntılar ve keskin bir çözünürlük sağlıyor. AI Scene Optimization ve AI Sound gibi yapay zeka destekli iyileştirmeler, net ve dengeli görüntü ve ses sunuyor.</p>

<p>Monitör, ekrandaki aksiyonu akıcı, oyun deneyimini ise pürüzsüz ve hızlı hale getiren gelişmiş teknolojiler barındırıyor. Çift Mod, kullanıcıların sinematik ve görsel odaklı oyunlar için 165 Hz'de 5K çözünürlük ile rekabetçi oyunlar için 330 Hz'de QHD çözünürlük arasında geçiş yapmasına olanak tanırken, her iki mod da 1 ms (GtG) tepki süresiyle hareket netliği sunuyor. Ürün ayrıca NVIDIA G-SYNC uyumluluğu ve AMD FreeSync Premium desteği sunarak ekran yırtılma ve titremelerini ortadan kaldırıyor.</p>

<p>Oyun ve üretkenlik için gelişmiş bağlantı özelliklerini destekleyen cihazda yer alan DisplayPort 2.1 (UHBR20) ve 90 W Power Delivery özellikli USB-C, kullanıcıların tek bir kabloyla yüksek bant genişliğine sahip verileri aktarmasına ve dizüstü bilgisayara güç sağlamasına olanak tanıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Söz konusu monitör, zorlu görsel görevler için gereken netlik ve hassasiyeti sunarak içerik üreticiler ve profesyoneller için de uygun bir ekran çözümü oluşturuyor. Cihazın ağustos ayından itibaren satışa sunulması planlanıyor.</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen LG Medya Eğlence Çözümleri Şirketi Ekran İş Birimi Başkanı Lee Choong-hwoan, 'Hyper Mini LED teknolojisine sahip UltraGear evo oyun monitörümüz, daha yüksek görsel hassasiyet, netlik ve kontrol arayan oyuncular için cazip bir yeni seçenek sunuyor. Yüksek çözünürlüklü oyun deneyimi için yeni bir çığır açan UltraGear evo, her ayrıntının net bir şekilde görülmesini sağlayan gelişmiş ışık kontrolü özelliğiyle oyuncuların ekrandaki aksiyona tamamen dalmasını sağlıyor.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji, İstanbul</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/lg-yeni-hyper-mini-led-teknolojili-oyun-monitorunu-piyasaya-surecek</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/05/lg-yeni-hyper-mini-led-teknolojili-oyun-monitorunu-piyasaya-surecek.jpg" type="image/jpeg" length="26804"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Astronot David Carl Hilmers Haliç Üniversitesi öğrencileriyle buluştu]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/astronot-david-carl-hilmers-halic-universitesi-ogrencileriyle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/astronot-david-carl-hilmers-halic-universitesi-ogrencileriyle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Haliç Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen öğrenci buluşmaları kapsamında ABD Havacılık ve Uzay Ajansında (NASA) görev yapmış astronot ve hekim Prof. Dr. David Carl Hilmers öğrencilerle bir araya geldi.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Haliç Üniversitesi Tıp Fakültesi tarafından düzenlenen öğrenci buluşmaları kapsamında ABD Havacılık ve Uzay Ajansında (NASA) görev yapmış astronot ve hekim Prof. Dr. David Carl Hilmers öğrencilerle bir araya geldi.</p>

<p>Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, etkinlikte öğrencilerle uzay tıbbı alanındaki deneyimlerini paylaşan Hilmers, hekimlik kariyeri ile astronotluk sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.</p>

<p>Haliç Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Mustafa Özen'in de katıldığı organizasyonda öğrenciler, uzay tıbbı ve astronotluk alanlarına ilişkin sorularını Hilmers'a doğrudan yöneltme fırsatı buldu. Programın ardından Haliç Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Enes Eryarsoy, Hilmers ile bir araya gelerek yürütülen çalışmalar hakkında bilgi aldı ve akademik işbirliği olanakları üzerine görüştü.</p>

<p>Açıklamada etkinlikteki görüşlerine yer verilen Hilmers, NASA bünyesinde dört uzay mekiği görevinde astronot olarak yer aldığını, aynı zamanda Baylor College of Medicine'de iç hastalıkları ve pediatri profesörü olarak görev yaptığını belirtti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Hepatitis B Free organizasyonunda baş tıbbi sorumlu olarak çalışmalarını sürdürdüğünü ifade eden Hilmers, hekimlik kariyerinin disiplin, azim ve bilimsel merak temelinde şekillendiğini, astronotluğa uzanan süreçte farklı disiplinlerde edinilen deneyimlerin önem taşıdığını vurguladı.</p>

<p>Uzay ortamında insan vücudunun karşılaştığı fizyolojik zorluklara değinen Hilmers, mikro yer çekimi koşullarının kas-iskelet ve bağışıklık sistemleri üzerindeki etkilerinin tıp bilimi açısından araştırma alanları oluşturduğunu ifade etti.</p>

<p>Hilmers, söz konusu çalışmaların yalnızca uzay görevlerine değil, dünya üzerindeki sağlık uygulamalarına da katkı sunduğunu aktardı.</p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji, İstanbul</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/astronot-david-carl-hilmers-halic-universitesi-ogrencileriyle-bulustu</guid>
      <pubDate>Fri, 01 May 2026 09:55:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/05/astronot-david-carl-hilmers-halic-universitesi-ogrencileriyle-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="80873"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Salda Gölü uzay çalışmalarına 'doğal laboratuvar' ortamı sunuyor]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/salda-golu-uzay-calismalarina-dogal-laboratuvar-ortami-sunuyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/salda-golu-uzay-calismalarina-dogal-laboratuvar-ortami-sunuyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı: - 'Uluslararası uzay istasyonunda yer alan bütün astronotların gıptayla baktığı, uzay çalışmaları için büyük ilham kaynağı olan bir alan' - Salda'da gerçekleştirilecek bilim etkinliğinin koordinatörlüğünü yapan astronom Kadir Uluç: - 'Salda turizm açısından oldukça ön planda olan bir lokasyon. Biz bunun bilimsel tarafını da ön plana çıkartmak istiyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>BURDUR (AA) - HALE PAK - Burdur'da beyaz kumsalı ve turkuaz renginin yanı sıra Mars'a benzerliğiyle de dikkati çeken Salda Gölü'nde kurulan merkezde düzenlenecek etkinliklerle bilim camiasının ilgisinin bölgeye çekilmesi amaçlanıyor.</p>

<p>Salda'da kurulan Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Salda Gölü Bilim, Eğitim ve Doğa Koruma Uygulama ve Araştırma Merkezinin, gelecek aylarda açılması planlanıyor.</p>

<p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce gölde yürütülen bilimsel çalışmaları desteklemek amacıyla oluşturulan merkezde, göl ve havzasını bilimsel yönden araştırma, doğa koruması ve eylem planlarına katkıda bulunma, biyoçeşitlilik araştırmaları yapma ve toplumu bilgilendirme gibi çalışmalar gerçekleştirilecek.</p>

<p>- Türkiye'nin ilk astronotu Gezeravcı'dan ziyaret</p>

<p>Burdur Öğrenci Teknoloji Festivali kapsamında kente gelen Türkiye'nin ilk astronotu Alper Gezeravcı, Salda Gölü'nü ve bilim merkezini ziyaret etti.</p>

<p>Gezeravcı, AA muhabirine, Salda'nın yalnızca doğal güzelliğiyle değil uzay araştırmaları açısından da ilham verici bir yer olduğunu söyledi.</p>

<p>İlk defa Salda Gölü'ne geldiğini belirten Gezeravcı, 'Uluslararası uzay istasyonunda yer alan bütün astronotların gıptayla baktığı, uzay çalışmaları için büyük ilham kaynağı olan bir alan. Geleceğimizin teminatı olan kardeşlerimizin bilimsel alandaki farkındalıklarının yükseltilmesi ve uzay alanına ilişkin zihinlerinde somut resimlerin oluşturulması için herkesi bu alanı ziyaret etmeye davet ediyoruz.' dedi.</p>

<p><img alt="Salda Gölü Uzay Çalışmalarına 'Doğal Laboratuvar' Ortamı Sunuyor" class="detail-photo img-fluid" height="undefined" src="https://sabirgazetesicom.teimg.com/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/salda-golu-uzay-calismalarina-dogal-laboratuvar-ortami-sunuyor.jpg" width="undefined" />Bölgede düzenlenecek etkinliklerin bilimsel farkındalığı artıracağını vurgulayan Gezeravcı, Salda'nın gelecekte sadece doğal bir güzellik alanı değil aynı zamanda bilimsel keşiflere ev sahipliği yapan önemli bir merkez haline geleceğini kaydetti.</p>

<p>- Salda Bilim Günleri düzenlenecek</p>

<p>Salda'da gerçekleştirilecek bilim günlerinin koordinatörlüğünü yapan astronom Kadir Uluç ise Salda'nın özellikle Mars çalışmaları odağında önemli bir merkez haline geldiğini ifade etti.</p>

<p>Gölün doğal bir laboratuvar imkanı sunduğuna dikkati çeken Uluç, şöyle konuştu:</p>

<p>'Salda turizm açısından ön planda olan bir lokasyon. Biz bunun bilimsel tarafını da ön plana çıkartmak istiyoruz çünkü dünya açısından çok önemli. Dünya üzerinden başka bir gezegene gitmeye gerek kalmadan aslında o gezegen hakkında çalışma yapabileceğiniz ender yerlerden bir tanesi. Bu kapsamda bölgede bilim turizmine teşvik etmeye çalışıyoruz. Amacımız dünya bilim camiasının ilgisini buraya çekip bilimsel aktiviteleri burada artırmak.'</p>

<p>Bilim merkezine gelenlerin Mars ve göl arasındaki ilişkiyi görebileceğini anlatan Uluç, burada bilimsel çalışmalara da katkıda bulunabileceklerini belirtti.</p>

<p>'Salda Bilim Günleri' etkinliğinin haziranda yapılacağı bilgisini veren Uluç, şunları kaydetti:</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>'Bu etkinliğimiz iki ana unsurdan oluşuyor. Birincisi 'Salda'dan Mars'a Yaşamın İzini Sürmek' isimli çalıştayımız. Bu çalıştayın temel odağı aslında tamamen bilimsel çalışmalar konusunda bir ateşleyici unsur olabilmek. Bölge gençlerinin ve çocuklarının özellikle bilime olan ilgisini artırmak ve bu bilime olan ilgilerini aynı zamanda yaşadıkları bölgedeki göllerini de işin içine katarak nasıl daha efektif hale getirebilecekler. Bu kapsamda bilim şenliği düzenleyeceğiz.'</p>

<p>Uluç, bilim şenliği süresince öğrencilerin çeşitli bilimsel deneylere katılabileceklerini, akşam da arazide kurulacak teleskoplarla gökyüzünü gözlemleyeceklerini ve böylelikle biyoloji, kimya ve astronominin bir araya getirileceğini anlattı.</p>

<p>- Mars'a benzerliğiyle dikkati çekmişti</p>

<p>Salda Gölü'ndeki magnezyum karbonatların, Mars'taki Jezero Krateri'ndekilere benzerlik göstermesiyle NASA ve bilim dünyasının ilgisi bölgeye yönelmişti.</p>

<p>NASA'nın gönderdiği Perseverance aracının Mars'taki görevini sürdürdüğü süreçte, İstanbul Teknik Üniversitesi bilim insanlarının Salda Gölü ve Göller Bölgesi'ndeki kayaçları inceleyerek bu çalışmalara katkı sağladığı belirtilmişti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji, Burdur</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/salda-golu-uzay-calismalarina-dogal-laboratuvar-ortami-sunuyor</guid>
      <pubDate>Wed, 29 Apr 2026 11:11:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/salda-golu-uzay-calismalarina-dogal-laboratuvar-ortami-sunuyor-1.png" type="image/jpeg" length="78665"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mastercard Lighthouse Türkiye yapay zeka odaklı 6 girişimi mezun etti]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/mastercard-lighthouse-turkiye-yapay-zeka-odakli-6-girisimi-mezun-etti</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/mastercard-lighthouse-turkiye-yapay-zeka-odakli-6-girisimi-mezun-etti" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı: - 'Türk girişimlerinin yurt dışına açılımını desteklemek, girişimleri global yatırımcı ağlarıyla buluşturmak ve odak alanlarında yetkinliklerini artırmak, önceliklerimiz arasında']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türkiye'nin finansal hizmetler ekosistemini güçlendirme vizyonuyla hayata geçirilen girişim hızlandırma ve partnerlik programı Mastercard Lighthouse Türkiye, ikinci dönemini tamamlayarak 6 yenilikçi girişimi küresel büyüme yolculuğuna hazırladı.</p>

<p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, ödeme sistemleri alanında faaliyet gösteren teknoloji şirketlerinden Mastercard'ın, Türkiye'deki finansal hizmetler ekosistemini desteklemek ve inovatif girişimleri küresel ağlarla buluşturmak amacıyla hayata geçirdiği Mastercard Lighthouse Türkiye girişim hızlandırma ve partnerlik programının 2025-2026 dönemi tamamlandı.</p>

<p>Programın finali Demo Day'de sahne alan F-Ray Finansal Teknolojiler, Finsmart AI, Freya, Hardal, Novus ve Rudiq, geliştirdikleri yapay zeka odaklı çözümleri ekosistem paydaşlarına aktardı. Üç aylık program kapsamında söz konusu girişimler, Mastercard'ın küresel ağı, stratejik iş ortakları ve yatırımcılarla buluştu.</p>

<p>Mastercard Lighthouse Türkiye ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Star Venture işbirliğiyle gerçekleştirilen ve Türkiye finansal hizmetler ekosistemi ile yapay zeka kesişiminde oluşan inovasyon potansiyelini uluslararası pazarlara taşımayı hedefleyen program, yenilikçi girişimlerden ilgi gördü. Eğitim ve mentörlük sürecini başarıyla tamamlayan girişimler, büyüme yolculuklarında önemli bir eşiği geride bıraktı.</p>

<p>Mastercard'ın küresel teknoloji stratejisiyle paralel olarak programda yapay zeka tabanlı çözümler geliştiren inovatif girişimler merkeze alındı. Başvuru sürecinde girişimlerin yaklaşık yarısının yapay zeka odaklı olması, Türkiye'deki inovasyon ekosisteminin bu alandaki yetkinliğini ortaya koydu. Program süresince verimlilik odaklı ve otonom karar alma yetisine sahip sistemlerin geliştirilmesine yönelik stratejik koçluk süreçlerine ağırlık verildi.</p>

<p>- 'Rekabet gücünü artıracak girişimleri desteklemeyi amaçlıyoruz'</p>

<p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Mastercard Türkiye ve Azerbaycan Genel Müdürü Onur Faydacı, yapay zekanın finansal hizmetler ekosistemindeki dönüştürücü rolüne ve programla arasındaki köprü görevine dikkati çekti.</p>

<p>Faydacı, finansal hizmetler dünyasında yapay zekanın doğrudan ölçeklenebilir iş değeri üreten temel bir yapı taşı olduğunu belirtti.</p>

<p>Lighthouse Türkiye programıyla iş ortaklarının yapay zeka çağında rekabet gücünü artırmayı ve yetkinliği yüksek çözümler geliştiren girişimleri desteklemeyi amaçladıklarını aktaran Faydacı, 'Türk girişimlerinin yurt dışına açılımını desteklemek, girişimleri global yatırımcı ağlarıyla buluşturmak ve odak alanlarında yetkinliklerini artırmak, önceliklerimiz arasında. Bu nedenle ikinci senemizde EBRD ve gelecek dönem için Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi ile hayata geçirdiğimiz stratejik işbirliklerini çok kıymetli buluyoruz.' ifadelerini kullandı.</p>

<p>Mastercard Danışmanlık Hizmetleri EEMEA Bölgesi Kıdemli Başkan Yardımcısı Muin Öztop da Mastercard Lighthouse Türkiye'yi klasik hızlandırma programından ziyade girişimlerle kurumlar arasında somut ve sürdürülebilir işbirlikleri inşa eden stratejik bir zemin olarak konumlandırdıklarını kaydetti.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Öztop, program boyunca sundukları mentörlük desteği, uluslararası bağlantılar ve partnerleriyle kurdukları temasların, girişimler için nitelikli satış fırsatlarının oluşmasına, konsept kanıtlama (PoC) süreçlerinin başlamasına ve işbirliği potansiyellerini gelişmesine zemin hazırladığını ifade etti.</p>

<p></p>

<p></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji, İstanbul</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/mastercard-lighthouse-turkiye-yapay-zeka-odakli-6-girisimi-mezun-etti</guid>
      <pubDate>Tue, 28 Apr 2026 11:35:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/mastercard-lighthouse-turkiye-yapay-zeka-odakli-6-girisimi-mezun-etti.jpg" type="image/jpeg" length="58809"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Yandex Türkiye'nin düzenlediği 'Anadolu Hackathon' yarışmasında final heyecanı yaşandı]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/yandex-turkiyenin-duzenledigi-anadolu-hackathon-yarismasinda-final-heyecani-yasandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/yandex-turkiyenin-duzenledigi-anadolu-hackathon-yarismasinda-final-heyecani-yasandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler: - 'Birilerinin esiri, birilerinin tüketicisi olmamak için yapay zeka uygulamalarında, yazılım sistemlerinde, dijital sistemlerde mutlaka kendi akli altyapımızla beraber, kendi yönetim sistemimizle beraber bu sistemlerde bizim yönetici olmamız gerekiyor' - Yandex Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy: - 'Türkiye'nin büyümesinde kalıcı ve uzun soluklu bir ortak olmak istiyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>SİVAS (AA) - Gerçek sorunlara yenilikçi çözümler geliştirme odağıyla düzenlenen 'Anadolu Hackathon' yarışmasının final heyecanı Sivas'ta gerçekleştirildi.</p><p>Yandex Türkiye ile Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi işbirliği, Anadolu Üniversiteler Birliğinin desteğiyle düzenlenen etkinliğe 60'ı aşkın üniversiteden 100'ün üzerinde ekip katılım sağladı.</p><p>Yarışmacılar, Türkiye'nin yapay zeka ekosistemini geliştirmeye yönelik eğitimler, fırsatlar ve çeşitli destek programlarından yararlanma imkanı buldu.</p><p>Katılımcılar, toplu taşımanın optimize edilmesi, teslimat rotalarının iyileştirilmesi ve hava durumu bilgilerinin kullanıcılara sunumunun geliştirilmesi olmak üzere üç farklı kategoride çevrim içi olarak yarıştı.</p><p>Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi'nde düzenlenen programda konuşan AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler, küresel manada yapay zekanın, dijital sistemlerin hayatın tam merkezine oturduğunu belirterek, Türkiye Yüzyılı'na yakışır olarak düzenlenen Anadolu Hackathon programında bulunmaktan büyük memnuniyet duyduğunu söyledi.</p><p>Güler, Yandex Arama Uluslararası CEO'su ve Yandex Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy'e işbirliğinden dolayı teşekkür etti.</p><p>60 üniversiteden 100'ün üzerinde takımın yarışmaya katılmasının kendisini çok memnun ettiğini dile getiren Güler, 'Gerçekten biz yapay zeka derken, dijital sistemler derken, yüksek teknolojinin hayatımıza bu kadar yoğun bir şekilde girdiği bu dönemde öğrencilerimizin ilgisi, alakası ve projeleriyle yarışmalarda bulunuyor olması çok kıymetli, çok değerli.' ifadesini kullandı.</p><p>Güler, gelecek yıllarda hayatın merkezinde yapay zeka ve dijital sistemlerin her tarafı kapsamış olacağını söyledi.</p><p>- 'Yeni meslekler artık devreye giriyor'</p><p>Yapay zekanın birçok alanda hayata gireceğine dikkati çeken Güler, şunları kaydetti:</p><p>'Yapay zeka uygulamaları, yargılamaları evrensel ve küresel manada birçok ülkede artık yürürlüğe girmiş durumda. Klasik manada bildiğimiz bir avukatlık mesleği veya diğer hukuk müşavirliği düzleminde belki meslekler kalmayacak. Bildiğimiz klasik düzeyde artık tıp dünyasında gerek teşhisler, gerek tedavi modelleri ve modellemeleri, gerekse bu manada tahlil ve film çekimleri başka bir düzleme artık evrilecek. Yani bildiğimiz mahiyette, bildiğimiz düzlemde birçok meslek artık tarihteki yerini alacak. Yeni meslekler artık devreye giriyor. Yapay zeka mühendisliği, yazılım mühendisliği, bu manada dijital sistemler mühendisliği, uygulamaları. Birilerinin esiri, birilerinin tüketicisi olmamak için yapay zeka uygulamalarında, yazılım sistemlerinde, dijital sistemlerde mutlaka kendi akli altyapımızla beraber, kendi yönetim sistemimizle beraber bu sistemlerde bizim yönetici olmamız gerekiyor. Aksi takdirde birilerinin bizlere biçtiği, birilerinin bizlere belirlemiş olduğu alanlarda ancak hayatımızı sürdürebileceğiz.'</p><p>Yandex'in dünyada çok önemli bir teknoloji merkezi olduğunu ifade eden Güler, Alexander Popovskiy'e teşekkür etti.</p><p>- 'Burada geliştirilen her fikir Türkiye'nin yarınlarına atılan güçlü bir adımdır'</p><p>Sivas Valisi Yılmaz Şimşek de bilim ve teknolojide yaşanan hızlı dönüşümün ülkelerin kalkınma yarışında en belirleyici unsur haline geldiğini belirtti.</p><p>Özellikle yapay zeka, veri analitiği ve dijital teknolojilerin üretimden sağlığa, ulaşımdan kamu hizmetlerine kadar hayatın her alanında köklü değişimlere öncülük ettiğini vurgulayan Şimşek, 'İşte bu noktada, gençlerimizin bu dönüşümün sadece takipçisi değil, aynı zamanda öncüsü olmaları büyük önem taşımaktadır. Anadolu Hackathon tam da bu anlayışın somut bir yansımasıdır. Üniversite öğrencilerimizin akıllı lojistikten öngörülebilir ulaşıma, hava durumu tespitlerinden veri odaklı çözümlere kadar geniş bir yelpazede ortaya koydukları projeler, ülkemizin geleceği adına bizlere umut vermektedir. Aslında burada geliştirilen her bir fikir, Türkiye'nin yarınlarına atılan güçlü bir adımdır.' ifadelerini kullandı.</p><p>Şimşek, Anadolu Hackathon'un sadece bir yarışma olmadığını, aynı zamanda bir öğrenme, üretme ve gelişim platformu olduğunu belirterek, 'Bu anlamlı organizasyonun hayata geçirilmesinde emeği geçen başta Yandex Türkiye olmak üzere, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi yönetimine, Anadolu Üniversiteler Birliği'ne, değerli akademisyenlerimize ve katkı sunan tüm paydaşlara teşekkür ediyorum.' dedi.</p><p>- 'Türkiye'nin büyümesinde kalıcı ve uzun soluklu bir ortak olmak istiyoruz'</p><p>Yandex Arama Uluslararası CEO'su ve Yandex Türkiye Genel Müdürü Alexander Popovskiy de teknolojiye ve problem çözmeye tutku duyan yeteneklerle bir araya gelmekten mutlu olduğunu söyledi.</p><p>Türkiye'nin 6 şehrinden ülkenin gerçek ihtiyaçlarına yaratıcı çözümler geliştirmiş 25 hackathon finalistini tebrik eden Popovskiy 'Anadolu'da hackathon düzenleme fikri, şirketimizin stratejik vizyonundan doğdu. Türkiye'nin büyümesinde kalıcı ve uzun soluklu bir ortak olmak istiyoruz. Bu da Türkiye'nin dijital ekonomisine yatırım yapmak, ülkenin gerçek ihtiyaçlarını karşılayan yerel ürünler geliştirmek ve eğitime destek olmak anlamına geliyor.' diye konuştu.</p><p>Yandex'in hizmetleri hakkında bilgi veren Popovskiy, şöyle devam etti:</p><p>'Yerel ihtiyaçlara ve özelliklere verdiğimiz önemi, başta Yandex Arama, Yandex Maps, Yandex Ads ve Yandex Go servisleri olmak üzere tüm ekosistemimizde görebilirsiniz. Bu yıl ayrıca Türk dili ve yerel kullanıcıların ihtiyaçları için sıfırdan geliştirilen sanal asistanı, yapay zeka destekli arama ve internet tarayıcıyı tek bir ara yüzde birleştiren yapay zeka odaklı süper uygulama Yandex AI uygulamasını da tanıttık. Yandex Türkiye olarak, sadece teknolojiye değil, aynı zamanda yaratıcılığın kalbi olan insana da yatırım yapıyoruz. Eğitim projelerini aktif olarak destekliyoruz. Yapay zekaya yön verecek gelecek nesillerin eğitimine destek olmak için, sektör ve akademi işbirliğiyle geliştirilen, ülkenin ilk yapay zeka master programını başlattık. Ek olarak, uluslararası programlama yarışmamız Yandex Cup'ın finallerini aralık ayında İstanbul'da gerçekleştirdik.'</p><p>Popovskiy, proje ortaklarına teşekkür ederek, 60'ın üzerinde üniversiteden 100'den fazla ekibin hackathona ilgi göstermesinin kendilerini mutlu ettiğini dile getirdi.</p><p>Finalistleri tebrik eden Popovskiy, Türkiye'nin güçlü dijital geleceğine çözümler üreterek harika işler başardıklarını sözlerine ekledi.</p><p>Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mehmet Kul ise Yandex Türkiye'nin küresel yapay zeka uzmanlığını, üniversitenin akademik desteğiyle birleştirerek, gençlere teorik bilginin ötesine geçme ve gerçek dünya sorunlarına ölçeklenebilir çözümler üretme fırsatı sunduklarını söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Yarışmanın 'Akıllı Lojistik', 'Tahmin Edilebilir Transit' ve 'Hava Durumu' gibi günlük yaşamı doğrudan etkileyen üç kritik kategoride kurgulandığını aktaran Kul, 'Bu süreçte 60 farklı üniversitemizden 115 takımın başvuruda bulunmuş olması, gençlerimizin yapay zeka ve ileri teknolojiye olan yüksek ilgisinin en somut göstergesidir.' dedi.</p><p>Anadolu Üniversiteler Birliği Dönem Başkanı Prof. Dr. Fatih Yılmaz ise Anadolu Hackathon'a katılım sağlayan tüm öğrencileri tebrik etti.</p><p>Programda, Sivas Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Metin Zontul 'yapay zeka', Yandex Search Türkiye Ürün Yöneticisi Rufat Mirza ise 'insanların ihtiyaç duyacağı yapay zeka ürünlerinin geliştirilmesi' üzerine sunum yaptı.</p><p>Programın sonunda dereceye giren takımlara ödülleri verildi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, Sivas, Bilim</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/yandex-turkiyenin-duzenledigi-anadolu-hackathon-yarismasinda-final-heyecani-yasandi</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 19:23:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/yandex-turkiyenin-duzenledigi-anadolu-hackathon-yarismasinda-final-heyecani-yasandi.jpg" type="image/jpeg" length="10344"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Tuzla sahillerinde keşfedilen deniz çayırı ile pinalara bilimsel takip]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/tuzla-sahillerinde-kesfedilen-deniz-cayiri-ile-pinalara-bilimsel-takip</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/tuzla-sahillerinde-kesfedilen-deniz-cayiri-ile-pinalara-bilimsel-takip" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Yoğun sanayi baskısına rağmen dar bir alanda bir arada varlığını sürdüren, deniz suyunu filtrelediği için 'Marmara'nın mucizelerinden biri' olarak değerlendirilen sağlıklı pina ve deniz çayırı ekosistemi kurulacak izleme istasyonuyla gözlemlenecek - AA ekibi, Tuzla sahillerindeki bilimsel inceleme sırasında su altında pinalar ve deniz çayırlarının habitatında yapılan çalışmaları yerinde takip etti, AA muhabiri de su altından yaptığı anonsla gelişmeleri aktardı]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - ŞADUMAN TÜRKAY - Tuzla sahillerinde yapılan dalışlarda, yoğun sanayi ve kentleşme baskısı altındaki Kuzey Marmara kıyılarında nadir görülen sağlıklı pina ve deniz çayırı ekosistemi tespit edilmesi üzerine bölgede izleme istasyonu kurulması için çalışma başlatıldı.</p><p>Akdeniz'e özgü, boyu 120 santimetreye ulaşabilen ve 50 yıl yaşayabilen pina, dünyanın en büyük iki kabuklu canlılarından biri olarak biliniyor.</p><p>Ancak 2016 ile 2019'da tek hücreli bir parazitin hızla yayılması sonucu Çanakkale Boğazı'ndan Cebelitarık'a kadar uzanan pina popülasyonları tamamen yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kaldı.</p><p>Bugün dünya üzerindeki tek sağlıklı popülasyonunun Marmara Denizi'nde yer aldığı benzersiz canlı saatte yaklaşık 6 litre deniz suyunu filtre edip su kalitesini artırıyor. Böylece kıyıdan 60 metre derinliğe kadar uzanan alanlarda ekosistem sağlığı destekleniyor.</p><p>Bu değerli tür yalnızca hastalık değil, kirlilik, kıyı dolguları, dibi tarayan balıkçılık, demirleme, turizm ve dalış baskısı gibi insan faaliyetleri nedeniyle de tehdit altında yaşamını sürdürüyor.</p><p>Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü ile Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi işbirliğiyle hayata geçirilen 'PİNA-İZ' ve 'ÇAYIR-İZ' projeleriyle Marmara Denizi genelinde pina ve deniz çayırlarının dağılımı belirlenip, düzenli izleme çalışmaları yürütülüyor.</p><p>Proje kapsamında ocak ayında Tuzla sahillerinde yapılan dalışlarda, bölgede bulunan iskelenin sağ ve sol kesimlerinde yaklaşık 50 ila 100 metrekarelik dar bir alanda deniz çayırlarıyla birlikte yoğun pina varlığı tespit edildi.</p><p>Sınırlı bir alanda bir arada görülen bu doğal yapı bilim insanlarınca 'mucizevi' olarak değerlendirildi.</p><p>Deniz çayırlarının arasına yerleşmiş farklı yaş gruplarındaki pinalar da dikkati çekerken aynı noktada hem genç hem yetişkin bireylerin gözlemlenmesi, bölgenin aktif ve canlı bir ekosistem barındırdığını ortaya koydu.</p><p>Sınırlı alanda bir arada gözlemlenen bu doğal yapı, bilimsel çalışmalara dahil edildi. Yapı, kurulacak izleme istasyonuyla yakın takibe alınacak.</p><p>Belirli periyotlarla yapılacak dalışlarla deniz çayırlarının yayılımı, pinaların büyüme süreçleri ve yeni bireylerin ekosisteme katılımı izlenecek, aynı zamanda suyun sıcaklığı, tuzluluk oranı ve ışık geçirgenliği gibi çevresel veriler de kayıt altına alınacak.</p><p>- AA ekibi çalışmaları anonsla aktardı</p><p>Anadolu Ajansı (AA) ekibi, Tuzla sahillerindeki bilimsel inceleme sırasında proje kapsamında su altında pinalar ve deniz çayırlarının habitatında yapılan çalışmaları yerinde takip etti. AA muhabiri de su altından yaptığı anonsla gelişmeleri aktardı.</p><p>İzleme çalışmalarında yer alan, proje yürütücüsü Piri Reis Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, Fırat Teknik Dalgıçlık Okulu'nun da desteğiyle alanda dalış yapıp pina ve deniz çayırlarının gelişini inceleyerek, ölçüm yaptı.</p><p>Prof. Dr. Sarı, AA muhabirine, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığıyla yürütülen proje kapsamında Marmara Denizi'nin çevresindeki pina ve deniz çayırları dağılım alanlarını daha önce belirlediklerini ve dağılım süreçlerini yakından takip ettiklerini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Kurulan istasyonlarda yaptıkları çalışmalarda Silivri'den İzmit Körfezi'ne kadar Kuzey Marmara sahillerinde yoğun sanayi, kentleşme ve kirlilik nedeniyle deniz çayırları ve pinaların bu alanlarda çok sınırlı kaldığını belirlediklerini kaydeden Sarı, bu bölgeyi yakın takibe aldıklarını anlattı.</p><p>- 'Bu muhteşem bir şey'</p><p>Prof. Dr. Sarı, izleme projesi kapsamında fırsat buldukça tanımlı istasyonların dışındaki noktalarda dalışlar yaparak, yeni alanlar belirlemeye çalıştıklarına dikkati çekerek, 'Ocak ayında yaptığımız dalışlar esnasında burada enteresan şekilde çok sağlıklı bir pina popülasyonu ve iskelenin hem sağında hem solunda iki farklı tür deniz çayır alanı tespit ettik. Çok küçücük bir alan kalmış, 50-100 metrekare gibi ama halen doğal habitatın yaşamı sürdürmek için direndiğini bize göstermesi açısından çok kıymetli buluyoruz. Bu deniz çayırı alanında Marmara'nın en yaygın deniz çayırı türlerinden birisi olan Cymodocea nodosa var. Bu deniz çayırı türünün içi komple pinalarla dolu. Bu muhteşem bir şey. Neden muhteşem? Çünkü bu bölge Kuzey Marmara'nın en yoğun endüstriyel bölgelerinden bir tanesi.' diye konuştu.</p><p>Marmara Denizi'nde halen umut olduğunu vurgulayan Sarı, şöyle devam etti:</p><p>'Bir yerde endüstri varsa, bir yerde kentleşme varsa ne yazık ki kirlilik çok oluyor, kıyı müdahaleleri çok oluyor. Burası gösteriyor ki bize halen şu denizde umut var. Halen bu umut yeşerebilir. Biz, bunun için burayı çok önemsiyoruz. Önümüzdeki dönemlerde izleme istasyonlarından bir tanesi haline getireceğiz burayı da. Hem 'Deniz çayırlarının üzerindeki karasal baskılar iyiye mi gidiyor, azalıyor mu, artıyor mu?' Bunu göreceğiz. 'Hem pinalar sağlıklı mı, hastalık var mı, ölümler var mı, yeni bireyler, bebek pinalar geliyorlar mı, popülasyona katılım var mı?' Bunları görmüş olacağız.'</p><p>Prof. Dr. Sarı, Marmara Denizi'nin mucizelerle dolu olduğunu, denizlerin akciğeri deniz çayırları ve müsilajla savaşan pinaların çok kıymetli olduğunu anlattı.</p><p>- 'Burada karşılaştığımız alan o mucizelerden bir tanesi'</p><p>Prof. Dr. Sarı, burada karşılaştıkları alanın o mucizelerden birisi olduğuna değinerek, 'Kıyılarını doldurmuşuz, bir taraftan kirletmişiz ama bunun içerisinde ekosistem, direnmeye, yaşamaya devam ediyor. Deniz çayırları ve pinalar da bunun en net göstergesi. Deniz çayırı olan bir alan, deniz çayırı olmayan alana kıyasla 40 kat daha fazla canlılık, biyolojik çeşitlilik barındırır. Deniz çayırları esasında gözümüz gibi bakmamız gereken, bir tanesinin kopmasına asla razı olmamamız gereken ve kıyısal müdahalelere, her türlü tehdide karşı mutlaka korumamız gereken türlerden bir tanesi. Pinalar deniz çayırlarıyla bütünleşik olarak yaşıyor.' değerlendirmesini yaptı.</p><p>Dünyada sağlıklı pina popülasyonunun doğal olarak bulunabildiği tek yerin Marmara Denizi olduğuna işaret eden Sarı, bir pinanın saatte 6, 24 saatte ise yaklaşık 150 litre deniz suyunu filtrelediğini söyledi.</p><p>- 'Aşağı indiğimizde hem yavru hem yetişkin, ergin hem de yaşlı pinalar göreceksiniz'</p><p>Pinanın insanın kirlettiği suyu temizlediğinin altını çizen Sarı, şunları kaydetti:</p><p>'Marmara kıyılarında bakanlık desteğiyle pina haritalarını biz oluşturduk, şimdi de izlemesini yapıyoruz. Burası küçük bir alan, öncelikle bu küçük alanın etrafına izleme noktaları oluşturacağız. Bu izleme noktalarında belli aralıklarla dalışlar yaparak, 'Deniz çayırları ilerliyor mu, yoksa geriliyor mu? Bunu görmüş olacağız. Deniz çayırlarının büyümesini, sağlıklı gelişimini takip etmiş olacağız. Aşağı indiğimizde hem yavru pinalar hem yetişkin, ergin pinalar hem de yaşlı pinalar göreceksiniz. Deniz çayırı ve pinayla kaplı alandaki canlılıkla deniz çayırı olmayan alandaki o cansızlığı birlikte gördük. Burada bir izleme istasyonu oluşturduktan sonra da pinaları, deniz çayırlarını sürekli takip edeceğiz. Büyümelerini ve sağlık durumlarını takip edeceğiz. Tabii ki çevresel parametreleri ölçeceğiz. Suda kirlilik var mı, sıcaklık nasıl değişiyor, tuzluluk nasıl değişiyor, ışık geçirgenliği ne durumda?' gibi... Bunların hepsini biyolojik verilerle beraber takip etmiş olacağız.'</p><p><br></p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/tuzla-sahillerinde-kesfedilen-deniz-cayiri-ile-pinalara-bilimsel-takip</guid>
      <pubDate>Mon, 27 Apr 2026 11:01:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/tuzla-sahillerinde-kesfedilen-deniz-cayiri-ile-pinalara-bilimsel-takip.jpg" type="image/jpeg" length="72247"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[İstanbul'da düzenlenen 'Afetler ve Alınabilecek Önlemler Çalıştayı' tamamlandı]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/istanbulda-duzenlenen-afetler-ve-alinabilecek-onlemler-calistayi-tamamlandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/istanbulda-duzenlenen-afetler-ve-alinabilecek-onlemler-calistayi-tamamlandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- YTÜ Davutpaşa Kampüsü'nde iki gün süren çalıştaydaki çeşitli oturumlarda uzmanlar ve akademisyenler afetlerde alınabilecek önlemleri tartıştı - TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker: - 'Çalıştayda geleceğe ilişkin atılması gereken adımlar tartışıldı. Teknolojik ve endüstriyel risklerden kritik altyapıların dayanıklılığına, afetlerin insani ve psikososyal boyutundan ekonomik etkilerine, yapay zeka destekli analizlerden politika tasarımına ve medya politikalarına kadar geniş bir yelpazede konuları değerlendirdik']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) tarafından Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) ev sahipliğinde düzenlenen 'Afetler ve Alınabilecek Önlemler Çalıştayı' sona erdi.<br></p><p>YTÜ Yıldız Teknoparkın da destekleriyle Davutpaşa Kampüsü'ndeki tarihi Otağ-ı Hümayun Binası'nda yapılan çalıştayda, geçmişte meydana gelen afetler ve güncel durum tartışıldı.</p><p>TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker, burada yaptığı konuşmada, çalıştayın afet risklerinin çok boyutlu değerlendirilmesi ve çözüm odaklı politika önerilerinin geliştirilmesi açısından önemli bir platform sunduğunu söyledi.</p><p>Çalıştayda başta 6 Şubat 2023'teki Kahramanmaraş merkezli depremler olmak üzere sonrasında gelişen krizler ve afet durumlarının disiplinler arası bir bakış açısıyla ayrıntılı ele alındığını dile getiren Şeker, 'Çalıştayda geleceğe ilişkin atılması gereken adımlar tartışıldı. Teknolojik ve endüstriyel risklerden kritik altyapıların dayanıklılığına, afetlerin insani ve psikososyal boyutundan ekonomik etkilerine, yapay zeka destekli analizlerden politika tasarımına ve medya politikalarına kadar geniş bir yelpazede konuları değerlendirdik. Çok disiplinli bu çalışmalarla politika yapıcılara da yol göstermeyi amaçlıyoruz.' diye konuştu.</p><p>Şeker, afetlerin getirdiği maliyetlerin önlemler için harcanacak bütçeden çok daha fazla olduğunu kaydetti.</p><p>Bilim dünyası olarak sorumluluklarının farkında olduklarına değinen Şeker, 'Ortaya koyacağımız yol haritasının ülkemizin afetlere karşı daha dirençli bir yapıya kavuşmasına katkı sunacağına inanıyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>- Çalıştayda çeşitli oturumlar yapıldı</p><p>'Afetler ve Alınabilecek Önlemler Çalıştayı' ikinci gününde farklı konulardaki oturumlarla devam etti.</p><p>Oturumlarda 'Teknolojik Endüstriyel ve Kritik Altyapı Afetleri', 'Afetlerin İnsani Boyutu ve Psikososyal Dayanıklılık' ile 'Gelecek Perspektifi: Teknoloji, Yapay Zeka ve Politika Tasarımı' konuları ele alındı.</p><p>Prof. Dr. Mete Tayanç'ın başkanlığındaki 'Afetlerin İnsani Boyutu ve Psikososyal Dayanıklılık' oturumunda, İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yasin Bulduklu, 'Afet ve Kriz Zamanlarında Algı Yönetimi ve Sosyal Medya' başlıklı sunum yaptı.</p><p>- Afetin yaşandığı andan itibaren sosyal medya kullanımı</p><p>Prof. Dr. Bulduklu, AA muhabirine, afet zamanlarında sosyal medyanın kullanılmasının önemli bir konu olduğunu söyledi.</p><p>Afetlerin dezenformasyonun, hatalı ve maksatlı bilginin de en çok gündeme geldiği, en çok alıcı bulduğu ve çok hızlı yayıldığı bir dönem olduğunu dile getirerek, 'Kurumlar buradaki stratejilerini öncesinden belirleyerek, özellikle reaktif boyuta geçtiğinde yani kriz durumunda, afetin yaşandığı andan itibaren sosyal medyadan sürekli bilgi vermek yoluyla insanların bilgi ihtiyaçlarını giderecek bir felsefe edinmek zorundalar.' diye konuştu.</p><p>Bireylerin sosyal medyada iletilerle karşılaştıklarında kaynağı sorgulaması gerektiğine dikkati çeken Bulduklu, 'Bireyler, 'Kim söylüyor, niye söylüyor, nereden söylüyor, bunun amacı ne?' sorularına yanıt bulmak zorundalar. Bu sayede eğer bilginin doğru olduğuna inanırlarsa paylaşım yapmalılar. Aksi durumda bu bilgileri görmezden gelmeli hatta belki şikayet etmeli ve onları engellemeliler.' ifadelerini kullandı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Prof. Dr. Bulduklu, kurumların sosyal medyayla birlikte aslında inanılmaz bir imkana kavuştuklarını anlatarak, şöyle devam etti:</p><p>'Sahadaki her bir gelişmeyi, herhangi biri bildirmeden anında bu mecralardan öğrenebiliyorlar. İnsanlar artık böyle durumlarla karşılaştıklarında kurtarıcı gibi sosyal medyaya yanaşıyorlar. Verileri oradan paylaşıyorlar, videoları oradan çekiyorlar, yüklüyorlar. Bu da kurum tarafına ilgili verileri izleme, değerlendirme ve yanıt verme gibi bir imkan sağlıyor. Dolayısıyla kurumlar sosyal medyayı bir kere sırtlarını dönerek ya da inkar ederek yönetemezler. Anında hızlı izleme yoluyla değerlendirme ve hemen yanıt vermeli. Bunların hepsi zamanla yarış halinde işleyen süreç.'</p><p>Sosyal medyayı düzenleyecek yasanın önemini aktaran Bulduklu, 'Dezenformasyon Yasası'nın çerçevesinin sosyal medyayı daha da içerecek şekilde genişletilmesi gerektiğini düşünüyorum. Sosyal medya Yasası çıkmalı. Çünkü bu yasa bilginin nereden ve kimin tarafından paylaşıldığını bize göstermiş olacak. İnsanlar akıllarına geldiği gibi ya da içlerinden geldiği gibi paylaşım yapmaktan uzak duracaklar.' diye konuştu.</p><p>- Afet yönetiminde geleceğe ilişkin projeksiyonlar konuşuldu</p><p>İki gün süren çalıştayda, afet sonrası sosyal psikolojinin yönetimi, yaraların sarılması, atılması gereken adımlar, sosyal dayanıklılık ve risk algısının yönetimi konuları masaya yatırıldı.</p><p>Çalıştayda, afetlerden sonra ortaya çıkan, yerel ve küresel ekonomik sorunlar, konut alanlarının seçimi, inşası ve güvenliği konusunda mevcut durum ele alınırken afet yönetiminde geleceğe ilişkin projeksiyonlar aktarıldı.</p><p>Uyumlu afet risk azaltma politikalarının geliştirilmesinin önemi ve ortak akıl ve işbirliğine dikkati çekilen çalıştayda, afetlerle mücadelede yalnızca kriz anına değil, risk azaltma ve hazırlık süreçlerine odaklanılması gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı.</p><p>TÜBA ve YTÜ tarafından çalıştayın çıktılarının raporlaştırılıp, ilgili kurumlarla paylaşılması hedefleniyor.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/istanbulda-duzenlenen-afetler-ve-alinabilecek-onlemler-calistayi-tamamlandi</guid>
      <pubDate>Sat, 25 Apr 2026 15:18:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/istanbulda-duzenlenen-afetler-ve-alinabilecek-onlemler-calistayi-tamamlandi.jpg" type="image/jpeg" length="94641"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA['Çeltiğin babası' kuraklığa ve hastalıklara dayanıklı 3 çeşit daha geliştirdi]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/celtigin-babasi-kurakliga-ve-hastaliklara-dayanikli-3-cesit-daha-gelistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/celtigin-babasi-kurakliga-ve-hastaliklara-dayanikli-3-cesit-daha-gelistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Çeltik Bölüm Başkanlığı yaptığı dönemde çok sayıda çeltik çeşidi geliştiren Ziraat Mühendisi Dr. Halil Sürek, emekli olduktan sonra 11 yıl üzerinde çalıştığı 'Yörük', 'Irmak' ve 'Kayı' adını verdiği türleri üreticilerle buluşturdu - Halil Sürek: - 'Yeni geliştirilen çeşitler boyu kısa, yaprakları koyu renkli. Kısa süreli 5-10 günün altındaki susuzluk streslerini daha tolere edilebilecek durumda yapıya sahip']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İZMİR (AA) - FIRAT ÖZDEMİR - Türk tarımına kattıkları nedeniyle 'çeltiğin babası' olarak anılan Ziraat Mühendisi Dr.Halil Sürek, iklim değişikliğinin yol açtığı kuraklık ve hastalıklara dayanıklı geliştirdiği 3 yeni çeşidi çiftçilerin kullanımına sundu.</p>

<p>Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesinden 1978'de mezun olduktan sonra uzun yıllar Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü Çeltik Bölüm Başkanlığını yapan Sürek, kamu ve özel sektörde 48 yıla yaklaşan meslek yaşamında çeltik üzerine önemli çalışmalara imza attı.</p>

<p>Yeni çeltik türleri üzerine yaptığı bilimsel araştırmalardan dolayı 'çeltiğin babası' olarak adlandırılan Sürek, kamudan emekliye ayrılınca bilgi birikimini 2020'den bu yana özel sektördeki tarım firmalarında sürdürüyor.</p>

<p>Son yıllarda, iklim değişikliğinin getirdiği kuraklık ile aşırı ve ani yağışların neden olduğu hastalıklara karşı dayanıklı çeltik çeşitleri üzerine yoğunlaşan Sürek, yarım asra yaklaşan bilgi birikimi ve tecrübesinin ürünü olan ve 11 yıl üzerine çalıştığı 'Yörük', 'Irmak' ve 'Kayı'yı geliştirdi.</p>

<p>Tarım ve Orman Bakanlığınca Agrobest Grup adına tescillenen ve saha denemelerinde olumlu sonuçlar veren yeni çeşitler, kuraklık ve aşırı yağış koşullarına dayanıklılığının yanı sıra yüksek verim ve kaliteli dane yapısıyla öne çıktı.</p>

<p>Sürek, AA muhabirine, şimdiye kadar 80'e yakın çeltik çeşidi geliştirdiğini söyledi.</p>

<p>Tescillenen çeltik çeşitlerinin çoğunun Türk tarımında kullanıldığını dile getiren Sürek, 'Geliştirdiğim çeltiklerin amiral gemisi Osmancık, Yatkın, baldo tipi Edirne. Emekliliğin ardından çalışıyorum. Bu şirkette geliştirdiğim Bavra, Akkurt ve yeni tescil olanlar da var. Şu anda sektöre çıktığım zaman bütün sektör bileşenlerinden saygı görüyorum. Bu beni onurlandırıyor ve insanlığa hizmet ettiğim için yurt içinde ve dışından tanınıyorum. Bu durum beni maddi kazançtan çok manevi bir kazanç olarak daha tatmin ediyor.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Sürek, teknoloji ilerledikçe tarımsal üretim ile tüketiminin farklılaştığını belirtti.</p>

<p>Üzerinde 11 yıl çalıştıklarını yeni çeşitlerin Türk damak tadına uygun olduğunu vurgulayan Sürek, şunları konuştu:</p>

<p>'Ürünler iklim değişikliklerinden etkileniyor. Kimi zaman yağışlar kimi zaman da sıcaklıklar verimi düşürüyor. Veyahut yağışlar ve sıcaklar birbirine eşit giderse mantar hastalıkları ortaya çıkabiliyor. Yeni çeşitlerimiz özellikle mantar hastalıklarına genetik olarak dayanıklı. Çiftçimiz mantar hastalık riski olduğu zaman yılda iki, üç defa ilaç atmak zorunda kalıyor. Bu çeşitlerde ilacı atmayacak, masraftan kurtulacak. İlacın çevreye bir olumsuz etkisi olmayacak. Yeni geliştirilen çeşitler boyu kısa, yaprakları koyu renkli. Kısa süreli 5-10 günün altındaki susuzluk streslerini daha tolere edilebilecek durumda yapıya sahip. Yörük, Kayı ve Irmak çeşitleri normal koşullarında dekarda 10 tondan fazla verime sahip.'</p>

<p>- Üreticiler yeni çeşide ilgi gösterdi</p>

<p>Agrobest Grup İş Geliştirme Direktörü Oğuzhan Eroğlu ise global bir Türk firması olarak Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının tescillediği AR-GE merkezleri ve laboratuvarlarıyla Türk tarımına araştırma ve geliştirme konusunda önemli çalışmalara imza attıklarını söyledi.</p>

<p>Yörük, Kayı ve Irmak çeşitlerinin Türkiye'nin yanı sıra çevre ve Uzak Doğu ülkelerindeki üretime katkı sağlayacağını belirten Eroğlu, 'Bu ürünler, çiftçilerimiz tarafından yaptığımız deneme çalışmalarında çok büyük ilgiyle karşılandı. Özellikle civar ülkelerden gelen çiftçiler de bu ürünlere ciddi anlamda bir talep oluşturdu. Önümüzdeki dönemde sadece ticari anlamda değil, Türkiye tarımına sağladığımız katkıyla bu çeşitlerimiz iyi bir noktaya gelecek.' ifadelerini kullandı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji, İzmir</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/celtigin-babasi-kurakliga-ve-hastaliklara-dayanikli-3-cesit-daha-gelistirdi</guid>
      <pubDate>Fri, 24 Apr 2026 11:12:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/celtigin-babasi-kurakliga-ve-hastaliklara-dayanikli-3-cesit-daha-gelistirdi.jpg" type="image/jpeg" length="27064"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Serebral palsili Yağız, engellilerin yaşadığı otopark sorununa yapay zeka destekli çözüm geliştirdi]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/serebral-palsili-yagiz-engellilerin-yasadigi-otopark-sorununa-yapay-zeka-destekli-cozum-gelistirdi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/serebral-palsili-yagiz-engellilerin-yasadigi-otopark-sorununa-yapay-zeka-destekli-cozum-gelistirdi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Adana'da 12 yaşındaki Yağız Yeni, yapay zeka destekli araç tanıma, uyarma ve ceza uygulama modlarına sahip projesiyle İstanbul Aydın Üniversitesi tarafından düzenlenen yarışmada birinci oldu - Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Betül Okay: - 'Park sorununu çözebilecek bir proje olduğunu düşünüyoruz. Kullanışlılık ve girişimcilik açısından her alanda uygulanabilir olduğunu değerlendiriyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ADANA (AA) - YAKUP SAĞLAM - Adana'da ortaokul öğrencisi serebral palsili Yağız Yeni'nin engelliler için geliştirdiği yapay zeka destekli araç tanıma sistemi otopark sorununa çözüm sunuyor.</p><p>Merkez Seyhan ilçesinde yaşayan Eray ve Levent Yeni çiftinin çocukları Yağız, erken doğum nedeniyle serebral palsili olarak dünyaya geldi.</p><p>Hayatını tekerlekli sandalyeyle sürdüren 5. sınıf öğrencisi 12 yaşındaki Yeni, babasının bilişim teknolojileri öğretmeni olması dolayısıyla teknolojiye ilgi duydu.</p><p>Yeni, ailesiyle trafikte sık sık karşılaştığı otopark sorununa çözüm oluşturmak için babası, öğretmeni ve arkadaşlarıyla proje geliştirmeye karar verdi.</p><p>Arkadaşlarının da desteğiyle 'Engelim Sensin' projesi kapsamında çalışmalara başlayan Yeni, kendisi gibi engelli olan kişilerin otopark sorununa çözüm geliştirmek için yapay zeka destekli, araç tanıma, uyarma ve ceza uygulama modları bulunan bir sistem geliştirdi.</p><p>Yapay zeka destekli sistem, tanımlı olmayan araçlar engelli otopark alanlarına park ettiğinde devreye giriyor ve araç sürücüsüne anında uyarı gönderiyor.</p><p>Otopark ihlalini tespit eden sistem, kolluk birimlerine de otomatik bildirim göndererek cezai işlem yapılmasını sağlıyor.</p><p>Projesiyle İstanbul Aydın Üniversitesi tarafından düzenlenen '+1 Imagine Tomorrow 2026' yarışmasına başvuran Yeni, birincilik elde etti.</p><p>- 'Umarım, uygulanabilir bir sistem yaptığımızı herkese gösteririz'</p><p>Baba Levent Yeni, AA muhabirine, Yağız'ın teknolojiye meraklı olduğunu söyledi.</p><p>Oğlunun yaptığı çalışmayla engellilere de umut olduğunu belirten Yeni, 'Proje, Yağız gibi özel gereksinimli çocukların neler başarabilecekleri konusunda iyi bir adım. Umarım bu adımımız Türkiye'de ses getirir ve uygulanabilir bir sistem yaptığımızı herkese gösteririz. Oğlum ve arkadaşlarıyla gurur duyuyorum.' diye konuştu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Park sorununu çözebilecek bir proje olduğunu düşünüyoruz'</p><p>Bilişim Teknolojileri Öğretmeni Betül Okay da projeyle engellilerin otopark sorununun çözülebileceğini ifade etti.</p><p>Sistemin hem engelli otopark alanlarına hem de araçlara yapıştırılan etiketler sayesinde çalıştığını anlatan Okay, şöyle konuştu:</p><p>'Hatalı park yapıldığında, prototipte aracın altına yerleştirilen etiket, radyo frekansı ile tanımlama sistemiyle okunmaktadır. Okunduktan sonra belirli bir süre tanımlanmakta ve bu sürede araç beklemeye alınmaktadır. Bekleme süresi sonunda araç alınmazsa yaptırımlar uygulanmaktadır. Maliyeti düşük, yerli ve milli bir kart kullanılmaktadır. Park sorununu çözebilecek bir proje olduğunu düşünüyoruz. Kullanışlılık ve girişimcilik açısından her alanda uygulanabilir olduğunu değerlendiriyoruz.'</p><p>Öğrencilerden Altan Pepekal da engellilerin yaşadığı park sorununa çözüm olacak projelerinin hayata geçirilmesini istediklerini dile getirdi.</p><p>Mustafa Ertuğrul Arvas ise güzel bir projede arkadaşına destek olduğu için mutluluk duyduğunu kaydetti.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Adana, Teknoloji, Bilim</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/serebral-palsili-yagiz-engellilerin-yasadigi-otopark-sorununa-yapay-zeka-destekli-cozum-gelistirdi</guid>
      <pubDate>Thu, 23 Apr 2026 11:03:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/serebral-palsili-yagiz-engellilerin-yasadigi-otopark-sorununa-yapay-zeka-destekli-cozum-gelistirdi.jpg" type="image/jpeg" length="23964"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Oredata üçüncü kez 'Google Cloud Yılın İş Ortağı' ödülünü kazandı]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/oredata-ucuncu-kez-google-cloud-yilin-is-ortagi-odulunu-kazandi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/oredata-ucuncu-kez-google-cloud-yilin-is-ortagi-odulunu-kazandi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Oredata Kurucusu ve CEO'su Ömer Faruk Kurt: - 'Türkiye, açılacak yeni Google Cloud veri merkezi ile yeni bir döneme girerken, kurumlar bulut ve yapay zeka yatırımlarını somut ve ölçülebilir iş sonuçlarına dönüştürecek iş ortaklarına ihtiyaç duyacak. Biz, bu sorumluluğu üstlenmeye ve müşterilerimizle birlikte bu dönüşüme liderlik etmeye hazırız']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Veri, yapay zeka ve bulut teknolojileri alanında MENAT (Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye) bölgesinin teknoloji sağlayıcısı Oredata, Google Cloud tarafından düzenlenen global iş ortağı programında Türkiye'de '2026 Yılın İş Ortağı' ödülüne layık görüldü.</p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, ABD'nin Nevada eyaletindeki Las Vegas kentinde düzenlenen Google Cloud Next etkinliğinde ödül kazananlar açıklandı. Oredata, üçüncü kez '2026 Yılın İş Ortağı' ödülünü kazanarak, dijital dönüşümdeki sürdürülebilir yetkinliğiyle öne çıktı.</p><p>Ödül, Google Cloud'un Türkiye'de yerel veri merkezini kurmaya hazırlandığı dönemde geldi. Veri merkezi açılışının, Türkiye'de bulut teknolojilerinin benimsenmesini hızlandırması, veri yerelleştirme ihtiyaçlarına daha güçlü yanıt vermesi ve özellikle regülasyona tabi sektörlerde kurumsal ölçekte yapay zeka kullanımını artırması bekleniyor.</p><p>Dönüşümün merkezinde konumlanan Oredata, aldığı ödülle, stratejik geçiş sürecinde kurumların ihtiyaç duyduğu teknik derinliğe ve projeleri büyük ölçekte hayata geçirme kabiliyetine sahip olduğunu bir kez daha tescilledi.</p><p>Derin teknik uzmanlığını büyük ölçekli uygulama kabiliyetiyle birleştirerek Türkiye ve MENAT bölgesindeki lider kurumlara uçtan uca hizmet sunan şirket, bulut ve yapay zeka sistemlerinin tasarımı, geliştirilmesi ve operasyonel yönetimi süreçlerinde aktif rol alıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Bölge genelinde 250'den fazla kurumsal müşteriye hizmet veren ve 50 petabaytı aşan karmaşık veri yüklerini yöneten Oredata, bulut dönüşümü veri ve analitik platformları, yapay zeka ve üretken yapay zeka çözümleri, altyapı modernizasyonu ve Google Workspace hizmetlerinde uçtan uca uzmanlık sunuyor.</p><p>- 'Oredata'nın geçtiğimiz yıl boyunca müşteri başarısını artırmadaki kritik rolünü kutluyoruz'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Google Cloud Küresel İş Ortakları Ekosistemi ve Kanallar Başkanı Kevin Ichhpurani, Google Cloud İş Ortağı Ödülleri'nin iş ortaklarının müşterilerine sağladığı stratejik inovasyonu ve ölçülebilir değeri takdir etmek amacıyla verildiğini belirtti.<br></p><p>Ichhpurani, 'Oredata'nın geçtiğimiz yıl boyunca müşteri başarısını artırmadaki kritik rolünü kutluyor ve kendilerini 2026 ödül sahibi olarak ilan etmekten gurur duyuyoruz.' ifadesini kullandı.</p><p>Oredata Kurucusu ve Üst Yöneticisi (CEO) Ömer Faruk Kurt da bu ödülü üçüncü kez kazanmanın kendileri için büyük bir gurur olduğunu belirtti.</p><p>Kurt, bu başarının, Google Cloud ile olan güçlü işbirliğinin yanı sıra sadece stratejiye değil, büyük ölçekte projeleri hayata geçirme yetkinliğine odaklanmalarının bir göstergesi olduğunu aktararak, şunları kaydetti:</p><p>'Türkiye, açılacak yeni Google Cloud veri merkezi ile yeni bir döneme girerken, kurumlar bulut ve yapay zeka yatırımlarını somut ve ölçülebilir iş sonuçlarına dönüştürecek iş ortaklarına ihtiyaç duyacak. Biz, bu sorumluluğu üstlenmeye ve müşterilerimizle birlikte bu dönüşüme liderlik etmeye hazırız.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/oredata-ucuncu-kez-google-cloud-yilin-is-ortagi-odulunu-kazandi</guid>
      <pubDate>Wed, 22 Apr 2026 12:53:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/oredata-ucuncu-kez-google-cloud-yilin-is-ortagi-odulunu-kazandi.jpg" type="image/jpeg" length="56831"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Mersin'de 'Milli Teknoloji Zirvesi' düzenlendi]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/mersinde-milli-teknoloji-zirvesi-duzenlendi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/mersinde-milli-teknoloji-zirvesi-duzenlendi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Mersin Üniversitesi (MEÜ) ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) işbirliğinde 'Milli Teknoloji Zirvesi' yapıldı.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>MERSİN (AA) - Mersin Üniversitesi (MEÜ) ve Türkiye Teknoloji Takımı Vakfı (T3 Vakfı) işbirliğinde 'Milli Teknoloji Zirvesi' yapıldı.</p>

<p>Mersin Valisi Atilla Toros, MEÜ Akdeniz Kültür ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen etkinliğin açılışında, Cumhuriyet'in ikinci asrının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ortaya koyduğu güçlü vizyonla 'Türkiye Yüzyılı' olarak yükseldiğini söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Bu yüzyılın ana ekseninin, tam bağımsızlık, yüksek teknoloji ve milli üretim gücü olduğunu dile getiren Toros, 'Gücün yeniden tarif edildiği bir çağın içindeyiz. Havacılık ve uzay teknolojilerindeki her başarı, bir milletin özgüvenidir. Yapay zeka alanındaki her gelişme, dijital egemenliğin teminatıdır.' dedi.</p>

<p>Toros, Türkiye'nin, kritik teknolojilerini kendi imkanlarıyla geliştirebilen, üretebilen ve dünyaya sunabilen bir ülke konumuna geldiğini belirterek, şöyle konuştu:</p>

<p>'Ülkemizin bilim, savunma sanayi ve teknoloji alanında sergilediği bu başarıda Mersin olarak en ön sıralarda olmak istiyoruz. Ticareti, lojistiği ve sanayisi başta olmak üzere her sektörde sahip olduğumuz güçlü potansiyeli bu alanda da değerlendirme azmindeyiz. Bu çerçevede, ülkemizi nükleer enerjiden elektrik üreten ülkeler ligine taşıyacak Akkuyu Nükleer Güç Santrali'nin ilimizde hayata geçiriliyor olması, Mersin'in stratejik rolünü daha da güçlendirmektedir. TEKNOFEST'e en çok başvuru yapan iller arasında yer almamız, gençlerimizin bu alana ilgisini açıkça ortaya koymaktadır. Uzaya açılan ilk adımı atan Mersinli hemşerimiz Alper Gezeravcı da bu yolda yürüyen gençlerimiz için güçlü bir ilham kaynağıdır.'</p>

<p>MEÜ Rektörü Prof. Dr. Erol Yaşar da milli teknoloji hamlesinin, 'Türkiye Yüzyılı' rotasının en stratejik güvencesi olduğunu vurguladı.</p>

<p>Teknoloji yolculuğuna çıkan her gencin arkasında olduklarını dile getiren Yaşar, şunları kaydetti:</p>

<p>'TEKNOFEST yarışmalarına başvuran her bir öğrencimize 5 bin lira destek sağlıyoruz. Üstelik bu desteği sadece başlangıç olarak görüyor, takımlarımız yarışma aşamalarında ilerledikçe sağladığımız maddi katkıyı da kademeli olarak artırıyoruz. Gençlerimizin araştırma ve geliştirme potansiyelini fiziksel imkanlarla da taçlandırmaya devam ediyoruz.'</p>

<p>Konuşmaların ardından düzenlenen panele konuk olan Türkiye Uzay Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı Yusuf Kıraç ile Türk Havacılık ve Uzay Sanayii Genel Müdür Yardımcısı Yavuz Emir Beyribey, havacılık ve uzay teknolojileri hakkında bilgilendirme yaptı, öğrencilerin sorularını yanıtladı.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji, Mersin</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/mersinde-milli-teknoloji-zirvesi-duzenlendi</guid>
      <pubDate>Mon, 20 Apr 2026 14:20:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/mersinde-milli-teknoloji-zirvesi-duzenlendi.jpg" type="image/jpeg" length="49200"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye, 'Adil Teknoloji Ekosistemi' ile yeni teknoloji kültürü oluşturmayı hedefliyor]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/turkiye-adil-teknoloji-ekosistemi-ile-yeni-teknoloji-kulturu-olusturmayi-hedefliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/turkiye-adil-teknoloji-ekosistemi-ile-yeni-teknoloji-kulturu-olusturmayi-hedefliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri: - 'Türkiye, birçok alanda atılımlara imza attığı gibi teknoloji alanında gerçekten itici bir güç haline gelecek. Sadece teknoloji geliştirmekle kalmayacak, o bahsettiğimiz adil teknoloji ekosisteminin hayata geçmesi noktasında yeni bir teknoloji kültürü oluşturacak. Bunu görüyoruz, bunun belirtilerini, emarelerini hissediyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - SÜLEYMAN ELÇİN - AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ömer İleri, Türkiye'nin birçok alanda atılımlara imza attığı gibi teknoloji alanında da itici güç haline geleceğini belirterek, 'Sadece teknoloji geliştirmekle kalmayacak, o bahsettiğimiz adil teknoloji ekosisteminin hayata geçmesi noktasında yeni bir teknoloji kültürü oluşturacak. Bunu görüyoruz, bunun belirtilerini, emarelerini hissediyoruz.' dedi.<br></p><p>Anadolu Ajansının (AA) 'Global İletişim Ortağı' olduğu Beşinci Antalya Diplomasi Forumu (ADF2026), Antalya'nın Belek Turizm Bölgesi'ndeki NEST Kongre Merkezi'nde devam ediyor.</p><p>Foruma katılan AK Parti Bilgi ve İletişim Teknolojilerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı İleri, AA muhabirine dünyada uluslararası düzen ile aynı zamanda teknoloji alanında da çok ciddi değişimlerin yaşandığını belirtti.</p><p>Bu değişimlerin bazen düzeni de sarsıcı hale geldiğine işaret eden İleri, bunun en güzel örneğinin yapay zeka olduğunu dile getirdi.</p><p>Geleceğin dünyasını inşa ederken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dediği gibi, daha adil bir dünyanın oluşturulmasına odaklanılması gerektiğine dikkati çeken İleri, şöyle konuştu:</p><p>'Bizim medeniyetimiz de bizi aslında bu istikamete yönlendiriyor. Daha adil bir dünyaya yani haklının daha güçlü olduğu, güçlünün her daim haklı görülmediği bir dünyaya doğru ilerlememiz gerekiyor. Bu açıdan baktığımızda teknoloji dünyasının da üzerine düşen görevler var. Teknolojinin de daha en baştan itibaren doğru şekilde yönlendirilmesi, tasarlanması, insanların zaaflarını suistimal etmek noktasında değil de insanları koruma noktasında kullanılabilecek teknolojilerin ortaya konması önemli.'</p><p>Daha adil bir dünyanın daha adil teknoloji ekosistemleri üzerinden yükseleceğini dile getiren İleri, forumda yapay zekanın gidişatı, nasıl yönlendirilmesi gerektiği, ne gibi riskler ne gibi fırsatlar sunduğu ve uluslararası camianın bu süreci nasıl yönetmesi gerektiği noktasında fikir alışverişlerinde bulunduklarını söyledi.</p><p>İleri, şöyle devam etti:</p><p>'Forumda Türkiye'nin ortaya koyduğu 'Milli Teknoloji Hamlesi' ve yine bu doğrultuda gündemine aldığı 'Adil Teknoloji Ekosistemi' üzerine görüşlerimizi, vizyonlarımızı paylaştık. Türkiye, birçok alanda atılımlara imza attığı gibi teknoloji alanında gerçekten itici bir güç haline gelecek. Sadece teknoloji geliştirmekle kalmayacak, o bahsettiğimiz adil teknoloji ekosisteminin hayata geçmesi noktasında yeni bir teknoloji kültürü oluşturacak. Bunu görüyoruz, bunun belirtilerini, emarelerini hissediyoruz.'</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Türkiye'nin aldığı rol çok farklı olacak'</p><p>Türkiye'nin savunma sanayisinde geldiği noktanın başlangıç olduğuna dikkati çeken İleri, Türkiye olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde yepyeni bir teknoloji kültürünü hayata geçireceklerini söyledi.</p><p>Dünyada yapay zekanın rekabet alanı oluşturduğuna işaret eden İleri, 'Ülkeler, bir taraftan bu alanda kuvvetli olmaya çalışıyorlar. Bir rekabet söz konusu ama diğer taraftan da yapay zekanın getirdiği bir belirsizlik de var, malum. O belirsizliği yönetmek noktasında da işbirliği yapmak durumunda kalıyorlar yani hakikaten bir taraftan rekabetin ama diğer taraftan işbirliğinin olduğu zorlu bir dinamikle karşı karşıyayız. Böyle bir ortamda Türkiye'nin aldığı rol çok farklı olacak çünkü az önce de ifade ettiğim gibi teknoloji dünyasının doğru yönlendirilmesi noktasında bizim medeniyet kodlarımızın çok önemi var.' diye konuştu.</p><p>Türkiye'nin iş kültürünün, yönetim tarzının ve teknolojiye bakışının çok önemli olduğunu vurgulayan İleri, bu alandaki büyük boşluğu dolduracağını ve bu alanda lider ülkelerden olacağını dile getirdi.</p><p>Teknolojide sadece tekniği iyi kullanmanın yanında doğru ürünleri, iş modellerini ve kurguları hayata geçirmenin önemine değinen İleri, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Bunu da başarabilecek potansiyele, bilgiye, teknik donanıma ve tecrübeye sahip ama aynı zamanda kültürel normlara sahip ülke Türkiye'dir. Yabancı diplomatlar da Türkiye'nin teknoloji alanında yaptığı atılımları görüyorlar. Türkiye'nin bu alanda sadece uluslararası ilişkilerde, jeopolitik konularda ya da sadece mazlumun yanında olmak noktasında değil yeni bir teknoloji kültürü inşa etmekte olduğunu görüyorlar. Sadece yeni yazılımlardan değil yeni kavramlardan, ürünlerden, iş modellerinden bahsediyorum. Hakkaniyetli, insan odaklı bir kültürün, teknoloji kültürünün burada ayağa kalkmakta olduğunu görüyorlar. Türkiye'nin bu alanda oluşturacağı adeta bir düzenleyici rolünün gerçekleşeceğini bugünden gördüklerini düşünüyorum.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Teknoloji, Bilim</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/turkiye-adil-teknoloji-ekosistemi-ile-yeni-teknoloji-kulturu-olusturmayi-hedefliyor</guid>
      <pubDate>Sat, 18 Apr 2026 14:25:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/turkiye-adil-teknoloji-ekosistemi-ile-yeni-teknoloji-kulturu-olusturmayi-hedefliyor.jpg" type="image/jpeg" length="24573"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Samsung, CI BLOOM'da yapay zeka ve tasarımı sanatla buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/samsung-ci-bloomda-yapay-zeka-ve-tasarimi-sanatla-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/samsung-ci-bloomda-yapay-zeka-ve-tasarimi-sanatla-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Samsung Electronics Türkiye TV, Monitör ve Ses Sistemleri Grubu Kıdemli Direktörü Ulaş Soytürk: - 'Türkiye'de giderek yükselen 'kişiselleştirilmiş teknoloji' trendine, sanatla etkileşimimizi dönüştüren inovasyonlarımızla yanıt veriyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - Samsung Electronics Türkiye, çağdaş sanatın buluşma noktası CI BLOOM 2026 kapsamında, sanat deneyimini evlere taşıyan son inovasyonlarını paylaştı.<br></p><p>Şirketten yapılan açıklamaya göre, 19 Nisan'a kadar sürecek CI BLOOM'un 'Art TV partneri' olan Samsung, yeni nesil Art TV serisiyle ziyaretçilere farklı bir sanat deneyimi yaşattı. Etkinlikte, dünyanın önde gelen koleksiyonlarından birçok sanat eseri 'The Frame', 'Micro RGB' ve 'Neo QLED 8K' ekranlarda detaylıca sergilendi.</p><p>Ziyaretçiler, Art TV serisinde sunulan 'Samsung Sanat Mağazası'nın özel koleksiyonlarını da izleme fırsatı bularak fiziksel ve dijital sanatın birlikte harmanlandığı bir deneyim yaşama fırsatı buluyor. Dünyaca ünlü müze, galeri ve sanatçılardan oluşan 5 binden fazla esere ev sahipliği yapan mağaza sayesinde ziyaretçiler, Art Basel'den Tate Müzesi'ne sergilenen başyapıtları çarpıcı 4K çözünürlükte keşfetme imkanı yakaladı.</p><p>Şirketin yaşam alanlarını kişisel sanat galerisine dönüştüren Art TV serisi, başta ikonik tasarımıyla dikkati çeken The Frame olmak üzere, birçok modeliyle estetik ve teknolojiyi dengede sunuyor.</p><p>Sanat deneyimini dijital ekranın ötesine taşıyan seride, şirketin ilk parlama yapmayan ekran sertifikasına sahip 'Yansımasız Ekran' teknolojisi öne çıkıyor.</p><p>Söz konusu teknoloji, gün ışığında veya yoğun aydınlatmalı ortamlarda dahi yansımaları minimize ederek, ekrandaki eserlerin dokusunu ve renklerini, tuval gerçekliğinde yansıtıyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Gelişmiş yansıma engelleme teknolojisi sayesinde ekran kapalıyken bile seçkin sanat eserlerini sergileyen tuvale dönüşürken, kişiselleştirilebilir çerçeve seçenekleri ve ortamın ışığına göre parlaklığı ayarlayan yapay zeka destekli akıllı sensörler, izleyiciye ev konforunda küratör titizliğinde sanat deneyimi yaşatıyor.</p><p>- 'Ekranları birer sanat platformuna dönüştürdük'</p><p>Açıklamada görüşlerine yer verilen Samsung Electronics Türkiye TV, Monitör ve Ses Sistemleri Grubu Kıdemli Direktörü Ulaş Soytürk, Art TV serisiyle, ekranları birer cihaz olmanın ötesine taşıyarak, sanat platformuna dönüştürdüklerini belirtti.</p><p>Yapay zekayı günlük yaşama taşıyan inovasyonlarının, kullandıkları cihazlarda performansın yanı sıra estetik ve yaşam tarzına uyumu da birincil tüketici tercihi haline geldiğini aktaran Soytürk, 'Samsung olarak, ekran teknolojilerindeki 20 yıllık global pazar liderliğimizi, televizyonu bir cihazdan bir sanat platformuna dönüştüren Art TV kategorisiyle yeni bir boyuta taşıyoruz. Türkiye'de giderek yükselen 'kişiselleştirilmiş teknoloji' trendine, sanatla etkileşimimizi dönüştüren inovasyonlarımızla yanıt veriyoruz.' ifadelerini kullandı.</p><p>Soytürk, önemli olanın, yalnızca teknolojiyi geliştirmek değil, teknolojiyi anlamlı deneyimlere dönüştürmek olduğunu vurgulayarak, geliştirdikleri ekran teknolojileriyle Art TV kategorisini yaratarak televizyonu yalnızca ekran olmaktan çıkardıklarını, dünyanın dört bir yanında kullanıcıların evlerini kişisel galerilere dönüştürmelerini mümkün kıldıklarına işaret etti.</p><p>Samsung Türkiye Ses ve Görüntü Sistemleri İş Birimi Pazarlama Direktörü İbrahim Akdağ da The Frame ile sadece televizyon değil, teknolojinin sanatla kusursuz uyumunu temsil eden inovasyon sunduklarına dikkati çekti.</p><p>Söz konusu deneyimin merkezinde, ekranı gerçek bir tuval hissine yaklaştıran, gelişmiş parlama önleyici teknolojisiyle yansımasız ekran (Glare Free) özelliğinin yer aldığını belirten Akdağ, şunları kaydetti:</p><p>'Bu teknoloji sayesinde, günün her saatinde sanat eserlerini dokusuna kadar hissedebildiğiniz bir netlikle izleyebiliyorsunuz. Vision AI teknolojimiz, ortamın ışığını ve atmosferini analiz ederek eserin renklerini ve parlaklığını saniyeler içinde optimize ediyor. Sanat eserleri Pantone onaylı renk doğruluğuyla birleştiğinde evler, dünyanın en seçkin müzelerine dönüşüyor. The Frame ile 'siyah ekran' dönemini kapatıyor, sanatı en gerçekçi haliyle yaşam alanlarına taşıyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Teknoloji, İstanbul, Bilim</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/samsung-ci-bloomda-yapay-zeka-ve-tasarimi-sanatla-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 13:37:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/samsung-ci-bloomda-yapay-zeka-ve-tasarimi-sanatla-bulusturdu.jpg" type="image/jpeg" length="92799"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türkiye'nin ikinci astronotu Atasever'den Milli Uzay Programı'na ilişkin açıklama:]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/turkiyenin-ikinci-astronotu-ataseverden-milli-uzay-programina-iliskin-aciklama</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/turkiyenin-ikinci-astronotu-ataseverden-milli-uzay-programina-iliskin-aciklama" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- 'İnsanlığın kaçınılmaz macerası, kaçınılmaz kaderi olan uzayda, derin uzayda biz de Türkiye olarak güçlü bir şekilde var olacağız']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ISPARTA (AA) - Türkiye'nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever, ülkenin uzay alanındaki hedefleri ve gelecek vizyonuna ilişkin, 'İnsanlığın kaçınılmaz macerası olan uzayda, derin uzayda biz de Türkiye olarak güçlü bir şekilde var olacağız.' dedi.</p><p>Atasever, öğrencilerle buluşmak için geldiği Isparta'da AA muhabirine, Türkiye'nin uzay alanında büyük hedefleri olduğunu söyledi.</p><p>Türkiye'nin Ay'a yönelik iki aşamalı bir görev planı bulunduğunu anlatan Atasever, ilk aşamada robotik bir 'sert iniş' gerçekleştirileceğini, ikinci aşamada ise yüzeye 'kontrollü iniş' hedeflendiğini ifade etti.</p><p>Atasever, bu görevlerden elde edilecek bilimsel ve teknolojik kazanımların, uzun vadede Mars başta olmak üzere derin uzay hedeflerine ulaşmada kritik rol oynayacağını vurguladı.</p><p>Program kapsamında dikkati çeken projelerden birinin de uzay limanı kurulması olduğunu belirten Atasever, uluslararası işbirlikleriyle Somali'de bir uzay limanı inşa edilmesinin planlandığını kaydetti.</p><p>Bu sayede Türkiye'nin daha büyük roket ve uyduları bağımsız şekilde uzaya gönderebilme kapasitesine ulaşmasının hedeflendiğini dile getiren Atasever, uzay sanayisinin giderek büyüyen ekonomik hacmine dikkati çekti.</p><p>Türkiye'nin bu ekosistemde daha etkin yer alması için teknoloji geliştirme bölgeleri ve girişimcilik merkezleri kurulacağını bildiren Atasever, 'Ticarileştikçe korkunç katma değer yaratan bu uzay sanayisinin içerisinde biz de teknogirişimlerimizle olmak, müteşebbislerimizi, girişimcilerimizi o alana kanalize etmek için adeta bir uzay kuluçkası, kuluçka merkezi inşa ediyoruz.' değerlendirmesinde bulundu.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>- 'Derin uzayda biz de Türkiye olarak güçlü bir şekilde var olacağız'</p><p>Milli Uzay Programı'nın uzun soluklu bir vizyon olduğuna işaret eden Atasever, şunları kaydetti:</p><p>'Milli Uzay Programı'mız Türk Astronot ve Bilim Misyonu'yla sonlanmadı. Süreç devam ediyor olacak. Milli Uzay Programı'nda halihazırda ortaya konulmuş olan hedefleri tamamladıktan sonra da tabii ki durmayacağız. İnsanlığın kaçınılmaz macerası, kaçınılmaz kaderi olan uzayda, derin uzayda biz de Türkiye olarak güçlü bir şekilde var olacağız. Bunun teminatı olan en önemli unsurlardan bir tanesi de gençlerimiz.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Isparta, Teknoloji, Bilim</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/turkiyenin-ikinci-astronotu-ataseverden-milli-uzay-programina-iliskin-aciklama</guid>
      <pubDate>Thu, 16 Apr 2026 12:58:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/turkiyenin-ikinci-astronotu-ataseverden-milli-uzay-programina-iliskin-aciklama.jpg" type="image/jpeg" length="83849"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Astronot Tuva Cihangir Atasever, Antalya'da öğrencilerle buluştu]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/astronot-tuva-cihangir-atasever-antalyada-ogrencilerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/astronot-tuva-cihangir-atasever-antalyada-ogrencilerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Türkiye'nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever, Antalya İl Milli Eğitim Müdürlüğünce düzenlenen program kapsamında öğrencilerle bir araya geldi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Atatürk Kültür Merkezi'nde gerçekleştirilen etkinlikte konuşan Atasever, uzay yolculuğu süreci ve deneyimlerine ilişkin bilgi verdi.</p><p>Türk Astronot ve Bilim Misyonu kapsamında 2024 yılı içerisinde iki insanlı uzay görevi gerçekleştirdiklerini belirten Atasever, bu görevler sırasında mikro yer çekimi koşullarında toplam 20 bilimsel çalışma yürüttüklerini ifade etti.</p><p>Uluslararası Uzay İstasyonu hakkında bilgi aktaran Atasever, istasyonun Dünya'nın yaklaşık 410 kilometre üzerinde bulunduğunu ve saatte 27 bin kilometre hızla hareket ettiğini söyledi.</p><p>İstasyonun yapım sürecinin 12 yıl sürdüğünü dile getiren Atasever, '100 milyar dolardan fazla para harcanmış, insanlığın belki de bugüne kadar inşa ettiği en kompleks mühendislik yapısı, esasında bir bilimsel deney laboratuvarı. Biz uzayda, mikro yer çekimi koşullarında bu yapının, bu laboratuvarın içerisinde bilimsel deneyler gerçekleştiriyoruz.' dedi.</p><p>Uzay yolculuklarının amaçlarına değinen Atasever, Türkiye'deki bilim insanlarının ortaya koyduğu çalışmaların mikro yer çekimi ortamında test edilmesini hedeflediklerini kaydetti.</p><p>Atasever, ayrıca ABD, Almanya ve Japonya'da katıldığı eğitim programlarına ilişkin deneyimlerini öğrencilerle paylaştı.</p><p>Acil durum eğitimlerinin önemine dikkati çeken Atasever, mikro yer çekimi koşullarında yangın, basınç kaybı ve amonyak sızıntısının en kritik riskler arasında yer aldığını, bu durumlara karşı çeşitli tatbikat ve simülasyonlarla hazırlık yaptıklarını anlattı.</p><p>Programa katılan öğrenciler de Atasever'e merak ettikleri konularda sorular sordu.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Teknoloji, Bilim</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/astronot-tuva-cihangir-atasever-antalyada-ogrencilerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Tue, 14 Apr 2026 12:51:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/astronot-tuva-cihangir-atasever-antalyada-ogrencilerle-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="31965"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Astronot Tuva Cihangir Atasever, Isparta'da öğrencilerle buluştu]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/astronot-tuva-cihangir-atasever-ispartada-ogrencilerle-bulustu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/astronot-tuva-cihangir-atasever-ispartada-ogrencilerle-bulustu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ISPARTA (AA) - Türkiye'nin ikinci astronotu Tuva Cihangir Atasever, Isparta'da öğrencilerle bir araya geldi.</p><p>Isparta İl Milli Eğitim Müdürlüğünce Isparta Kültür Merkezi'nde düzenlenen programa katılan Atasever, öğrencilere uzay yolculuğu ile bilim ve teknoloji alanındaki deneyimlerini anlattı.</p><p>Programda Atasever, öğrencilerle ABD, Almanya ve Japonya'da katıldığı eğitim programları hakkında bilgiler paylaştı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Atasaver, Uluslararası Uzay İstasyonu'nun dünyanın 410 kilometre yukarısında olduğunu söyledi.</p><p>İstasyonun saatte 27 bin kilometrelik hızla seyahat ettiğini anlatan Atasever, 'Trans yapısının genişliği 100 metre, solar panellerin genişliği ise 70 metre, bir futbol sahasından daha büyük bu yapı, saniyede 7,5 kilometrelik bir hızla seyahat ediyor.' diye konuştu.</p><p>İstasyonun yapım sürecinin 12 yıl sürdüğünü dile getiren Atasever, '100 milyar dolardan fazla kaynak ayrılmış, bugüne kadar insanlığın inşa etmiş olduğu en kompleks mühendislik yapısı. Her bir modülün içerisinde çeşitli deney donanımları var. Aslında bir bilimsel deney laboratuvarı.' ifadelerini kullandı.</p><p>Konuşmasının ardından Atasever, öğrencilerin sorularını cevapladı ve öğrencilerle fotoğraf çektirdi.</p><p>Programa, İl Milli Eğitim Müdürü Recai Ocak, öğretmenler ve öğrenciler katıldı.</p><p><br></p><p><br></p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Isparta, Teknoloji, Bilim</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/astronot-tuva-cihangir-atasever-ispartada-ogrencilerle-bulustu</guid>
      <pubDate>Mon, 13 Apr 2026 18:56:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/astronot-tuva-cihangir-atasever-ispartada-ogrencilerle-bulustu.jpg" type="image/jpeg" length="94380"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Türk Telekom 81 ildeki iş ortaklarını Antalya'da buluşturdu]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/turk-telekom-81-ildeki-is-ortaklarini-antalyada-bulusturdu</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/turk-telekom-81-ildeki-is-ortaklarini-antalyada-bulusturdu" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin: - 'Son 20 yılda Türkiye'nin iletişim altyapısına 23 milyar doların üzerinde yatırım yaptık. İmtiyaz hakkımızın yenilenmesi ile önümüzdeki 25 yıl boyunca Türkiye ekonomisine yine 20 milyar dolar doğrudan katkı sağlayacağız' - Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı İsmail İlhan Hatipoğlu: - '5G, Türkiye'nin dijital geleceğinde stratejik bir eşik noktasıdır. Biz bu teknolojiyi yalnızca bir hız artışı olarak değil, ülkemizin rekabet gücünü belirleyecek bir kaldıraç olarak görüyoruz']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ANTALYA (AA) - Türk Telekom CEO'su Ebubekir Şahin, 'Son 20 yılda Türkiye'nin iletişim altyapısına 23 milyar doların üzerinde yatırım yaptık. İmtiyaz hakkımızın yenilenmesi ile önümüzdeki 25 yıl boyunca Türkiye ekonomisine yine 20 milyar dolar doğrudan katkı sağlayacağız.' dedi. </p><p>Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Dr. İsmail İlhan Hatipoğlu'nun katılımıyla, Türk Telekom CEO'su Şahin'in ev sahipliğinde Antalya'nın Serik ilçesindeki Belek Turizm Merkezi'nde 'Gelecek Seninle Değerli' temasıyla 'Türk Telekom İş Ortakları Toplantısı' gerçekleştirildi. <br></p><p>Türk Telekomun 81 ildeki iş ortakları ve teknoloji ekosisteminin önde gelen markalarının bir araya geldiği etkinlikte, şirketin 'Herkes için 5G' vizyonu kapsamında 5G çağına yönelik hedefleri ve Türkiye'nin yarınını şekillendirecek stratejik yol haritası paylaşıldı.</p><p>Şahin, toplantıda yaptığı konuşmada, Türk Telekom'un 185 yıllık devasa bir çınar olduğunu belirterek, 2025'in kendileri için 'başarı yılı' olduğunu kaydetti.</p><p>Şahin, 2025'te mobilde tarihi bir rekora imza attıklarını ifade ederek, Türkiye'nin en çok mobil abonesine sahip ikinci operatörü konumunda olduklarını söyledi.</p><p>Bu başarının asla tesadüf olmadığına dikkati çeken Şahin, şöyle konuştu:</p><p>'Bu başarı sahadaki alın terinin, cesaretin, kararlı bir duruşun ve sarsılmaz inancın sonucudur. 1 Nisan itibarıyla 'Herkes için 5G' dedik ve bu teknolojiyi 81 ilimize ulaştırdık. 5G'nin gücüyle fiber istasyon oranımızı yüzde 61'e kadar çıkararak dünya standartlarının üzerine taşıdık. 5G döneminde de Sayın Cumhurbaşkanımızın yerlilik vizyonu, bizim pusulamız. 5G'de işimiz bitmedi, aksine, hikayemiz yeni başlıyor. Sahada en güçlü, mobilde oyun kurucu aktör yine biz olacağız. Herkes için 5G anlayışıyla Türkiye'nin her noktasında en kapsayıcı mobil deneyimini biz sağlamak istiyoruz. 5G için en iyi kampanyaları, en güçlü ürünleri, en iyi deneyimi, Türkiye'nin en büyük operatörü olarak biz sunacağız.'</p><p>Hep birlikte yeni bir başarı hikayesi daha yazacaklarını belirten Şahin, Türk Telekomun, kurulduğu günden bu yana Türkiye'nin iletişim hikayesini yazan ve ülkeyi geleceğe taşıyan en özel kurumların başında geldiğini dile getirdi.</p><p>Şahin, fiber hane kapsamının 34 milyonun, mobil abone sayısının ise 32 milyonun üzerinde olduğuna dikkati çekerek, bu başarının altında özveriyle çalışan bir ekibin emeğinin yattığını kaydetti.</p><p>Mobil pazarda sıralamayı değiştirdiklerini ve oyun kurucu konumlarını güçlendirdiklerinin altını çizen Şahin, şunları ifade etti:</p><p>'Bunu lütfen sadece bir sıralama meselesi olarak görmeyin. Biz sadece hedef bir rakama koşmuyoruz, gelecek nesillerin de konuşacağı başarı hikayesini beraber yazıyoruz. 5G'nin gelişiyle birlikte özellikle, dijital servisler ve cihaz kampanyaları tarafında çok ciddi fırsatlar sunuyoruz. Bu fırsatları müşterilerimize doğru anlatan ve onları doğru yönlendiren bayilerimizin her zaman kazanacağını, sizlerle birlikte birçok kez ispatladık. Bu başarıyı daha da geliştirerek sürdüreceğiz. Mobil pazarda yükselişimizi sürdürürken bir yandan da fiberde pazar liderliğimizi koruyacağız.'</p><p>Şahin, artık sadece satış yapmanın yetmediğini, doğru müşteri, doğru teklif, doğru irtibatın önemli olduğunu vurgulayarak, 'Sektörün en çok yatırım yapan şirketiyiz. Son 20 yılda Türkiye'nin iletişim altyapısına 23 milyar doların üzerinde yatırım yaptık. İmtiyaz hakkımızın yenilenmesi ile birlikte önümüzdeki 25 yıl boyunca Türkiye ekonomisine yine 20 milyar dolar doğrudan katkı sağlayacağız.' ifadesini kullandı. </p><p>Şahin, 5G ihalesiyle elde ettikleri güçlü pozisyon karşılığında ülke ekonomisine 1 milyar doların üzerinde katkı sunacaklarını aktardı. </p><p>- 'Güçlü iletişim altyapısı, güçlü geleceğin temelidir'</p><p>Türk Telekom Yönetim Kurulu Başkanı Hatipoğlu da Türk Telekom ailesi olarak, bir teknoloji şirketi olmanın ötesinde ülkenin geleceğine yön veren stratejik bir yapının temsilcileri olduklarını söyledi.</p><p>Türk Telekomun gerçekleştirdiği her yatırımın Türkiye'nin kazanımı olduğunu belirten Hatipoğlu, 'Bugün fiber altyapıdan mobil iletişime, veri merkezlerinden yeni nesil teknolojilere kadar attığımız her adım, ülkemizin rekabet kabiliyetini yükselten ve ekonomik kalkınmasına katkı sağlayan stratejik hamlelerdir. Çünkü biz biliyoruz ki güçlü iletişim altyapısı, güçlü ekonominin ve güçlü geleceğin temelidir. Bu bakış açısıyla hareket ederken, en büyük önceliklerimizden biri de yerli ve milli duruşumuzdur.' diye konuştu. </p><p>Hatipoğlu, teknolojide dışa bağımlılığı azaltan, kendi mühendislerinin emeğini merkeze alan ve yerli ekosistemi büyüten bir anlayışla ilerlediklerini vurguladı.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div><p>Teknolojiyi sadece kullanan değil, geliştiren ve dünyaya ihraç eden Türkiye'nin inşasına katkı sağlamayı amaçladıklarını kaydeden Hatipoğlu, sözlerini şöyle tamamladı:</p><p>'Bu vizyon doğrultusunda gerçekleştirdiğimiz her çalışma, aslında ülkemizin dijital bağımsızlığına atılmış güçlü bir adımdır. Tüm bu vizyonun en somut yansımalarından biri de 5G alanındaki çalışmalarımızdır. 5G, Türkiye'nin dijital geleceğinde stratejik bir eşik noktasıdır. Biz bu teknolojiyi yalnızca bir hız artışı olarak değil, ülkemizin rekabet gücünü belirleyecek bir kaldıraç olarak görüyoruz. Türk Telekom olarak yerli ve milli yaklaşımımızla güçlendirdiğimiz güçlü altyapımız ve fibere bağlı baz istasyonlarımızla 5G dönüşümüne de biz öncülük ediyoruz.'</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Antalya, Teknoloji, Bilim</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/turk-telekom-81-ildeki-is-ortaklarini-antalyada-bulusturdu</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 14:52:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/turk-telekom-81-ildeki-is-ortaklarini-antalyada-bulusturdu.jpg" type="image/jpeg" length="66895"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Nesli tehlike altındaki Likya orkidesi ilk kez tohumdan üretildi]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/nesli-tehlike-altindaki-likya-orkidesi-ilk-kez-tohumdan-uretildi</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/nesli-tehlike-altindaki-likya-orkidesi-ilk-kez-tohumdan-uretildi" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[- Akdeniz Koruma Derneği Denetim Kurulu Üyesi Nejdet Bozkurt: - 'Bu çalışmayla doğada 200 kökün altına inmiş Likya orkidesinin ilk kez tohumdan üretimini başarıyla gerçekleştirdik. Elde ettiğimiz tohumları Ulusal Tohum Bankasına göndererek genetik materyalimizin bir miras olarak gelecek nesillere aktarılmasını da sağlamış olduk']]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>İSTANBUL (AA) - BİRİZ ÖZBAKIR - Nesli tehlike altında olan ve aynı zamanda salep üretiminde kullanılan Likya orkidesi (Ophrys lycia) ilk kez tohumdan üretildi.</p>

<p>Antalya'nın Kaş ilçesine bağlı 3 köyde yayılış gösteren Likya orkidesi, yaklaşık 30-40 santimetreye kadar boylanabiliyor.</p>

<p>Son derece dar bir yayılış alanına sahip bu endemik tür, Uluslararası Doğayı Koruma Birliği (IUCN) koruma kategorisinde 'kritik tehlikede' olarak değerlendiriliyor.</p>

<p>Nisanda çiçeklenen bitki, aynı gövde üzerinde 7-8 çiçeğe kadar ulaşabiliyor. Pembe ve menekşe tonlarındaki çiçekleriyle öne çıkan türün çiçek dudağı kısmı ise kırmızı, kahverengi bir görünüme sahip. Toprak altında iki yuvarlak yumru bulunduran Likya orkidesi, çiçeklenme döneminin ardından kuruyarak yaşamını bir sonraki yıla kadar toprak altında sürdürüyor.</p>

<p>Kaçak sökümler, turizm ve yapılaşma baskısı, pestisit kullanımı ile habitat tahribatı, tür üzerinde geri dönüşü olmayan etkiler yaratıyor. Doğal popülasyonların sürdürülebilirliğini tehdit eden kontrolsüz hasat faaliyetleri, türün ekolojik dengedeki rolünü de riske atıyor.</p>

<p>Yürütülen çalışmalarla, türün doğadan kaçak toplanmasının önüne geçilmesi, yerinde koruma alanlarının genişletilmesi ve doku kültürü gibi yöntemlerle kontrollü üretimin yaygınlaştırılması hedefleniyor.</p>

<p>Bu kapsamda, Akdeniz Koruma Derneği ile Ege Üniversitesi işbirliğinde 'Endemik Bir Tür Olan Ophrys lycia'nın Tozlaşma Biyolojisi, İn Vitro Koşullarda Çoğaltılması ve Korunması' projesi yürütülüyor.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>- 'Tür sayısı son 20 yılda 1000'lerden 200'e kadar indi'</p>

<p>Projenin yürütücüsü Akdeniz Koruma Derneği Denetim Kurulu Üyesi Nejdet Bozkurt, AA muhabirine, Likya orkidesi tohumunu elde etme aşamasından başlayarak yeniden doğaya kazandırılmasına kadar geçen tüm süreçlerin laboratuvar koşullarında yürütülmesi üzerinde çalıştıklarını söyledi.</p>

<p>Bozkurt, Likya orkidesinin korunmasının yalnızca bir bitki türünün değil, Akdeniz'in doğal ve kültürel mirasının korunması anlamına geldiğine işaret ederek, 'Tür sayısı son 20 yılda 1000'lerden 200'e kadar indi. Tür büyük bir baskı altında ve müdahale edilmezse yok olacak diye düşünüyoruz. Yani yok olmanın eşiğine gelmiş bir türü korumak amacıyla bu projeyi gerçekleştirdik.' dedi.</p>

<p>Türkiye'deki orkidelerin yalnızca doğanın bir parçası olmadığını, aynı zamanda önemli bir biyokültürel miras taşıdığını belirten Bozkurt, şöyle devam etti:</p>

<p>'Bunların toprak altındaki iki yuvarlak yumrusu aslında bizim evlerimize kadar gelen bir bitkiyi ifade ediyor. Orkidelerin yumrularından salep elde ediliyor. Kış aylarında sıcak içecek olarak tükettiğimiz salebin ham maddesinde orkide yumrusu var. Aynı şekilde yediğimiz dondurmalarda da kıvam artırıcı olarak orkide yumrularından elde edilen etken maddeler kullanılıyor. Yumrulu orkideler doğadan kaçak olarak sökülüyor. Her yıl ülkemizde yaklaşık 100 milyon kök orkide yok ediliyor.'</p>

<p>Türkiye'de geleneksel olarak yumrudan çoğaltma yönteminin yaygın olduğuna dikkati çeken Bozkurt, ancak bunun sürdürülebilirlik açısından tartışmalı olduğunu, bu nedenle tohumdan çoğaltma yöntemiyle laboratuvar üretimi başlattıklarını dile getirdi.</p>

<p>- Tohumlar nasıl elde edildi?</p>

<p>Bozkurt, toz zerresi kadar küçük olan orkide türleri tohumlarının, doğadan güvenli şekilde toplanmasının oldukça zorlu bir süreç olduğunu belirtti.</p>

<p>Tohum elde etme sürecinde öncelikle popülasyonları tespit edip güçlü bireyleri ebeveyn olarak seçtiklerini dile getiren Bozkurt, tohumları tek tek tozlaştırıp takip ettiklerini ve laboratuvar testlerinde canlı ve verimli olduklarını doğrulayarak değerli bir genetik materyal elde ettiklerini anlattı.</p>

<p>Bozkurt, Türkiye'de daha önce yapılmamış tohumdan orkide çoğaltma yöntemini uygulayarak genetik çeşitliliği korumayı ve doğadan kaçak sökümlere bağlı baskıyı azaltmayı amaçladıklarını kaydederek, 'Bu çalışmayla doğada 200 kökün altına inmiş Likya orkidesinin ilk kez tohumdan üretimini başarıyla gerçekleştirdik. Elde ettiğimiz tohumları Ulusal Tohum Bankasına göndererek genetik materyalimizin bir miras olarak gelecek nesillere aktarılmasını da sağlamış olduk.' diye konuştu.</p>

<p>Laboratuvarda geliştirilen fidelerin doğada 4 aydır canlı kalmayı başardığını bildiren Bozkurt, milimetrenin onda biri büyüklüğündeki bir tohumun kontrollü koşullarda gelişerek yumru oluşturan bir bitkiye dönüşmesinin, türün geleceği açısından önemli ve umut verici bir kilometre taşı olduğunu söyledi.</p>

<p>Bozkurt, çalışma kapsamında 400 günlük laboratuvar sürecinin ardından tohumları toprakla buluşturduklarını belirterek, tohumların şu anda canlı filizler olarak yaşamlarına devam ettiğini ve biraz daha gelişim gösterdikten sonra doğal ortamlarına, Kaş'taki 3 köye transfer edileceğini sözlerine ekledi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji, İstanbul</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/nesli-tehlike-altindaki-likya-orkidesi-ilk-kez-tohumdan-uretildi</guid>
      <pubDate>Fri, 10 Apr 2026 11:10:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/nesli-tehlike-altindaki-likya-orkidesi-ilk-kez-tohumdan-uretildi.jpg" type="image/jpeg" length="47337"/>
    </item>
    <item>
      <title><![CDATA[Isparta'da 30 bin örnekli böcek koleksiyonu bilimsel çalışmalara katkı sağlıyor]]></title>
      <link>https://www.sabirgazetesi.com/ispartada-30-bin-ornekli-bocek-koleksiyonu-bilimsel-calismalara-katki-sagliyor</link>
      <atom:link rel="self" href="https://www.sabirgazetesi.com/ispartada-30-bin-ornekli-bocek-koleksiyonu-bilimsel-calismalara-katki-sagliyor" type="application/rss+xml"/>
      <description><![CDATA[Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) Ziraat Fakültesi'nde 30 bini aşkın örneğin bulunduğu böcek koleksiyonu, bilimsel çalışmalara kaynaklık ediyor.]]></description>
      <content:encoded><![CDATA[<p>ISPARTA (AA) - Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi (ISUBÜ) Ziraat Fakültesi'nde 30 bini aşkın örneğin bulunduğu böcek koleksiyonu, bilimsel çalışmalara kaynaklık ediyor.</p>

<p>Bitki Koruma Bölümü bünyesinde 2002 yılında kurulan koleksiyon, özellikle Isparta ve Göller Yöresi'nden toplanan örneklerle bölgenin biyolojik çeşitliliğine ışık tutuyor. Koleksiyon, akademik araştırmaların yanı sıra eğitim faaliyetleri kapsamında da ilgi görüyor.</p>

<p>ISUBÜ Genel Sekreter Yardımcısı Fırat Can Çınar, gazetecilere, tarımsal üretimin vazgeçilmez unsurlarından biri olan böceklerin gıda güvenliği ve sürdürülebilirlik açısından önemli olduğunu söyledi.</p><div id="ad_121" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>
                                <div id="ad_121_mobile" data-channel="121" data-advert="temedya" data-rotation="120" class="mb-3 text-center"></div>

<p>Böcekler olmadan üretimi sürdürmenin mümkün olmadığına işaret eden Çınar, 'Günümüzde gıda arzı ve güvenliği stratejik bir konu haline gelmiştir. Bu nedenle çocuklara erken yaşta doğa ve üretim bilincini aşılamak büyük önem taşıyor.' dedi.</p>

<p>Koleksiyonun aynı zamanda toplumdaki böceklere yönelik önyargıların kırılmasına katkı sağladığını ifade eden Çınar, ziyaretçilerden olumlu dönüşler aldıklarını kaydetti.</p>

<p>Böceklerin yalnızca zararlı canlılar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Çınar, 'Örneğin, bombus arılarının bulunmadığı bir ortamda tarımsal üretim oldukça zorlaşır. Bu türler ekosistemin dengesinde önemli rol oynar. Ayrıca, biyolojik mücadelede kullanılan birçok faydalı tür de bulunmaktadır.' diye konuştu.</p>

<p>ISUBÜ Bitki Koruma Bölümü Araştırma Görevlisi ve koleksiyon sorumlusu Ramazan Aktürk ise örneklerin büyük bölümünün Isparta ve çevresinden toplandığını belirtti.</p>

<p>Koleksiyonda 30 binden fazla örnek bulunduğunu, bunların yaklaşık 15 bininin teşhisli olduğunu aktaran Aktürk, 'Taksonomi alanında yapılan çalışmalarla Türkiye ve dünya için yeni tanımlanan türler de koleksiyonumuzda yer alıyor.' bilgisini verdi.</p>

<p>Koleksiyonda nesli tehdit altında bulunan Apollo kelebeğinin de bulunduğunu dile getiren Aktürk, bu türün özellikle çocuklara doğa bilinci kazandırmak amacıyla öne çıkarıldığını bildirdi.</p></p><div class="article-source py-3 small border-top ">
            <span class="source-name pe-3"><strong>Kaynak: </strong>AA</span>
    </div>
]]></content:encoded>
      <category>Bilim, Teknoloji, Isparta</category>
      <guid>https://www.sabirgazetesi.com/ispartada-30-bin-ornekli-bocek-koleksiyonu-bilimsel-calismalara-katki-sagliyor</guid>
      <pubDate>Thu, 09 Apr 2026 16:33:00 +0300</pubDate>
      <enclosure url="https://sabirgazetesicom.teimg.com/crop/1280x720/sabirgazetesi-com/uploads/2026/04/ispartada-30-bin-ornekli-bocek-koleksiyonu-bilimsel-calismalara-katki-sagliyor.jpg" type="image/jpeg" length="79708"/>
    </item>
  </channel>
</rss>
