bettilt giriş

DOLAR 17,3653 0.08%
EURO 18,2446 -0.16%
ALTIN 1.018,26-0,30
BITCOIN 350557-5,18%
Osmaniye
32°

AÇIK

13:11

ÖĞLE'YE KALAN SÜRE

şişli escort
Yuzarsif Selçuk

Yuzarsif Selçuk

22 Mayıs 2022 Pazar

Kadına Şiddet İnanca İhanettir!

Kadına Şiddet İnanca İhanettir!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Kamu Hukuku Bilim Uzmanı, Doktora öğrencisi Yuzarsif Selçuk Coşkun‘un bu haftaki köşe yazısı
Kadına şiddet inanca İHANETNİR.
Kadınlarımız annedir. Cennet annelerimizin ayakları altındadır. Eğer âhiret günü hesap dergâhında annenin kalbi (vicdânı) sökülüp alınmasa, evladı yerine kendini ateşe bile atmaktan vaz geçmeyecektir.
Alemlere rahmet sevgili peygâmberimiz (S.A.V.) dünyadan ebedî hayata göç ederken Vedâ Hutbesinde: “Ey insanlar!


Kadınların haklarını korumanızı ve bu hususta Allah’tan korkmanızı tavsiye ederim” buyurmuştur.
Yine, “Siz kadınları, Allah’ın emâneti olarak aldınız. Onların iffet ve nâmuslarını Allah adına söz vererek helâl edindiniz. Sizin kadınlar üzerinde haklarınız, kadınlarınızın da sizin üzerinizde hakları vardır” buyurmuştur….


‘KADINLAR SİZE ALLAH’IN EMANETİDİR’ Hz .Muhammed(S.A.V.) :”Bu dünyâda emanet olarak kendi bedenimizi taşırken evlilik akdi kurduğumuz eşlerimiz de açık ve net bir şekilde bize Mâlik’il Mülk ‘ Her şeyin sahibi’ olan Râbbimizin emanetidir. Şimdi sorarım el kaldıran vicdândan yoksun merhâmetsizlere yarın mahşerde ne dersiniz Râbbimize ? Her hangi bir kimsenin değil O’nun emânetidir. Peygamberimizin yirmi üç senelik peygâmberlik hâyâtından sonra bırakmış olduğu emânetler içerisinde kadınlarımız da yer almıştır .


Peygamberimiz (S.A.V.) bırakın şiddeti hiçbir zaman bir kadına sesini bile yükselmemiştir. Kadınlar annedir, cennetin parçası ne güzel demiş atalarımız ‘‘Ana başa tâç imiş her derde devâ imiş bir evlât pir olsa yine de anaya muhtâç imiş’’.


Annem bana hep şu nasihâti verdi: Oğlum kız çocuğu evinden çıkıp geldi mi her şeyini baba ocağında bırakır. Yeni bir eve geldiğinde yetim gibidir. Sana vâsiyetimdir, Râbbimin emaneti olan emânetim, gelin kızımdır. Tıpkı onu bir yetim gibi kolla koru Efendimiz (S.A.V.) bir yetime kötü davrandığını ya da incittiğini gördün mü?” Hayır asla tabiiki.


Bir gün Allah’ın Resûlü, Ümmü Selême’nin yanında idi. Ümmü Seleme’nin kızı Zeyneb de oradaydı. Hz. Fâtıma da oğulları Hasan ve Hüseyin ile oraya geldi. Resûlullah torunlarını kucaklayıp şöyle buyurdu:“Ehl-i Beytim! Allah’ın râhmeti, bereketi üzerinize olsun. Allah her türlü hâmde lâyıktır. O ne üstün bir şeref sâhibidir!”


Kızı Zeyneb’in anlattığına göre annesi Ümmü Selême, bunu duyunca ağlamaya başladı. Rasûlullah ona bakarak şefkâtli bir hâlde:


“Seni ağlatan nedir?” diye sordu. Bunun üzerine o: “Ey Allah’ın Resûlü! (Allah’ın râhmet ve bereketini) Ehl-i Beytin arasında tâksim ettin; beni ve kızımı bıraktın.” cevabını verdi. Onun bu sözü üzerine Râsûlullah (S.A.V) şöyle buyurdu: “Hem sen hem de kızın Ehl-i Beyt’tensiniz.”(Ahmet b. Abdullah et-Taberî, es-Simtu’s-Semîn, s. 92-93)

Şimdi soralım vicdânlarımıza Râbbimizin emâneti olarak ve Mâliki’mizin adına kadınları alanlar olarak, onlara karşı bu sorumluluklarını lâyığı ile yerine getiriyor muyuz? Şu gerçeği yüksek sesle bir kere daha hâykıralım ki insanlık, İslâm’ın ölçülerini doğru bir şekilde anlayıp gereklerini yerine getirdiği zaman her hak sahibi hakkına kavuşacak ve herkes huzura erecektir. Aksi takdirde ezenler ve ezilenler, sömüren ve sömürülenler, inleyenler ve inletenler olmaya devâm edecektir!

Devamını Oku